Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
NASIL BİR ŞEREF YOKSUNUSUN?
28 ŞUBAT DARBECİLERİNİN CEZASI ONAYLANDI
TERÖRİST BAYIK ABD VE AB'YE YALVARDI
AYASOFYA KARARNAMSİ

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ŞEREFİN YANLIŞ YERDE ARANMASI

23.05.2017 / 17:36


Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, FETÖ nedeniyle görevinden atılan ve açığa alınanların 150 bin civarında olduğunu açıklamıştı. Bu açıklamadan sonra da görevden atmalar ve açığa almalar devam etti. Muhtemelen de devam edecektir. Görevine iade edilenler de var ise de bunlar diğerlerine göre oldukça azdır.



FETÖ ile ilişkisine bağlı olarak görevden atılmalar ve açığa alınmaları meşru görmek icap eder. Ancak bu kadar kısa sürede bu kadar çok sayıda insanın görevinden açığa alınması ya da atılmasında herkesin yeterince tek tek incelenmesi, sağlam bilgilere dayandırılması giderek zorlaşmaktadır. Bu zorluğun da bir takım haksızlıklara hatta zulümlere kapı aralaması kaçınılmaz olmaktadır.



FETÖ’nün kırk yılı boyunca bu halkın ekonomisini nasıl tırtıkladığı, himmet adıyla toplanan paraların ABD seçimlerine kadar nasıl münasebetsiz yerlerde harcandığı şimdi daha çok görülüyor. FETÖ’nün himmetini eksik gördüğü esnaf üzerine SGK ve Maliye görevlilerini nasıl bir korsan avcısı gibi musallat ettiği de herkesin malumudur.



FETÖ çalışmalarına kendi çapında itirazı olanların, örgütün polislerince nasıl tutuklandığı ve örgütün mahkeme üyelerince de nasıl inim inim inletildiklerini de bilmeyen duymayan kalmamıştır. Neredeyse hemen herkesin yakın çevresinde bildiği örnekler vardır.



Şimdi FETÖ’nün askeri kanadı yargılanırken görünen odur ki son derece omurgasız tiplerden oluşmaktadır.İçlerinden bir tane Kaşif Kuzinoğlu örneğindekine benzer mert birisi çıkmamıştır. Bütün yaverler Brütüs rollerine rağmen hala değişik yalan senaryolar icat etmeye devam ediyorlar. Yüzlercesi yurt dışına kaçmıştır. Tutuklananlar karakolda doğruyu söylemiş itirafçı gibi konuşmuşken mahkeme de aksini söylemiştir. FETÖ’nün askeri kanadı diğerleri gibi yalan makinesi durumundadır. Hiç birisinin darbeden haberi olmamış neredeyse hepsi tatbikat var diye bu işe karışmış havasındadır. İşin tuhafı 40 yıldan beri milleti kolayca aldattıkları için bu mavallarına bugünde alıcı çıkacağını beklemeleridir.



Anlaşılmıştır ki FETÖ işi savsaklamaya gelmez ciddi bir iştir. Bunların ipi nereye kadar uzanmaktadır, bunu bile tayin etmek güçtür. FETÖ’nün insan malzemesi bir mankurtlaştırma hikayesidir. Bir kişiyi bilemedin iki kişiyi kutsama, onun yanılmazlığı, ilahi armağanlara ve yönlendirmelere muhatap kılındığı masalına dayandırılmıştır. Bu tür masallara intibak yeteneğine göre bütün imkanlar önlerine cömertçe serilmiştir.



FETÖ ile kim mücadele edecektir, etmektedir? Bir defa FETÖ’yü oluşturan ideolojik tahayyüle dikkat edilmeden, onu anlamadan bu işten sonuç almak mümkün müdür? FETÖ’nün içinden çıktığı geleneği kutsayanlar onunla nasıl mücadele edecektir? Her faninin yanılması mümkündür muhtemeldir. Yönetici olanların da FETÖ hakkında geçmişte yanılmış olmaları belki bu çerçevede ele alınabilir. Ancak yönetici olanların hatta alim diye bilinenlerin toplumun önünde olması onları aydınlatması yol göstermesi icap etmez mi?  FETÖ onları da her hangi bir esnaf gibi kandırmış ise bu nasıl alimliktir bu yöneticiliktir ya da yol göstericiliktir? Böylesine kandırılan alimlerin her hangi bir avamdan farkı nedir?



Mehmet Görmez olayı ibretliktir. Üniversitede Profesör olmuş, Diyanet İşleri Başkanı olmuş. Lakin ilk okul mezunu FETÖ lideri Gülen’e ne 2013 yılında yazdığı mektupta ne diyor: "Ehl'i hadisin naçiz bir talebesi olarak bir grup genç alimle birlikte, Resul-i Ekrem'in nübüvvet işkâtından iktibas ile cem', tebvib ve tasnif ederek şerhettiğimiz "Hadislerle İslam - Hadislerin hadislerle yorumu" eserini şahsım da dahil çağımız İslam nesillerinde büyük emekleri olan zât-ı âlilerinin yüksek ıttılâlına tankidâtına arz etmekten şerefyab olduğumu ifade eder, sıhhat, âfiyet, uzun ömürler niyazıyla, selam, hürmet ve muhabbetlerimi takdim ederim.". Görmez, Gülen’den gelecek eleştiriyi şeref sayıyor. Bu nasıl bir şereftir? Görmez’in şerefi böyle acaipliklerden oluşurken şurada burada geçim derdiyle uğraşırken Gülen bağımlısı olan bazı garipleri suçlamanın cezalandırmanın ne anlamı olabilir?



Şimdi bu görmez ve ona benzer kişilerin, Gülen’in eleştirinden şeref kazanmış kişilerin, FETÖ’ye karşı mücadelesi hiç inandırıcı değildir. Görmez bir de Gülen’in kendisi üzerinde büyük emekleri olduğunu iddia ediyor. Üniversite de prof, Diyanette başkan olmuş birisinin üzerinde Gülen’in nasıl ve hangi yolla büyük emek sahibi olduğunu, bu emeklerin neler olduğunu açıklaması icap eder. Bu saatten sonra Görmez gibilerin, görevlerini bırakarak bu halka, bu ülkeye iyilik etmeleri mümkündür. Bir özre bile tenezzül etmeyenlerin, adeta kendilerini dokunulmaz bilenlerin nasıl kolayca aldatıldıklarının örnekleri ile yeni kuşaklar büyümektedir. Sermayesi kibir olanların, ikbalini FETÖ gibi karanlık ve şaibeli örgütlerin iltifatında ve himayesinde görenlerin utanılacak örnekleri Türkiye’de bilim, siyaset ve daha pek çok alanı kirlettiğinin örnekleri dağlar gibi büyümektedir.

Bu 762
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com