Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
İRAN'A SİLAH AMBARGOSU NİÇİN KALDIRILDI?
ERMENİSTAN UYKUDA KATLİAM YAPTI
VELAYETİ'YE GÖRE TÜRKİYE SAVAŞI KIŞKIRTIYOR
TÜRKİYE'YE AYASOFYA BASKISI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

EREGENEKON'DAN KAHRAMAN ÇIKARMAK

18.09.2020 / 09:53


Son günlerde Doğu Akdeniz ve Ege Denizi’nde görünüşte Türkiye Yunanistan, gerçekte ise Türkiye ve AB arasında ortaya çıkan anlaşmazlık nasıl ortaya çıkmıştır? 2000’lerin başından itibaren Doğu Akdeniz’de petrol ve Doğalgaz yatakları olduğu haberlerinden dolayı, Türkiye’yi bu kaynaklardan uzak tutmak için, TSK’nın ABD tarafından kasıtlı olarak yıpratıldığı bunun için de Balyoz, Ergenekon gibi operasyonlar ise TSK’nın içten çökertilmeye çalışıldığı haberleri yeniden tedavüle sokuldu.



Bu haberlerin en çok dikkat çeken tarafı, TSK içinde hükümete rağmen bir cunta yokmuş ama ABD ve müttefikleri Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi saf dışı edebilmek için ilk operasyonunu doğrudan TSK’ya karşı yaptığı tezidir. Gerçekten bu iddia doğru olabilir mi? Söz konusu operasyonlar doğrudan fetö elemanları eliyle yürütüldüğü için bu tez bir inandırıcılık niteliği taşımaktadır.



Ancak bu tez için bazı olayları hatırlamakta fayda vardır. 19 Eylül 2007’de CB Abdullah Gül protokol üyeleri tarafından Ankara Esenboğa Havaalanında karşılandığında, Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral Aslan Güner CB eşi, başörtülü Hayrünnisa Gül ile tokalaşmamak için bulunduğu sırayı terk ediyor. Hayrünnisa Gül protokol üyeleri ile tokalaşıp ayrıldıktan sonra Korgeneral Aslan Güner sıradaki yerine dönüyor. Abdullah Gül CB sıfatı nedeniyle aynı zamanda başkomutandır. Bir korgeneral, kendi başkomutanını aşağılıyor. Korgeneral yaptığı bu işten dolayı da bir soruşturmaya muhatap olmuyor.



23 Kasım 2007’de dönemin Başbakanı T. Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan GATA Rehabilitasyon Merkezinde yatan Tiyatrocu Nejat Uygur’un eşi Necla Uygur’u ziyaret etmek istediğini hastaya iletiyor. Hasta bu ziyaretten memnun kalacağını bildiriyor. Ancak ziyaretten kısa bir süre önce Necla Uygur, Emine Erdoğan’ı arayarak ziyaret için Genel Kurmay Başkanlığından izin alınmasının icap ettiğini bu izin alınmadıkça ziyaretin gerçekleşemeyeceğinin kendisine bildirildiğini aktarıp özür diliyor. Aynı yıl yapılmış olan genel seçimlerde % 45 oy alarak iktidar olan Tayyip Erdoğan’ın eşinin, Ankara’da bir hastane ziyaretini üniformalı memurlar engelleme hakkını, yetkisini kendilerinde görüyorlar.



27 Nisan 2007’de Genelkurmay Başkanlığı sitesine konulan bir yazı, e muhtıra diye biliniyor. Bu muhtırada Genelkurmay, seçilmesi muhtemel bir cumhurbaşkanının nasıl olması icap ettiğini açıklıyor. Kanunlar ile genelkurmaya başkanlığına böyle bir yetki verilmemiş. Ancak genel kurmay başkanlığı kendini yetkili sayarak TBMM’ye, siyasi kurumlara, çevrelere bu muhtırası ile bir ayar vermeye çalışıyor.



