Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TTB HEMEN KAPATILMALIDIR
YAPARIZ DİYORSAK YAPARIZ
KARİYE CAMİSİ DE MÜZELİKTEN KURTARILDI
KÖTÜ BEYAZ ADAMIN KÜSTAHLIĞI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KUTLU DOĞUM HAFTASI

29.04.2017 / 07:10


Bundan on yıl önce dönemin Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt tarafından verilen 27 Nisan e-muhtırasının temel iddialarından birisi de : "KUTLU DOĞUM Haftası kutlamaları ile 23 Nisan törenleri gölgede bırakılmak istenildi" deniliyordu. Oysa şimdi bazı akıllılar ise "Kutlu Doğum Kutlamaları ile FETÖ'nün Dinler Arası Diyalog Çalışmaları yürütülüyor zaten bu haftayı icat edenler de FETÖCÜ'ler" diyerek Türk mucitleri arasında ki yerlerini de almışlardır. Üç yıl öncesine kadar Gülen ve taraftarları hakkında tek kelimelik eleştiri yazısı görülmemiş olan Nuh Albayrak da bu Türk mucitleri arasına katılmıştır.



Tayyip Erdoğan başbakanlığı döneminde uzun bir süre “Medeniyetler Arası İttifak” diye isimlendirilen bir çalışmanın eş başkanlığını yapmıştır. Bu çalışmanın da esas olarak “Dinler Arası Diyaloga” benzer bir iş olduğu da bilinmektedir. Yine bu çalışma kapsamında İstanbul’da “Medeniyetler Arası İttifak Enstitüsü” adıyla kurulan enstitü de halen çalışmalarını Prof Bekir Topaloğlu başkanlığında yürütmektedir. Medeniyetler Arası İttifak çalışmaları da Dinler Arası Diyalog’u hatırlatsa bile ondan ilgisizidir. Çünkü Müslümanlar Hıristiyanlar arasında topyekun bir savaşı öngören “Medeniyetler Arası Çatışma” tezine reddiye mahiyetinde ve onu etkisiz hale getirmek, “çatışma değil işbirliğini” hedef alan bir çalışma olarak isimlendirilmiştir. Çatışma tezinin bu çalışmalarla ne ölçüde etkisiz hale getirildiği elbette bilinmiyor ama çatışmaya bir katkıda bulunmadığı kesinkes söylenebilir.



Şimdi Tayyip Erdoğan'ın Medeniyetler Arasında ki İttifak çalışmalarını ve İstanbul'da kurulmuş olan Medeniyetler Arasında ki İttifakın da Hükümetçe desteklendiğini unutan ya da yok sayanların icat yeteneklerine, sapla samanı karıştırma becerilerinden dolayı şaşırma hakkımı kullanıyorum.



Kutlu Doğum Haftası Diyanet İşleri Başkanlığının düzenlediği bir çeşit mevlid kandilidir. 1989 Yılında DİB bu programı başlattığında DİB Sait Yazıcıoğlu idi. Bu şahıs daha sonra Ak Parti'den milletvekilliği ve bakanlık yaptı. Bu güne kadar FETÖ ile uzak yakın hiç bir ilişkisi de tespit edilemedi. Kutlu Doğum Haftasını faydalı, zararlı, doğru yanlış bulunabilir. Bu ayrı bir tartışma konusudur. Ama beğenmediğiniz her işi FETÖ İŞİ diye isimlendirmeniz teslim ediniz ki bir paranoyadır. Nuh Albayrak vb kimseleri öncelikle psikoloji ilmine sonra da Allah'a havale temek lazımdır. Erzurumlunun dediği gibi "aklımı kaldıracağım, aklımı koru Allah'ım" demekten başka bir çare ortada görünmüyor.



Kutlu Doğum Haftası faaliyetlerinin temelinde Mümtazer Türköne’nin “1989’da bu faaliyeti başlata kararını alanlar arasında ben de vardım. Bunun ismini veren de Ayvaz Gökdemir oldu” diye bir yazısında belirtmiş olmasıdır. O dönemde Türköne DİB Yayın Kurulu Danışmanı imiş. Böyle bir kararın alınmasında bir danışmanın katkısı ne kadar olabilir? Bir diğer önemli soru da, Türköne, gençlik öğrencilik döneminde MHP’li idi. MHP içinde ki faaliyetlerde yer aldığı için 12 Eylül döneminde Mamak cezaeinde de bir süre yatmıştır. Türkönenin hayatının her döneminde Gülenci olmadığı açıktır.Hal böyle iken Türköne’nin adı bu işe karıştı diye buradan yola çıkarak, Kutlu Doğum Haftası faaliyetlerini, Gülen işi saymak, FETÖCÜLÜK faalyetleri arasında ilan etmek inandırıcı değildir.



Hz. Muhammed’in doğum gününü içine lan haftayı, kutlu doğum haftası diye doğrudan O’nu anlatan faaliyetlere ayırmayı, “Hz. Peygamberin fonksiyonunu işlevsiz hale getirme amacı taşıdığı görülen Dinler Arası Diyalog ile eşitlemek” hiç de makul bir iddia değildir. İslam’ın mutlak mana da Hicri takvim uygulaması ile sınırlı olduğu görüşünün de bir mesnedi yoktur. Hatırlanmalıdır ki başlangıçta kandil uygulaması da yoktur. Sonradan ihdas edilmiştir. Hicri takvime göre 30 yıl içinde hemen her yıl günü değişen bir doğum/mevlid günü yerine milat takvimi kullananların bildiği alışık olduğu şekliyle yılın sabit bir gününde Hz. Muhammed’i doğumu münasebetiyle anmak, onun ahlakını, mesajını, çalışmalarını hatırlamak, hatırlatmak dini yozlaştırmak olmadığı gibi Hz. Muhammed’in risalet tarafını önemsiz hale getirmek de değildir.



Hatırlanmalıdır ki Hicri Takvim diye bilinen takvimde aslında Sümerlerden kalma bir takvimdir. Sadece takvim olma özelliği ile bir kutsallığı da yoktur. Ramazan orucu ve hac ibadeti dışında ki diğer faaliyetlerin, ibadetlerin bu takvime göre düzenlenmesini mutlak manada öngören bir hükümde yoktur. Hicret takvimini İslam’ın neredeyse vazgeçilemez bir unsuru bilmek, Hz. Muhammed’in doğumu hakkında ki bir faaliyet haftası hicret takvimi yerine milat takvimi yerine yapılamaz, bu İslam’ı tahrif etmedir iddialarının hem içi boş hem de cehaletin şamatasıdır. On yıl önce 23 Nisan’ı unutturmak için icat edildiği iddia edilen kutlu doğum haftasının bu günlerde paralel din ya da FETÖCÜLÜK sayılması fanatizmden, paranoyadan başka bir şey değildir.

Bu 732
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com