66 sayfalık değerlendirmesini TBMM Adalet Komisyonu başkan ve üyelerine gönderdi. Komisyon üyelerini uyaran Hamsici, 12 Eylül 2010 referandumu ile birlikte HSYK’nın, ‘ayrı bir erk’ kuralına uygun hale geldiğini hatırlattı. Hazırlanan yeni yasa teklifinin ise bu kazanımı ortadan kaldıracağını vurguladı. 10 madde sıralayarak teklifin hangi açılardan sakıncalı olduğunu anlatan Başkan Vekili, düzenlemenin Anayasa’nın ‘kuvvetler ayrılığı ilkesi’ni ortadan kaldıracağını savundu. HSYK’nın fiilen adalet bakanına bağlı ve bağımlı, yürütmenin emir ve gözetimi altında görev yapan bir yapı haline geleceğini belirtti. “Teklif metninde öngörülen değişikliklerin büyük bölümünde ‘dönüştürme/siyasallaştırma’ çok açık bir şekilde görülebilmektedir.” ifadelerini kullandı. Hükümetin, Anayasa’ya aykırı olduğunu bildiği halde bu değişikliğe imza atmak istediğini vurgulayan Hamsici, 52 maddenin ayrıntılı değerlendirmesini yaptı. Hangi maddenin hangi Anayasa maddesine ya da evrensel hukuk ilkesine aykırı olduğunu tek tek anlattı.
HSYK Başkan Vekili Ahmet Hamsici, HSYK’nın çalışma usullerine ilişkin kanun teklifine yönelik kişisel değerlendirmelerini Adalet Komisyonu başkan ve üyelerinin görüşüne sundu. Komisyon üyelerini uyaran Hamsici, 12 Eylül 2010 Anayasa değişikliği ile birlikte HSYK’nın, yargının ayrı bir erk olması kuralına uygun bir düzenlemeye kavuşturulduğunu hatırlattı. Getirilmek istenen düzenlemeyle Anayasa’nın 159. maddesinin HSYK’ya Adalet Bakanlığı’ndan ve dolayısıyla siyasi iradeden bağımsız ayrı özerk bir irade verilmesinin amaçlandığını kaydetti. Anayasa’daki maddeyle Kurul’un organizasyon yapısı ve işleyişine ilişkin tüm kuralların klasik bir kamu kurumundan farklı olarak ‘mahkemelerin bağımsızlığı’ ve ‘hâkimlik teminatı’ ilkelerine uygun olması gerektiğinin belirtildiğini ifade etti. Hamsici, “Bu sebeple Kurul’un organizasyon yapısı ve işleyişine ilişkin tüm kuralların ihdasında Meclis’in kullanabileceği takdir yetkisi, klasik kamu kurumlarının organizasyon yapısı ve işleyişine ilişkin kullanılabilecek olağan takdir yetkisinden farklıdır, farklı olmak zorundadır.” dedi.
HUKUK SİYASALLAŞTIRILIYOR
HSYK Başkan Vekili, TBMM’ye sunulan teklif metninde Kurul’un organizasyon yapısı ve işleyişine ilişkin düzenlemelerin 159. maddedeki ‘mahkemelerin bağımsızlığı’ ve ‘hâkimlik teminatı’ ilkeleri hiçe sayıldığını aktardı: “Bir yandan Kurul adeta Adalet Bakanı’nın emrinde, bakanın iradesi dışında irade kullanamayan sıradan klasik bir kamu kurumuna dönüştürülürken, diğer taraftan seçimle gelen üyeler de Bakan’ın emrinde, Bakan’ın izni dışında karar alamayacak konuma getirilmiştir. Teklif metninde öngörülen değişikliklerin büyük bölümünde ‘dönüştürme/siyasallaştırma’ çok açık bir şekilde görülebilmektedir.”
KUVVETLER AYRILIĞI İLKESİ YOK SAYILIYOR
Açıklamada, 1982 Anayasası’nda ‘kuvvetler ayrılığı esasının’ benimsendiği hatırlatıldı. Düzenlemenin yargıya ilişkin en temel ve önemli yetkileri doğrudan veya dolaylı olarak kurul başkanı sıfatıyla adalet bakanına verdiğinin altı çizildi: “Bu durumun da yargı bağımsızlığına, kuvvetler ayrılığına ve HSYK’nın mahkemelerin bağımsızlığı ile hâkimlik ve savcılık teminatı esaslarına göre hareket etmesi prensibine aykırılık teşkil ettiği açıktır. Anayasa’nın 138. maddesine göre hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar. Doğrudan ve dolaylı olarak Kurul üzerinden hâkim bağımsızlığına ve tarafsızlığına yönelik getirilecek düzenlemeler, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesi ile çelişecek ve Anayasa’ya aykırılık teşkil edecektir.”
