Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TTB HEMEN KAPATILMALIDIR
YAPARIZ DİYORSAK YAPARIZ
KARİYE CAMİSİ DE MÜZELİKTEN KURTARILDI
KÖTÜ BEYAZ ADAMIN KÜSTAHLIĞI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

SURİYE ADININ DEĞİŞMESİ

01.02.2017 / 12:08


Ocak ayının son haftasında Kazakistan/Astana’da ki Suriye görüşmelerinde Rusya tarafı, Suriye için bir anayasa taslağını teklif olarak muhaliflere verdi. Suriye’nin yıkımında İran’dan sonra en büyük sorumluluğun sahibi Rusya, Suriye’de savaş sonrası için anayasa taslağı teklifinde bulunuyor. Savaş suçlusu bir ülke olan Rusya enkaza çevirdiği Suriye için anayasa taslağı hazırlıyor. “Her halkın kendi kaderini tayin etme hakkı vardır” söyleminin modalaşmasından yüz yıl sonra bile Rusya bu hakkı kendinde görebiliyor.



Rusya’nın bu tutumu basit bir emperyalist heves değil yüz yıllardır sürdürdüğü Rus emperyalizminin yeni bir görüntüsüdür. Rusya bunu Çarlık ve SSCB dönemlerinde de pek çok yerde tekrarlamıştır. Kafkasya bölgesinin büyük çoğunluğunu işgal ettikten sonra güney Kafkasya ülkeleri, Kuzey Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan sınırları hatta bazılarının nüfus yapısı bile Rus saldırganlığının izlerini taşımaktadır. Gürcistan’dan Müslüman Gürcülerin, Abhazya’dan Müslüman Abhazların zorla tehcir edilmeleri, Türkiye Azerbaycan kara bağlantısını kesmek için, Azerbaycan ve Nahcivan arasındaki bölgenin Ermenistan’a verilmesi Rus emperyalizminin bir sonucudur.



“Orta Asya Cumhuriyetleri” ya da ne idüğü belirsiz “Türki Cumhuriyetleri”nin sınırları da böyle değil midir? Rus işgalinde önce Hazar’ın doğusu “Türkistan” olarak bilinirdi. İşgalden sonra Stalin icadıyla, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan sınırları oluşturuldu. Türkistan ise Kazakistan sınırları içinde küçük bir vilayetin adı olarak kaldı. Ruslar bununla yetinmeyerek bunların her biri için ayrı bir dil, ayrı bir tarih oluşturdular. Rus yetiştirmesi bazı aydınlarda bu dil ve tarih tezlerini benimseyerek tekrarlayarak günümüze kadar geldiler.



Şimdi Rusya yüz yılların verdiği işgal ve sömürgecilik tecrübesiyle Suriye için hazırladığı anayasa taslağında ülkenin adının “Suriye Arap Cumhuriyeti” yerine “Suriye Cumhuriyeti” olmasını istiyor. Rusya federasyonu adı yerine başka bir ülke bir “Ayı federasyonu” ya da bu biraz şık olmayacağı için “Sibirya federasyonu” gibi bir teklifte bulunabilir mi? Ruslar böyle bir teklife ne derler?  Ruslar “Suriye’nin toprak bütünlüğü için de bazı bölgelerde Kürtçenin de ikinci resmi bir dil olmasını” teklif ediyorlar. Toprak bütünlüğü vurgusu ise “alıştıra alıştıra bölmenin” bir yöntemidir.



Hatırlanmalıdır ki Suriye adı Roma döneminde kullanılmış, Bizans döneminde bile kullanılmayan bir isimdir. İlk Hıristiyan topluluklardan olan Süryanilerden kalan bu isim, mezhep ve ırk farkları nedeniyle Süryanilerin neredeyse tümüyle Suriye’yi terk edip Mardin Musul bölgesine göç etmelerinden sonra adeta dayanıksız kalmıştır. Hz. Ömer döneminde buranın fethinden sonra “Biladüşşam” ya da “Dımaş” adı kullanılmışken, Osmanlı döneminde de bütün ülke için çoğunlukla “Şam” adı kullanılmıştır.



1847’de Sadrazam Mustafa Reşit Paşa, durup dururken Suriye adını resmi ad olarak kayıtlara geçirmiştir. Bu tarihten sonra tartışmasız bir şekilde yerleşen Suriye adı Fransız işgalinden sonra ise bağımsızlık ilanı ile birlikte “Suriye Arap Cumhuriyeti” halini almıştır.



Suriye’nin bağımsız olduğu dönemde Arap milliyetçiliğinin etkisi neredeyse tek belirleyici durumundaydı. Bu etki iledir ki ülke adı da “Suriye Arap Cumhuriyeti” oldu. Ancak Suriye’de iç savaşın başlaması ile birlikte, Suriye’de ki Kürt partileri, muhaliflerden ayrılarak, birleşme için öne sürdükleri ön şartları arasına ülke adının “Suriye Cumhuriyetine” dönüştürülmesini tekrarlamaya başladılar. “Madem Suriye’de herkes Arap değil o halde ülke adından da Arap adı çıkarılmalıdır” tezini öne çıkardılar. Oysa Kürdistan dedikleri bölgede herkesin Kürt olmadığını bile bile o bölgeye “Kürdistan” demeye devam ediyorlar. Bununla da yetinmeyerek, Suriye’nin kuzey bölgesini tümüyle “Batı Kürdistan” (Rojova) demeye devam ediyorlar. Tarihte hiç kullanılmayan ve bölgenin nüfus yapısı içinde de bir karşılığı olmayan bu adı tercih ediyorlar.



Sömürgecilerin değişmez yöntemlerinden birisi de riyakarlıklarıdır. Rusya görünürde “Suriye’nin toprak bütünlüğünden” yanadır. Güya bu iddiası içinde Suriye hükümeti ile ittifak içindedir ve bu iddiası içinde Suriye’yi enkaza çevirmiştir. Ancak aynı Rusya el altından savaş ganimeti olarak Suriye’nin kuzeyini gasp etmeye çalışan ayrılıkçı Kürtlerin iddialarını sahiplenmiş hazırladığı taslak anayasasında, ülke adını değiştirdiği gibi resmi dil olan Arapçanın yanına bazı bölgelerde “yerel referandumla” Kürtçenin de ikinci bir resmi dil olarak yer almasını taslak anayasasına bir madde olarak eklemiştir.



Rusyanın bu tutumunu sadece “Kürt sevgisi” ile açıklamak yeterli değildir. Bu anayasa taslağı ile ayrılıkçı Kürtlerle olan bağlarını tahkim etmeye çalışırken Suriye’nin bölünmesi sonucuna göre de kendince bir hazırlık yapmıştır. Emperyalizm biraz da her seçeneğe karşı ayrı bir hazırlığı gerektiriyor olmalıdır. Ancak Türkiye’nin geciken Suriye müdahalesi, ABD ve Rusya’nın emperyalist oyunları için önemli bir engel oluşturdu. Türkiye’nin komşu ülkelerde olup bitenleri seyretmesinin ve emperyalistlere teslim olmasının ifadesi olan “yurtta sulh cihanda sulh” siyaseti Türkiye’ye ağır bedeller ödetmiştir.

Bu 802
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com