Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
CEZAYİR'E KARŞI FRANSIZ KÜSTAHLIĞI
DÜNYA UYGUR TÜRKLERİNİN FERYADINI DUYMALI
ERDOĞAN İLE PUTİN'İN SOÇİ ZİRVESİ
AŞIYA KARŞI OLANLARIN MİTİNGİ

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

CHP/PKK İTTİFAKI

30.09.2021 / 22:18







Kürt nüfusu içinde İslam’ın etkisi hiçbir zaman yok olmamış ancak 1960’lardan sonra sol kesim artan bir şekilde tayin edici olmuştur. PKK terörünün de etkisiyle İslami kesimin adeta nefesi kesilmiştir. Kürt şövenliği ile sosyalizmin harmanlanması PKK terörü olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye ve adında Türk olan canlı cansız her varlık PKK’nın öncelikli hedefi olmuştur. PKK’nın “Kürt Sorunu” için tek parti dönemindeki CHP uygulamalarını referans olarak göstermesine karşılık, PKK terörünün zirve yaptığı dönemlerde bile CHP ve PKK çevreleri ittifak etmekte sakınca görmemiştir.



PKK ile CHP ittifakı sıradan bir iddia değildir. Bunun resmileşmesi ilk olarak 1989 yerel seçimlerinde gerçekleşmiştir. PKK çevrelerinin desteğini alan o zamanın CHP’si demek olan SHP 1989 yerel seçimlerinde başta İstanbul-Ankara ve İzmir olmak üzere neredeyse bütün büyük şehirlerin belediye seçimlerini kazanmış, Türkiye genelinde 1989 yerel seçimlerinde birinci parti olmuştur. SHP yerel seçimlerin verdiği heyecanla 1989’da bir “Kürt Raporu” hazırlamıştır. Raporda özerklik kavramı kullanılmadan, bir özerk yönetimde var olan hemen her unsura yer verilmiştir. “Türkiye’yi kuran parti” olmak gibi gerçek dışı bir sloganı kullanan CHP oy yüzdesini arttırmak için yapmayacağı hiçbir şeyin olmadığını göstermiştir.



Terörle canla başla mücadele eden Türkiye 1990’da Batılı dostlarının verdiği akılla ilk defa bir PKK/terör partisinin, HEP’in kuruluşunu kabul etmiştir. Böylece dağda askere, şehirde polise pusu atıp geceleri köy basıp, binlerce insanı vahşice katleden PKK’nın da Türkiye’de bir partisi olmuştur. Kurulduğu 1923’ten beri hiçbir seçim kazanamayan ama askeri vesayet düzeni sayesinde Türkiye’nin yönetiminde her zaman birinci derecede söz sahibi olan CHP, ihtiyacı olan oy artışını ancak PKK ile karşılayacağını sanıp Ekim 1991 genel seçimlerinde HEP ile ittifak etmiştir. Türkiye’ye yaptığı kötülüklerin henüz bir çetelesi bile tutulmamış olan İsmet İnönü’nün oğlu Erdal İnönü başkanlığındaki SHP (CHP) 1991 genel seçimlerinde Türkiye genelinde ancak üçüncü parti olabilmiştir.



O dönemde MHP genel başkanı olan Alpaslan Türkeş, 1991 genel seçimlerinden sonra başlayan koalisyon tartışmalarında, “DYP ile SHP’nin koalisyon kurması halinde terör örgütü PKK’nın da hükümet ortağı olacağını” savunmuştur. Kısa bir süre sonra kurulmuş olan DYP-SHP koalisyon hükümetini, her nasılsa Türkeş’in partisi MHP’de dışarıdan destekleme kararı almıştır. Terörün ortağı olduğu bir hükümeti, Türkeş neden desteklediğini açıklayamamış sonunda MHP bölünmüş, Muhsin Yazıcıoğlu başkanlığında BBP ortaya çıkmıştır.



SHP ise PKK desteğine rağmen 1991 genel seçimlerinde umduğunu bulamamıştır. SHP 1987’de % 24.7, 1989’da % 28.6 oranında oy almışken 20 Ekim 1991 genel seçimlerinde PKK ile ittifak ederek girdiği seçimlerde ancak % 20.7 oy alabilmiştir. SHP 1991’de 74 ilin 44’ünde hiç milletvekili çıkaramamıştır. Kuvay-ı Milliye söylemiyle birlikte yürütülen PKK ittifakının karşılığını böylece almıştır.



1992’de CHP Deniz Baykal başkanlığında yeniden kurulmuştur. 1994 yerel seçimlerine CHP ve SHP iki ayrı parti olarak katılmıştır. CHP bu seçimlerde % 4.3, SHP ise % 16.8 oy alabilmiştir. İzmir’in dışında SHP bütün büyükşehir belediyelerini kaybetmiştir. CHP ve SHP’nin toplam oyu % 21.1 ile ANAP’ın (% 22.7) gerisinde kalmıştır. PKK ile ittifakı, “dağdaki terörün cazibesini ortadan kaldırmak, meşru siyaset yoluyla sorunlara çözüm aramak ve TBMM’de bütün Türkiye’nin temsil edilmesi” formülüyle açıklayan SHP/CHP, seçmen nezdinde mum gibi erimiştir. Bu formülün dağdaki terörün şehirdeki karşılığını azaltmadığı, aksine tahkim ettiği de görülmüştür. Zaman içinde SHP, “bir varmış bir yokmuş” kuralına boyun eğerek yok olarak CHP’ye katılmıştır.



Deniz Baykal liderliğindeki CHP hiçbir zaman PKK ile ittifak etmemiştir. Aldığı % 20 civarındaki oy yüzdesini de aşamamıştır. Şimdi Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP ise 1989/1991 yerel-genel seçimlerinde PKK ile yaşanmış olan kirli ittifakı tekrarlamaktadır. Bu ittifakın ilk safhası olan 2019 yerel seçimlerinde CHP’nin başta İstanbul ve Ankara belediyelerini kazanmış olması, 1989/1991 tecrübesini unutturmuştur. 2019’da kazanmanın verdiği heyecan ile 2023 CB ve genel seçimlerini de kazanabilecekleri hayalini güçlendirmiştir.



“Ak Parti’de Çözüm Süreci denemesiyle PKK ile iyi ilişkiler kurmuşken benzeri ilişkiyi CHP’nin denemesi neden yanlış olsun” söylemi tutarsızdır. Ak Parti’nin çözüm süreci denemesi elbette yanlıştır. Ancak Ak Parti iktidar olmak için hiçbir zaman PKK ile ittifak yapmamıştır. Çözüm Süreci denemesiyle PKK’nın silahlı kanadını tasfiye etmeye çalışmış başarısız olmuştur. CHP ise 1989/1991’de SHP’nin yaptığı büyük yanlışı tekrarlayarak sırf iktidar olmak için, terör örgütü PKK ile ittifak kurmuştur. Türkiye’nin geleceğine büyük bir kötülük daha yapmıştır. Çözülme aşamasındaki Kürt Sorununu, PKK ittifakı ile yeniden büyütmüştür. CHP elbette bu kirli, kanlı ittifakı ile iktidara gelemeyecektir ama dağılma aşamasına gelen ve en kötü dönemini yaşayan PKK’ya bir can simidi olmaktadır.




 


 




 




 

















Etiketler: CHP/PKK İTTİFAKI
Bu
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com