Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
IRAK'TA SOKAKLARI HAREKETLENDİRENLER
İRAN'DA CAN KAYIPLARI ARTIYOR
UYGUR TÜRKLERİNE ÇİN ZULÜM BELGESİ
IRAK'TA İRAN VE ABD İŞGALİNE HALKIN NEFRETİ BÜYÜYOR

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

OKUMAYANLARIN ALFABE DEĞİŞİMİNE TARAFTARLIĞI

12.11.2019 / 00:00


Okuma yazmanın bir sorun ya da ihtiyaç olması sanayi devriminden sonra ortaya çıkmıştır. Çünkü o devrimle birlikte köyden şehre göç ortaya çıkmıştır. Şehre gelenler yeni ihtiyaçları için, okuma yazma öğrenmek zorunda kalmıştır. Oysa şehre gelmeyenler başka bir deyimle henüz sanayi devrimini yaşamayan Osmanlı ülkesi gibi toplumlarda okuma yazma ihtiyacı Batı ülkeleri kadar hissedilmemiştir.



Sanayi devrimi ise hatırlanmalıdır ki 1750-1800 arasında gerçekleşmiş sayılmaktadır. Aşağı yukarı cumhuriyetin kurdurulmasından 150 yıl kadar önce olmuştur. Osmanlının son yüz yılında Batı ülkelerinde sanayi devriminin sonuçları yaşanır, ulaşımda, haberleşmede, sağlıkta, üretimde ve refah seviyesinde büyük ilerlemeler olurken Osmanlı Devleti, iç isyanlar ve dış saldırılar nedeniyle sürekli sınırları değişen ve dışarıdan, özellikle Balkanlar ve Kafkasya’dan göç almak zorunda kalmıştır.



1927’de yapılan nüfus sayımında bile köylü nüfus oranı % 80’dir. XIX. Yüz yıl boyunca aynı oran geçerli sayılırsa nüfusun ezici çoğunluğu köylüdür. Tarımla meşguldür. Okuma ve yazmaya şehirdeki nüfus gibi ihtiyaç duymamıştır. Buna karşılık aynı yüz yılda gayrimüslimlerin köylü nüfus oranı hızla azalmıştır. Şehirdeki nüfusları artmış, daha çok ticaretle, özel sektörle uğraşmışlardır. Bu da gayri Müslimleri refah seviyesi ve okuma yazma oranı bakımından Müslümanlardan çık daha ileri bir seviyeye getirmiştir.



Cumhuriyetin öncesinde okuma yazma oranı, Kemal H. Karpat’ın Osmanlı Nüfusu adlı kitabında % 46 (İstanbul 2016, s.254) diye gösterilmesine karşılık, Müslüman çocuklarının okullaşma oranının ise % 15-20 olduğu  belirtilmiştir(s.252). Bu rakamların ortalaması bile geçerli sayılsa muhtemelen okuma yazma bilenlerin oranı % 30 seviyesindedir. 1927 nüfus sayımında ise bu oran % 10 olarak ilan edilmiştir. Oran gerçek midir yoksa bir yıl sonra yapılacak alfabe değişikliği için bir veri olsun diye mi rakamlar böyle açıklanmıştır? Her iki ihtimalinde eşit olması mümkündür.



Kemalizmin yapıp ettiklerini savunanlar alfabe değişimini, eski alfabenin zorluğuna, o yüzden de okuma yazma oranının çok düşük olmasına bağlamayı vardiya usulü tekrarlamaktadırlar. Bu cenahın ortak bir özelliği de alfabe değişimini yapan kadronun açıklamalarını yok saymaları ya da kendi görüşlerine göre değiştirmeleridir. Çünkü dönemin Başbakanı İsmet İnönü, alfabe değişimini “eskisinin zorluğundan değil var olan kültürü değiştirip yerine bir batı kültürü getirmek için bunu yaptık” (Hatıralar, C.2, Ankara 1992, s.223,) diye açıklamıştır. Bu yüzden eski alfabenin zorluğu, okuma yazmanın bu yüzden az olduğu için değiştirildiği iddiaları boştur, akıl dışıdır.



