Bugün ortadoğu diye nitelendirdiğimiz ve bir zamanlar iki Türk İmpratorluğu olan Selçuklu ve Osmanlı hanedanlarının parmak izlerini taşıyan bu bölgelerde Oğuz boylarının varlığı ne yazık ki ya bilinmemekte veya göz ardı edilmektedir.
Hâlbuki Süleyman Şah (ki Ertuğrul Gazi’nin babası ve Osmanlı hanedanına adını veren Osman Han’ın dedesidir) bugün Suriye topraklarında Fırat nehri kıyısındaki Caber kalesinin yanında medfundur.
Şam’da Süleymaniye Tekkesi, Halep’te Hüsreviye Külliyesi, Dukakinzade Camisi ve Büyük camide Osmanlı şadrıvanı, Bağdat’ta Muradiye Camisi, Kerbela’da Fuzuli’nin mezarı, Sana’da Türk Şehitliği, Ürdün’ün Salt şehrindeki Türk askerlerinin şehitlik anıtı, Suudi Arabistan’ın Ahsa kentinde İbrahim Paşa karargâhı, Lübnan, Trablusşam’da Mevlevi Tekkesi ve buna benzer binlerce eser ve hatıra, bu bölgelerde yaşayan soyumuzun medeniyet mirasının birer yadigârıdır.
Peki, kim bu Türkmenler (Türkler) ve şu anda yurt edindikleri topraklarda varlıklarını sürdürüyorlar mı, yoksa sadece bir anı olarak mı hatırlanacaklardır?
Nereden bakarsanız şu anda Türkiye Cumhuriyeti nüfusunun azımsanmayacak kadar, hatta yüzde onunu geçme ihtimali çok kuvvetli olan bu topluluklar hakkında ne biliyoruz? Sanırım bir göz atmamızda ve onları hayırla yadedip hatırlamamızda yarar vardır.
Irak Türkmenleri
Irak Türkmenlerinin bugün Irak olarak anılan topraklara H. 54 yılında gelmeye başladıkları bilinmektedir. Emevî ve Abbasî dönemlerinde orduya katılmak için gelmiş olan Türkmenlerin en yoğun yönelişi Selçuklular devrinde görülmüştür.
Miladi 1055 yılı Sultan Tuğrul Beyin Irak’a girişi neticesinde getirmiş olduğu büyük bir ordu ve halk kitlesi bu topraklara girmiş ve daha fazla kuzey bölgelerini yurt edinmişlerdi. Bugün Irak’ın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türkmenlerin lehçelerinde görülen çok az değişikliği, Selçuklu fütuhatı sırasında ve daha sonraki dönemlerde Irak’a yerleşenlerin ayrı ayrı Oğuz boylarından olmalarına bağlamak mümkündür.
Kitleler halinde asıl Oğuz ülkesinden Irak’a girip soydaşlarının bulunduğu bölgelere yerleşen Türkmenler Osmanlı kanalıyla da bu topraklara girmiş, arkasından M. 1534 yılında Kanunî Sultan Süleyman ve M. 1638 yılında Sultan Dördüncü Murat’ın seferleriyle perçinleşmiş ve bu topraklar son şeklini almıştı.
Irak’ta Türkmenler Osmanlı’dan önce Selçuklu hanedanlığını kurmuş (1118- 1194), arkasından Musul Atabeyliği (Zengiler), Kerkük Türkmen Beyliği, Karakoyunlu (Baranlı) ve Akkoyunlu (Bayındırlı) devletlerini kurmuşlardır.
Irak’ta sağlıklı nüfus sayımları yapılmadığı için öteki milletler gibi Türkmenlerin de Irak genelinde nüfusunu kesin bir şekilde vermek mümkün olmamıştır. Ancak 1957 sayımı ve arkasından Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında yapılan açıklamalara dayanılarak yapılan çalışmalar Irak Türkmenlerinin bugün genel nüfus içinde % 9 olduğunu ve buna göre en az 2.5 milyon civarında oldukları bilinmektedir.