Ak Parti iktidarı döneminde 2003’ten başlayarak yapılan YAŞ toplantılarında, genel kurmay başkanlığı ordudan atılacak subayların listesini gündeme koyuyor. Başbakan ve Milli Savunma Bakanı ise yalnızca şerh koyarak, YAŞ’ta çoğunluğun oyu ile alınan kararları onaylamak zorunda kalıyorlar. Bu işlem senelerce devam ediyor. Hükümetin, siyasetin işlerine genel kurmay e muhtırası ile karıştığı gibi ordudan atılacakları da Başbakan ve MSB’nına rağmen hem de onların şerhi ile bir güzel ordudan atabiliyor.



27 Nisan 2007 e muhtırası için Urfa’da bir İlkokul’da yapılmış olan Hz. Muhammed’i anma töreni de (kutlu doğum haftası) gerekçe olarak sunuluyor. Okullarda hangi törenlerin yapılıp yapılmayacağına da MEB değil, genel kurmay müdahale etme hakkını kendinde görüyor.



Aynı yıl büyük şehirlerde cumhuriyet mitingleri yapılıyor. Mitinglerde “ordu göreve” pankartı taşınıyor. Sınırların korunmasında bir ihmal olmuş da bundan dolayı orduya görevi hatırlatılıyor değil. Üstelik bu mitingleri düzenleyenlerin arasında emekli generallerde (Şener Eruygur gibi) vardır. 2007 yılı boyunca Ege Ordu Komutanı Hurşit Tolon çeşitli vesilelerle gittiği yerlerde, ilgili kanunları yok sayarak siyasi içerikli konuşmalar ile hükümete ayar vermeye çalışıyor.



Dönemin siyasi iktidarı için bütün bu faaliyetlerin bir tehdit, ilgili kanunlara göre suç olmadığını kim iddia edebilir. Sıralanan bu örnekler elbette açıkta ve haber olanlardır. Bir de bu faaliyetlerin gözlerden uzak, gizli olanları da vardır. İşte böylesi bir hengamede Ergenekon ve Balyoz gibi operasyonlar yapılmıştı.



19 Aralık 2009’da ise bir Kozmik Oda aranması haber olur. Dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast planlarının olduğu iddiası ile genelkurmayın kozmik oda adını verdiği özel bölümü, Ankara’da ilgili mahkemenin kararı ile aranır. Bu odada saklanmış olan gizli belgelerinde arama sonunda, Fetö elemanları tarafından ABD’ye ulaştırıldığı iddia edilmektedir. 1952’den beri Nato üyesi olan, bütün askeri darbelerin düzenleyicisi olan, general seviyesine ulaşan her subayın Nato bahanesiyle ve özel burs ile ABD’de eğitim gördüğü bir Türkiye’nin ordusu hakkında, onun kozmik odasının içeriği hakkında ABD’nin bilmediği bir şey olabilir mi? Eğer gerçekten ABD’nin vakıf olmadığı bir bilgi/belge var idiyse, fetöcüler onları ABD’ye aktarmaktan asla kaçınmazlar.



Bütün bunları 1 Mart 2003 tezkeresine TSK hayır dediği için ABD’nin TSK’dan intikam aldığı iddiası da yukarıdaki tezlere eklenmektedir. Ancak dönemin TSK’sının kanunların içinde kendi görevini yaptığı, siyasete müdahale etmediği hikayesi doğru değildir. Görünür görünmez bir şekilde TSK içinde bazı çevreler peş peşe seçim kazanan Ak Parti iktidarını alaşağı etmek için bir takım işler yapmışlardır. Fetö ise işte bu işleri istismar etmiş, kendi elemanlarına yer açmak için bu olayları bir fırsata çevirmiştir. O dönemde siyasete müdahale edenleri, fetöye fırsat verenleri kınamak yerine topu Akdeniz’e atmak, oradaki doğal kaynaklardan Türkiye’yi uzak tutmak için bu işlerin yapıldığını iddia etmek geçmişin yeniden kurgulanmasıdır. Ergenekon ve Balyoz sanıklarının hepsinin masum olması, yukarıda değinilen işlerden uzak olması, tümüyle masum, mağdur olmaları mümkün ve muhtemel değildir. Ergenekon/Balyoz sanıklarından kahraman çıkarma çabasıdır.

Bu 151
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com