20 Nisan 2021 tarihinde evi basılıp tutuklanan ve içerde corona ya yakalanan şu anda teminatla serbest bırakılıp hastaneye yatırılan Üstat Mustafa Hüseyin Tabatabai’nin kısa özgeçmişi.
Üstad Mustafa Hüseyin Tabatabai; 1935 (1314 hicri şemsi) yılında mütedeyyin ilim ehli bir ailede dünyaya geldi. Üstad baba tarafından meşrutiyet döneminin meşhur Ayetullahı Tabatabai, ana tarafından allame Aştiyani nin torunlarındandır. Genç yaşta dedesiyle yaptığı münazaralarda dedesine 12 İmam akaidinin hurafeden ibaret olduğunu kabul ettirdiği söylenir. 20 yaşında medreseden içtihat icazetnamesi aldığı ve medresinin verdiği Hüccetülislam sıfatını ve ruhani elbisesini giymeyi reddedip Kur’an araştırmalarını bağımsız bir şekilde sürdürmüştür. O günlerde popüler olan Bahailik tartışmalarına katılmış ve o yaşta Bahailiğe reddiye kitaplarını yazmıştır.
Üstad Tabatabai, o yaşta İmamiyye mezhebinin taassuplarından arınmış tevhidi bir yola girmişti. O aynı düşünceleri ve akaidi paylaştığı üstad Galemdaran ve Allame Ebulfazl Burgai ile birlikte idi. Ustad Galemdaranın ölümü üzerine vasiyeti gereği kütüphanesi Tabatabaiye verildi.
Üstad Tabatabai, Cuma namazının farz olduğuna ve mutlaka kılınması ve ihya edilmesi gerektiğine inanıyordu.( Halbuki şia imamiyye Cuma kılmayı unutmuştu. Şarta bağlamıştı )
2-3 kişiyle Cuma namazlarını eda etmeye başladı. Muvafık, muhalif uzaktan yakından cumayı kılmaya ve üstadın hutbelerini dinlemeye geliyordu. Cuma cemaati her geçen gün artıyor evlere sığmıyordu , ALLame Ebul Fazl Burkai ile ilk mescidlerini açtılar. Tabi üstada olan ilgi ve Cuma hutbeleri dikkat çekmeye başladı. Bir taraftan savak(Şah zaman) bir taraftanda din adına dükkan açan ruhaniyet, rahatsız olmaya başladı. Mollalar Mescide saldırılar düzenleniyor, yetmiyor savak a ve saraya jurnalliyorlardı. Bütün engellemelere rağmen elli yıldır Cuma kılmaya ve kıldırmaya devam ediyor.
Üstad Tabatabai ve Allame Ebul fazl BURKAİ İslam Cumhuriyetinden çok önceleri mehdeviyet ,masumiyet ve imametin Kur’an dışı , Ayetullahlık müessesinin de din tacirliği olduğu görüşünü savunagelmişlerdir kitaplarında. Bu görüşlerinden dolayı hem şah pehlevi , hem de İslam cumhuriyeti döneminde baskı, şiddet, tehdit ve tutuklamalara rağmen mücadeleye devam etmektedir. İslam cumhuriyeti hükümetleri defalarca bir suçlu gibi evini ve mescidini basıp tutuklamış her defasında mahkeme “üstad /Tabatabai’nin eylem ve söylemlerinde suç unsuru yoktur ,Tabatabai’nin düşünceleri mahkemeleri değil , ulemayı ilgilendir” demesine rağmen Allame Burkai ; arkasında namaza duran bir tetikçi tarafından rükuda kafasına bir kurşun sıkılarak şehid edilmiştir.
İran islam devriminden sonra, şahın senatörlerinden Ali Deşti’nin 23 yıl adında bir kitabı yayınlandı. Bu kitap peygamberimizin, peygamberliğini sorguluyordu ve bu kitabı solcular dağıtıyordu. Üstad bu kitaba cevap ve reddiye olarak “23 yıl siyeri nebi” adında bir kitap yazdı. Bu kitap için muhalif ruhaniyet ustada teşekkür üstüne teşekkür etti.
Aynı yıllarda Avrupa’da /Başka bir doğum günü/ adında İslam ve din karşıtı bir kitap daha basıldı. Kitabın yazarı şahın sabık kütüphane müdürü Şucaadin şifa idi ve bu kitap Avrupa’daki genç nesil üzerinde etkili oluyordu. Avrupa ve ABD de yaşayan aydınlar ustada mektuplar yazarak telefon ederek bu kitaba reddiye yazmasını rica ettiler. O da “DİN DÜŞMANLIĞI, BOŞ BİR GAYRET” adında bir kitap yazdı hükümet bu kitabın basılmasına izin verdi. Kitap basıldı İngilizceye tercüme edildi içerde ve dışarda çok okunan kitaplar arasında yer aldı.
Üstad Mustafa Hüseyin Tabatabai’nin 70 in üzerinde basılmış yada basımına izin verilmeyen kitabı ve makalesi vardır.