Başkan Vekili, teklifin Anaya-sa’nın yanı sıra uluslararası sözleşme, belge ve raporlara da aykırı olduğunu belirtti. Yüksek yargı kurumlarının oluşumuna ilişkin ‘Venedik Kriterleri, İlerleme ve İstişari Ziyaret Raporları, Avrupa Hâkimleri Danışma Konseyi’nin (CCJE) 10/2007 Sayılı Görüşü, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Hâkimlerin Bağımsızlığı, Verimliliği ve Rolü Hakkında 94/12 No’lu Tavsiye Kararı, Avrupa Yargı Kurulları Ağı (ENCJ) Raporları’nın aleyhine düzenlemeler içerdiğinin altını çizdi. Ulusal ve uluslararası raporlarda adalet bakanı ve müsteşarının HSYK’daki yetkilerinin sınırlandırılması hatta kaldırılmasının tavsiye edildiğini belirten Hamsici, “Bunun aksine teklifte özellikle bakanın yetkileri olağanüstü bir şekilde artırılmış,
tart
ışmasız şekilde kurulda tek otorite haline getirilmiştir.” ifadelerini kullandı.
HÜKÜMET PROGRAMIYLA BAĞDAŞMIYOR
Açıklamada, düzenlemenin hükümet tarafından benimsenen ve uygulanan ‘Yargı Reformu Stratejisi Belgesi, Eylem Planları, Katılım Ortaklığı Belgesi, Ulusal Program’ gibi programları ile bağdaşmadığı belirtildi: “Hükümet bu belgelerde öz olarak HSYK’nın objektiflik, tarafsızlık, şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde geniş tabanlı temsil esasına göre yapılandırılacağı ilkesini benimsemiştir.”
GEREKÇE İNANDIRICI OLMAKTAN UZAK
HSYK Başkan Vekili Ahmet Hamsici, AK Parti’nin değişiklik gerekçesinin de inandırıcılıktan uzak olduğunu belirtti. Hükümetin, ‘geçen 3 yıllık süre içindeki uygulama dikkate alınarak Kurul’un daha etkin ve verimli çalışması amacıyla’ değişiklik teklifi yaptığını hatırlatan Hamsici, “Soyut ve genel bir gerekçe, Kurul’un yürütme organına bağımlı hale getirilmesine dayanak yapılmaktadır.” dedi. HSYK’nın
son
üç yıldır yaptığı çalışmaların gerek kamuoyunda ve gerekse başta AB olmak üzere uluslararası camiada takdirle karşılandığını belirtti.
YÜKSEK MAHKEME İPTAL ETSE BİLE ÇALIŞANLARIN GÖREVİ SONA ERECEK
HSYK Başkan Vekili Ahmet Hamsici, teklifin kanunlaşarak yürürlüğe girmesi halinde HSYK’nın tüm çalışanlarının görevinin sona ereceğini hatırlattı. Üyelerin de dairelerdeki görevlerinin iptal olacağını aktardı. Bakan’ın 2-3 gün içinde yeni kanuna göre atama, tayin, seçme gibi yetkilerini kullanarak kurulu yeniden dizayn edeceğini belirten Hamsici, Anayasa Mahkemesi’nin yeni kanunu iptal etmesinin eski hali getirmeyeceğini ifade etti. Çok önemli uyarılarda bulundu: “Anayasa Mahkemesi kısa süre içinde yürütmeyi durdurma verebilir ve ardından da iptal edebilir. Ancak bunun bir anlamı olmaz. Zira iptal sonrası eski kanun hükmü yürürlükten kaldırıldığı için uygulanamaz. Yeni kanun hükmü de iptal edilmiştir. İptal edildiği gün itibarıyla yeni kurulan yapı ise o şekliyle kalır. Ta ki yeni bir kanunla düzenleme yapılıncaya kadar.” ifadeleriyle anlattı. Hamsici, “İktidar partisi de bu düzenlemenin anayasaya aykırılığını ve sonuçlarını bilerek bu düzenlemeyi yapmak istemektedir.”
http://kalemiyet.com/haber-2278-dost-modern-darbe.html