Irak Türkmenleri bu ülkenin kuzeybatısından güneydoğusuna uzanan bir bölgede yaşamaktadırlar. Musul’un batısında olan büyük Türkmen yerleşim kenti ve halen ilçe olan Telafer ile çevresindeki köyler ve beldelerden başlayarak Musul ve etrafındaki köyler, Erbil, Altunköprü, Kerkük, Tazehurmatu, Tavuk, Tuzhurmatu, Bayat köyleri, Kifri, Hanekin, Karağan, Kızlarbat, Şahraban, Bedre, Kazaniye ve Mendeli il, ilçe ve beldelerinde yoğun olarak yaşamaktadırlar.(1)
Türkmenler Irak’ta çok zengin kültürel miras bırakmışlardır. Ülkenin başlıca kentleri olan Bağdat, Basra, Musul, Kerkük, Erbil, Kerbela, Necef ve Hille gibi önemli şehirlerde rastlanılan tarihî eserlerin % 90’ı Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalmadır. Kısacası Irak’taki kültürel mirasın tamamına yakını Türk çağının ürünleridir.
Osmanl Devleti dağıldıktan sonra Irak’ta yaşayan Türkmenler çok acı çekti. 1924 yılında İngilizlerin istihdam ettiği Levi kuvvetleri Kerkük sokaklarında dehşet saçarak birçok Türkmen’in ölümü ve yaralanmasına sebep oldukları gibi malları ve işyerleri yağmalandı.
Takip eden yıllarda Türk kimliğinden ve Türkçe’den vazgeçmedikleri ithamıyla aydınları güney illerine sürgün edildi; kendi dillerini okul ve mahkemelerde kullanma hakları yasaklandı. 1948 yılında daha iyi şartlar için barışçı gösteriler yapan işçilerine ateş açılarak katledildi. 1959 yılında Kerkük şehrinde üç gün süren korkunç bir katliam yaşandı.
1980 yılında toplum mühendisleri olan liderleri idam sehpalarına gönderilen Türkmenler hakkında 2003 yılına kadar Erbil, Altunköprü, Tavuk, Taze Hurmatu ve Tuz Hurmatu’da tutuklamalar ve idamlarla gaddar saldırılar devam etti.
2003 yılında Irak işgal edildikten sonra bu sefer terör örgütleri tarafından devamlı bir saldırıya maruz kalan Irak Türkmenleri, hemen hemen her gün şehitler kervanına gencecik çocuklarını uğurlamaktadırlar.
Siyasi yönden Irak’ın tümüyle bağlantılı ve orantılı olarak bazı haklara sahip olan Türkmenler artık Irak anayasasında yerlerini almış, siyasi partilerini kurma, Millet Meclisi ve İl Meclislerine temsilcilerini gönderme hakkını elde etmişlerdir.
Suriye Türkmenleri
Suriye Türkmenleri, Selçuklu Sultanı Alparslan'ın Malazgirt Savaşından önce belirli oranlarda Rakka ve Halep bölgesine yerleşmeye başlayan ardından Anadolu'nun fethiyle bölgeye genel anlamda yerleşmeye başlayan Haçlı seferlerine karşı önemle yerleştirilmiş Oğuz boylarıdır.(2)
Suriye Türkmenleri'nin 1936'dan beri Türkmence konuşmaları ve Türkmence yayın yapmaları yasaktır. Her türlü kültürel haktan mahrum bırakılan Türkmen azınlığın, günümüzde Türkmence eğitim görmesine izin verilmemiştir. Dernek ve vakıf kurmalarına izin verilmediği için Türkmen azınlığı bir araya gelerek kendilerini ifade edemiyorlar.(3)
Şam ve Dar’aa’da bölgelerinde bugün büyük bir Türkmen topluluğu yaşamaktadır. Şam’da Harret’ül-Turkman (Türkmen Mahallesi) adıyla bilinen bölgede Türkçe konuşulur.
Bu konu ile ilgili kaynaklar Suriye’de 2-2.5 milyon Türkmenin yaşadığını belirtmektedir. Buna ilave olarak çok sayıda asimile olmuş Türkmen’in Arapça konuşarak tamamen Araplaştığını da kaydetmektedir.