Sadece İnönü değil, Türk Dil Kurumu genel sekreteri unvanlı İbrahim Necmi Dilmen ise; “Harf İnkılabı, Türk milli bünyesinin içine karıştırılmış olan, şark ve İslam varlıklarının bağını kırmıştır. Arap harflerinin yazı şekli ortadan kalkarken bütün bir zihniyetin de iflası ilan edilmiştir. Latin kökünden gelen yeni Türk harfleriyle, Türk milleti bütün dünyaya kendisinin Avrupalı medeniyeti benimsemiş bir Avrupa milleti, bir ileri millet olduğunu inkar edilemez bir delil ile göstermiş oldu.(Türk Dilbilgisi, Ankara 1989, s.13)



Alfabe değişimine kimin karar verdiği de önemlidir. Zeki Velidi Togan’ın iddiasına bakılırsa, alfabe değişiminin mana ve önemini anlatan İngiliz Profesörü Sir Dension Ross, 1926’da Ankara’da karargah kurmuştur. Şaşırtıcı olan ise aynı Ross, 1929’da Londra’da katıldığı bir konferansta Hindistan Müslümanları için Latin Alfabesini değil Arap alfabesini savunmuştur.(Tarihte Usul, İstanbul 1981, s.XVIII, dipnot 2)





Alfabe değişikliğini 24 Kasım 1981'de "öğretmenler günü" icat etme cinliği ise Kenan Evren'e aittir. Çünkü alfabe değişimi ile okuma yazmanın sıfırlandığı bir günün öğretmenler günü sayılması öğretmenlik kavramının içini boşaltmaktır. 



Değişim toplumsal bir talebi, ihtiyacı karşılıyor ise bir anlamı vardır. Böyle bir değişiminde olumlu olacağı açıktır. Aksi halde sırf bir kişi istedi diye yapılan değişikliklerin milletin hayrına olmayacağı açıktır. Türkiye’deki değişimlerin arkasında ise yalnızca bir kişinin olduğu kuşkuludur. Çünkü Latin alfabesi örneğinde, Dension Ross’un olduğu gibi her değişimin arkasında bir İngiliz’in çıkması neredeyse olağan bir hal almıştır.



Alfabe değişiminin ideolojik nedenlerden dolayı yapıldığı kesindir. O kadar ki Kuzey Azerbaycan’da Türkiye gibi Arap alfabesi kullanılmaktaydı. SSCB tarafından 1920’de işgal edilince Kuzey Azerbaycan’da hemen Latin alfabesi kullanılmaya başlanmış, Türkiye’nin Latin alfabesini almasından sonra ise yine SSCB zorlaması ile Kuzey Azerbaycan’da bir alfabe değişimi ile Kiril Alfabesi getirilmiştir. Çünkü bir halkın kültürünü ait olduğu yerden koparmak, değiştirmek isteyenler ilk önce alfabeyi değiştirmekle işe başlıyorlar. Üstelik Türkiye’de bunu yapanlar, halkın kültürünü değiştirmek için yaptıklarını övünerek anlatmışken, şimdi onların artçısı olanlar başka nedenler icat etme yarışı içindedirler.



Bütün bunların hatırlanması, Osmanlı yöneticilerinin görevlerini iyi yaptıkları, halkın bilgilenmesi için yeterli çabayı gösterdikleri anlamına gelir mi? Gelmez. Cumhuriyet ile gelen değişimlerin eleştirilmesi bir Osmanlı savunması olmayacağı gibi, Osmanlı dönemindeki yanlışların söylenmesi de bir cumhuriyet dönemi övgüsü değildir. Olayı bir Osmanlı Cumhuriyet yarışı gibi görmek yanlıştır.



Ömründe bir kitap okumamış olanların, gazeteyi bile ancak spor sayfası veya bulmaca sayfası için takip edenlerin eski alfabenin zorluğunu tekrarlamaları bu konuda icat edilmiş olan yalanların yaygınlığını göstermektedir. Milletin parası ile ayakta duran okullar, milletin aldatılması için icat edilen yalanların yayıldığı, kuşaktan kuşağa tekrarlandığı, mekanlar durumundan çıkarılmadıkça bu tartışmaların sonuçlanması da zordur.

Bu 266
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com