Sayın Başbakanım…
Evvela bu kadar yoğunluk içerisindeyken sizi rahatsız ettiğim için kusuruma bakmayın diyor, selam, sevgi ve saygılarımla sizi selamlıyorum…
Muhakkak malumunuzdur seçim öncesi -2007- yaptığınız konuşmada "Bir daha geçici isçi lafını duymak istemiyorum. Artık bu işi bitirin" sözüyle başlayan bir sürece önayak olmuş ve sayenizde başlatılan bu süreç nezdinde hazırlanan yasa tasarısı kanunlaşmış kamuda çalışan 123 bin geçici işçi kadro almış durumdadır.
Sayenizde bir haksızlığın giderilmesi anlamında büyük bir girişim başlatılmış ancak başlatılan girişim size nasıl aksetmiştir bilemiyoruz; zira geçici işçilerin kadroya alınması hususunda yapılan uygulama sırasında pek çok haksızlık bir ölçüde giderilmiş ise de, yine aynı uygulamanın bazı kişisel etkiler dolayısıyla tam anlamıyla düzenlememiş olmasından kaynaklanan pek çok sıkıntıda hemen akabinde başlamıştır..
Danışmanlarınız ve bu hususta çalışan yetkililer durumu size nasıl izah etmişlerdir onu da bilemiyoruz, ama mesela Kadroya geçirilecek geçici işçilerde aranan tek özellik, 2006 yılı içerisinde 6 ay (180 iş günü) çalışmışlığının olmasıdır.. Bu kanun tasarısı hazırlanırken kadroya geçirilecek işçilerde aranan özellikler: vasıflı kalifiye elman, tahsil, iş tecrübesi olması gerekirken, bunlar göz ardı edilmiş, sadece 2006 yılında 180 gün çalışmış olmak gibi oldukça basit bir şart getirilmiştir. Sonuçta yapılan işlemle sadece 2006 yılı içerisinde 180 günü olanlar kadroya alınmış, 2006'dan önce ve daha sonraki yıllarda çok daha fazla günü olan insanlarla, tahsil, beceri ve iş tecrübesi açısından bu insanlardan çok daha uygun şartlara sahip olan pek çok insan da mağdur edilmiş durumdadır..
—Sayın Başbakanım, size hürmetle arz etmek isterim ki, Yılda, biz şeker işçileri, sözleşme gereği 120gün çalışma hakkı bulunan insanlar olarak bu 120 günden bir gün fazla çalışmak için bile türlü türlü tavassutlar ve torpiller bulmak zorunda kalan ve ülkemizde gerçektende en fazla mağdur edilerek, 120 gün çalışarak ailesini geçindirmek zorunda kalan ve iş bitiminde işsiz kalarak ciddi mağduriyetler uğrayan bir kesimi teşkil etmekteyiz.
Hatta mağduriyetimiz öyle bir boyuttadır ki, iş süremiz bittikten sonra iş bulmak için İşkur’a gittiğimizde “sizler geçici işçilersiniz, iş akdiniz askıya alınmış, işten çıkarılmamışsınız, doğal olarak size işsiz muamelesi yapamayız” diyerek taleplerimiz geri çevrilmiştir. Bu durumda işsizlik maaşı almak için müracaat ettiğimiz de ise bu talebimizde aynı gerekçeyle geri çevrilmiştir. Gerek Şeker Fabrikalarının bizi böyle az bir süre çalıştırması ve gerekse İşkur’un bu tavrı, 8 ay çalışmadan beklememize, sözleşmede belirtilen tarihe kadar (EYLÜL-EKİM ayları) işsiz kalmamıza yol açmaktadır...
Bütün bu haller neticesinde bir insanın yılın sekiz ayında işsiz güçsüz ne yapacağını sizin merhametli ve kıymetli takdirlerinize arz ediyorum…
—Yılda 120 gün çalışma hakkı bulunan, diğer kalan 8 ayda ise iş bulamayan geçici işçilerin emekli olma şartları da günden güne zorlaşmaktadır.
Evet, Sayın Başbakanım, durumumuz bundan ibaret.. Biz geçici işçilerin mağduriyeti bu zamana kadar giderilmiş değil. Dileğimiz odur ki siz Sayın Başbakanımız bu soruna el atasınız ve ilgili kurumlara mağduriyetimizin giderilmesi anlamında talimat veresiniz.
İlgi ve alakanıza teşekkür ediyor, sizi rahatsız ettiğim için tekrar özür diliyor, bütün mağdur arkadaşlarım adına selam, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz…
Saygılarımla, [Adın]
http://www2.tbmm.gov.tr/d23/7/7-11462s.pdf