Lazikiye Bölgesi:
Suriye'nin Akdeniz kıyılarında, başta Lazzikiye şehir merkezi Cimmel Harresi (Türkmen Mahallesi) olmak üzere Basit, Bayır, Behlüliye, Kesap nahiye ve köylerinde Bayır-Bucak Türkmenleri yaşamaktadır Bu şehir ve nahiyelere bağlı Türkmenler'in yaşadığı köy sayısı ise yörelere göre Lazkiye merkezi ve civarında 265 adet Türkmen köyü vardır. Bunların dağılış şöyledir: Lazzikiye vilayet merkezi ve Kesap Nahiyesi'ne bağlı 6; Bucak bölgesinde sahil boyunca 84; Behlüliye Nahiyesi'ne bağlı 12; Bayır Nahiyesi merkezine bağlı Kebeli'nin kuzeyinde 27, doğusunda 8, güneyinde 11; İncesu'nun batısından güneye doğru olan bölümünde 20, doğusunda 17.
Halep
Bölgesi:
Osmanlı Devleti döneminde Türk nüfusunun idari merkezi Halep'ti. Halep, sokaklarında Türkçe konuşulan bir yerdi
. Geleneksel evleri, sokak ve çarşıları ile Halep’in kent dokusu geleneksel Türk kentlerinden farksızdır. Bu kenti Mardin, Musul veya başka bir kentten ayırmak mümkün değildir.
Türk mimari ve sanat eserlerinin Halep'te oldukça fazladır. Suriye'nin Halep şehrinde daha çok Türkmen yaşamaktadır. Şehir merkezi Huyluk harresi (büyük bir Türkmen Mahallesi, Huyluk Türkmen harresinin nüfusu 700,000 tahmin edilir), Kürtdağı, Cerablus, Mümbiç, Musabeyli, Azez nahiyeleri ve yörelerinde Türkmenler yaşamaktadır, Bu şehir ve nahiyelere bağlı Türkmenler'in yaşadığı köy sayısı ise yörelere göre şöyledir:
Cebeli Sema'nın doğusunda nahiye merkezi ile 16; Kilis'in güneyinde Azez Kazası'na bağlı, Azez ile Aferin Suyu arasında 17, Azez'in doğusunda 29, güneyinde Halep'e bağlı 3; Çobanbeğ nahiyesi'nde Mümbiç Kazası'na doğru 54, aynı kazanın güneyinde 15; Baraklı Oymağı'ndan Cerablus Nahiyesi'ne bağlı 26; Sacır Suyu'nun güneyinde 23; Urfa hudud nahiyesi Mürşid Pınarı ve Akçakale Kazası'nın güneyine isabet eden ve Belih Irmağı'na kadar uzanan sahada Halep şehrindeki Türkmen mahallelerinin dışında, bölgedeki Türkmen köylerinin sayısı 350'yi bulmaktadır.
Hama ve Humus Bölgesi:
Türkmenler genellikle Humus'ta ve Humus köylerinde ve bazı Hama köylerinde yaşamaktadırlar. Osmanlı imparatorluğu döneminde buralara yerleştirilmeğe davet edilen ve iskâna memur olan oymaklar şunlardır:
Kara Avşar, İnallu, Döğer oğlanı, Hama Değeri Mustafa kethüda, Hama Düğeri tabi-i Derviş kethüda, Şam Beğmişlüsü, Hüccetlü, Kapu-uşak, Eymir-i Dündvarlu, Çozlu Çerkez-oğulları, îdris Kethüdaya tabi Abalu, Tokuz han Harbendelüsü, Kara Tohtemürlü (Tokdemirli demektir), Köse Kethüdaya bağlı Şerefli, Uşak obası, Beşîr-oğulları obası, Eymir-i Sincarlu, Bozlu, Ebu Derda'ya bağlı olan Bozlu, Tohtemürlüsü, Salur (Sellüriyye) Türkmenleri, Dindaş oğlu İsmail Bozulus'a bağlı olan Genceli Avşarı, Kızıl Ali, Danişmendlü'ye tabi Kara Halil.
Humus’a bağlı bazı Türkmen köyleri: baba amr harası (bugünkü Türkmenler Mahallesi) zara, mitras, bdada, arcun, alhusun, dar kabira, kızhıl, üm al kasab, samalil, burc kaya.
Hamaya bağlı bazı Türkmen köyleri: akrab (kara halili), tulluf, hazzur, huvvır el trukman, bıt natır , hırmıl.(4)
Golan Bölgesi:
Golan bölgesi Suriye'nin güney batısında olup doğusunda Şam ve Dera’nın Horan ovası, kuzeyinde Harmun dağı (Cebelil Şeyh), batısında Tabaryagölü ve güneyinde Yermuk nehri vardır.
