Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TTB HEMEN KAPATILMALIDIR
YAPARIZ DİYORSAK YAPARIZ
KARİYE CAMİSİ DE MÜZELİKTEN KURTARILDI
KÖTÜ BEYAZ ADAMIN KÜSTAHLIĞI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

HALKA KARŞI MUHALEFET

21.04.2019 / 21:54


Hakkari Çukurca’da 19/20 Nisan 2019’da ki PKK saldırıları sonunda şehit düşen dört askerden birisi olan Yener Kırıkçı için 21 Nisan 2019 Pazar günü düzenlenen cenaze törenine CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’da katıldı. Aslında onun cenazeye katılacağı haberleri üzerine şehit yakınları, “cenazemize gelmesin” diye tepki göstermişti. Ancak Kılıçdaroğlu bu tepki haberlerini önemsemeyerek cenazeye geldi. Birden bir öfke kuşatmasına alındı.



Ana muhalefet partisi liderinin böyle bir muameleye uğraması büyük bir yanlıştır. Terörün partisi HDP ile seçimlerde ittifak etmesi, ara sıra “YPG (PKK) bizim için tehlike değildir, YPG (PKK) Türkiye’ye saldırmaz” gibi akıllara ziyan açıklamaları olmuştu. Dört fidanın toprağa düşmesinden iki gün sonra, işte onlardan birisinin cenazesine gelmişti.



Bir siyaset adamının saldırıya uğraması, dövülmesi her şeyden önce devletin ve hukuk devletinin ayıbıdır. İnsanlar devlete ve hukuka güvenerek siyasetlerini yaparlar. Onları korumakla görevli olanların her ne pahasına olursa olsun görevlerini yapması gerekir.



Şimdi Türkiye’de ortaya çıkabilecek bir iç savaş manzarası Türkiye için kıyametin kopması olmaz mı? Türkiye’ye yapılabilecek en büyük kötülüklerden birisidir. Sorumluluk sahibi olan herkesin işlerini buna göre yapması gerekir. Bu konuda gösterilecek bir ihmal, bir kusur, düşman için bulunmaz bir fırsat olacaktır.



Bazı işlerin şuyuu vukuundan beterdir derler. CHP’nin seçimlerde PKK ile ittifakı ise şuyuundan önce vuku buldu. PKK terörü ile canların yanmaya, fidanların toprağa düştüğü bir sırada CHP yönetimi halkın tepkisini önemsemedi. “Sınırımızda başkaları olacağına PYD (PKK) olsun” (CHP Genel Başkan yardımcısı Muharrem Erkek) gibi çıkışları oldu. Ancak CHP yönetimi, biz hem seçimlerde PKK ile ittifak eder hem de “kuvay-ı milliye” vurgusuyla, Kemal Paşa posterleri ile halkın içinde gezeriz havasıyla olup biteni anlamamaya devam etti.



Yaşını başını almış bir siyaset adamını yumruklamak büyük yanlıştır. Üstelik cenazeye gelmiştir. “Cenazeye düşman bile gelse buyur denir.” Ancak cenazelerde, iki hasım aile arasında süre gelen bu gelenekler, işin içine siyasi hasımlık girince bambaşka bir şekle ve içeriğe bürünmektedir. Kılıçdaroğlu’na yönelen saldırı elbette sonuçları itibarı ile oldukça önemlidir.



Artık bilecektir ki PKK ile yaptığı kirli ittifakın halk nezdinde bir karşılığı vardır. Bu karşılık başlangıçta onun hesap etmediği boyutlar ve içerikte olabilir. En çok CHP’yi yakar. Nitekim belirtileri de öyledir. Hiçbir şey yokmuş gibi, şehit cenazelerine gitmesi büyük tedbirsizliktir. Elbette askerin, polisin görevi Kılıçdaroğlu’nu korumaktır. Koruma zaafının ortaya çıkması, hiçbir şekilde mazur görülemez. Ancak o da bilecektir ki dönem artık rahatça şehit cenazelerine gidip gelebileceği bir dönem değildir. Kendisine bu konularda danışmanlık edenleri, Muharrem Erkek gibileri gönderse bile, gönderdiklerinin de hoş karşılanmayacağını da bilmelidir.



Muhalefet kabul etmese de Türkiye kuşatıldığı terör nedeniyle bir beka sorunu ile yüz yüzedir. Bu sorun ise can almaya devam etmektedir. Fidan gibi gençler ömürlerinin baharında toprağa düşerken CHP yönetimi, hiçbir şey yokmuş gibi, beka sorununu, “iktidarın koltuk sorunu” gibi göstermeye çalışırken bilerek bilmeyerek halka karşı cephede yer almaktadır. Bazı illerde ya da bazı semtlerde “Kemal Paşa’nın askerleriyiz” vurgusu, asla terör ile aynı cephede olduğu şuyuunu ortadan kaldırmaya, ya da gizlemeye yetmemektedir.



Benzeri bir durum büyük ölçüde İyi Parti tarafı için de geçerlidir. PKK ile ittifaka itiraz etmeyerek ya da o ittifakla elde edilen seçim sonuçları ile zafer sevinci yaşayarak, terörün aldığı canları, gündeminden çıkarması onu da CHP’nin suç ortağı haline getirmektedir.



Türkiye kıya sıya bir mücadelenin yaşandığı bir seçimi geride bıraktı. Görüldü ki bu sadece seçimden ibaret değilmiş. İktidar kendi tarafını, Türkiye’nin bekasını temin için uğraşan taraf olarak görürken, bunun için de teröre karşı kesin bir mücadele cephesi açmışken, muhalefet bu mücadeleyi küçümsedi. Koltuk kaygısı diye hafife aldı. Giderek halkın beklentilerinden, duygularından hızla uzaklaştı.



Seçimler bitmesine rağmen, iktidar ve muhalefet arasındaki bu mücadele devam etmeye daha çok eğilimlidir. CB Erdoğan’ın dediği gibi “demirin soğutulması” mevsimi çok yakın görünmüyor. Çubuk örneğinde ki olayların başka il ve ilçelerde de tekrarı her an muhtemeldir. Her şeyden önce iç güvenlikten sorumlu ve yetkili olanların bu konuyu bilerek davranmaları, olayları daha oluşmadan önlemeleri beklenir. Bir muhalefet liderine yönelen saldırının sadece bir kişiye yönelmiş bir saldırı olarak kalmayacağını teslim etmeleri tedbirlerini ona göre tahkim etmeleri umulur.

Bu 228
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com