Bugün Kunaytıra’da dört yüz bin kişi yaşamaktadır. Ancak Golan tepelerinin öteki bölümlerinde olan Türkmenler İsrail işgalinden sonra Suriye içlerine göç etmişler ve genellikle öteki Türkmen yerleşimlerine yakın bölgelerde sakin olmuşlardır.
Golan Aşiretleri:
Golan’da Türkmen kökenli en büyük aşiretler Turan ve Ağa aşiretleridir. En büyük ve dikkat çeken köyleri ise: Dababiye, Rezaniye, Sindiyane, Aynul Kara, Aynul simsim, Ulayka, Aynul alak, Ahmediye, Kafer Nafah, Muğir, Hafir, Hüseyniye, Ayn Ayşe olarak sayılabilir.(5)
Lübnan Türkmenleri
Lübnan Türkmenleri genellikle ülkenin kuzey bölgelerinde yaşamakta ve hâlâ varlıklarını korumaktadırlar.
Bugünlerde bu ülkede Türk kökenli olan ve genellikle Türkmen boylarından olduklarını söyleyenlerin adedi 75000 civarındadır.
Lübnan’da Atabeğler ve Osmanlı dönemine ait olduğu bilinen ve tespit edilmiş olan konut dışı bina ve eserlerin sayısı 1500 civarındadır. Bu eserleri kayıt altına almış araştırmacı yazar Halit Tedmuri buna ilave olarak cumhuriyet döneminde yıkılmış olan iki yüze yakın eserin bulunduğunu da bildirmektedir.
Trablusşam kentinde bulunan Türkmenler
hâlâ
Türkçe soyadları kullanmakta, bunların arasında Mevlevî, Çelebi, Derviş, Yamak, Ramazanoğulları, Çuhadar, Kavukçu, Bazarbaşı ve Sancakdar gibi soyadları göze çarpmaktadır.
Kuzey Lübnan Akkar bölgesindeki önemli yerleşim bölgeleri:
1- Aydamun
2- Kuvey
şra
3- Bire
4-
Maşta Hammud
5- K
ışlak
Kuzey Lübnan Dann
i
ye bölgesi:
1- Huvvara
2- Cayrun
Bekaa Vadisi Baalbek ilçesi:
1-
Şem
iye
2- Doris
3- Ka’a
4- Addus
5- Hadidiye
6- Nane-iye
Bölge Türkmenleri günümüze kadar Türkmen kimliklerini, örf ve adetlerini korumaktadır (6)
İran Türkmenleri
İran’da yaşayan Türk toplulukları Azerilerden sonra ikinci en önemli grubunu Türkmen Sahra bölgesinde yaşayan ve sayıları 2-2.5 milyon civarında olan Türkmen topluluklarıdır.
İran Türkmenlerinin yaşadıkları bölgeye İran kaynaklarında Deşt-e Gorgan denilmekle birlikte bu bölge, Türkmenler arasında “Türkmen Sahra” olarak adlandırılmaktadır. Türkmenistan sınırından başlayıp, Hazar Denizine kadar olan söz konusu bölge, İran’ın 18.572 km kare yüzölçümüne sahip olan Gülistan Eyaleti içinde yer almakta olup, bu Eyaletin de 16.375 km. karelik alanını kapsamaktadır.(7)
Eskiden Gürcan diye adlandırılan, günümüzde ise Gonbad Kavoos (Kümbet) olarak bilinen şehrin merkezliğinde, Türkmensahrada hâlihazırda,
Yumut, Göklen ve Teke boyları hem de son dönemde yerleşen çeşitli etnik gruplar yaşamlarını sürmekteler dır.
Türkmensahra’nın bazı şehirlerinin adlarını vermek gerekirse doğudan batıya şöyle sıralamak mümkündür: Hötten ve Küren, Cergelan, Deregez, Güllü dağ, , Marava tepe, Ayderviş(Kelale), Hacılı(Minudeşt), İremyan(Ramiyan),Akkale (Agh ghala), Türkmen Limanı(Bender Türkmen), Hoca Nepes, Gümüş tepe(Gomişan), Aşur adayı(Aşuradeh),kürt köy(Kordko)
Gez Limanı(Bender Gez), Gürgen(Gorgan).
Türkmenlerin Mahtumkulu Parahi, Devlet Mehmet Azadi, Miskin kılıç gibi çoğu büyük şairlerinin mezarı Türkmensahra’da bulunmaktadır.(8)
Filistin Türkmenleri
Belki bugün Türk dünyasında en az tanınan Filistin Türkmenleridir. Arap Türkmenleri adıyla tanınan bu topluluk büyük ölçüde dillerini kaybedip Arapça konuşmaya başlamışlarsa da Türkmen kimliğinden hiç vaz geçmemişlerdir.
Benim de geçen seksenli yıllarda tanıdığım bu toplulukla tanışmamı “Arap Türkmenleri” kitabının yazarı Alya Hatip hanımefendi sağlamıştı.(9)
Bilindiği gibi Filistin üç bölümden müteşekkildir. Bunlar: Büyük Ova, Sahra ve Bir saba ve iç ovaları da içeren dağlık bölgesi. Türkmenlerin yerleşim bölgesi olan “ Beni Âmir” ovası(Merc Beni Amir) bu son bölgenin önemli bir parçasıdır.
Türkmenlerin bu bölgeye nasıl ve niçin göç ettiği tartışma konusu olmuştur. Osmanlı zamanında gelmiş oldukları söylense de onlar daha önce Orta Asya’dan göç etmiş olan gruplarla gelmiş olduklarını söylerler.
Filistin Türkmenlerinin en önemli kabileleri Şukayrat, Tavatha ve Nağnağıya’dır. Bugünlerde mevcut olan aşiretler şöyle sıralanabilir:
1-
Beni Suaidan. Bunlar da 7 boya ayrılabilir.
2-
Alkemliler
3-
Beni Gerra
4-
Dabyalar
5-
Şukayrat
6-
Tavatha
7-
Nağnağıya
Günümüzde Türkmenlerin sakin oldukları köyler arasında El-Mensi, Ein el-Mensi, Abu Şuşa, Abu Zureyk, Gubiyat, Ledül Avadin ve Kerkür sayılabilir.
1936-1939 yılları arasında Filistinlilerin ayaklanması sırasında Filistin Türkmenlerinin bariz bir rolü olmuştur.
Filistin Türkmenlerinin adedi hakkında sağlıklı bir bilgi alınamamıştır. Araplarla içiçe yaşadıkları için bu zor olmakla beraber bazı araştırmacıları şu anda 400-500 bin kişi arasında olmaları gerektiğini söylemektedir.
................................
(1)
Irak Türkmenlerinin yeleşim bölgeleri ve yüzlerce köy isimleriyle boyları hakkında geniş bilgi için bkz: Suphi Saatçi, Irak Türkmen Boyları, Oymakları ve Yerleşim Bölgeleri, Kerkük Vakfı Yayınları, İstanbul, 2009
(2)
Bkz: Suriye Türkmenleri Platformu
(3)
Bkz: Dr. Muhtar Türkmenoğlu SURİYE HALEP- Kaynak: Dünya Türkmenleri Eğitim Vakfı
(4)
a.g.e
(5)
Golan Türkmen aşiretleri için bu bilgilere ilave olarak en kapsamlı bilgiler için: Muhammed Khayr Eid dostumuzun Arapça “Türkmen Aşiretleri” kitabı tavsiye edilir. Turkmani Basımevi, 2004(
( عيون الزمان لمن سكن الجولان من عشائر التركمان
(6)
Dostumuz Halit Tadmuri’ye teşekkürler. Konu hakkında fazla bilgi isteyenler için önemli bir kaynak:
Ortadoğu Analiz-
Eylül’09 Cilt 1 - Sayı 9 (Orsam)
(7)
Bu konda detaylı bilgi almak için Prof. Dr. Türel Yılmaz’ın eserleri başlıca kaynak sayılır.
(9)
Bu konuda en geniş bilgiler için Alya Al-Hatib’in “ Arap Türkmenleri- Merci Beni Âmir Oğulları” kitabına müracaat etmek gerekir. Darül Celil yayınları,
Amman, 1987
عرب التركمان، أبناء مرج بني عامر، دار الجليل للنشر والدراسات والأبحاث الفلسطينية، عمان، 1987