Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
NASIL BİR ŞEREF YOKSUNUSUN?
28 ŞUBAT DARBECİLERİNİN CEZASI ONAYLANDI
TERÖRİST BAYIK ABD VE AB'YE YALVARDI
AYASOFYA KARARNAMSİ

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

INKILAP TARİHİ DERSİ KALDIRILMALIDIR

19.01.2017 / 08:45


MEB uzun zamandır beklenen yeni müfredat programını ilan etti. Görüldü ki pek çok dersin içeriğinde, haftalık ders  saatinde önemli bir değişiklik yapılmamıştır. İki yılı aşan bir süreden beri müfredatı yenileme çalışmalarından beklenen sonuç ortaya çıkmamıştır. Büyük bir hayal kırıklığı olmuştur. Oysa müfredat yenileme çalışmalarının haber olması önemli bir beklentiye yol açmıştı.



Yeni müfredatın değişiklik getirmediği derslerden birisi de Tarih’tir. Osmanlı döneminde okullarda okutulan Tarih dersinin müfredatı oldukça yetersiz ve Türk tarihini bir bütünlük içinde ele almaktan çok uzaktı. Cumhuriyet döneminde de bu konuda çok iddialı sözler edilmesine karşılık, Tarih dersinin bir bilinç paylaşımını, yüz yılların mirası olan tecrübelerin sözlü aktarımını vermekten yine uzaktır.



Liselerin Tarih müfredatına bakıldığında görülecektir ki Lise Bir’in kitabı konu çokluğu dolayısı ile Türklere yer kalmamış gibidir. İslamiyet öncesi döneme ayrılan uzun sayılacak bölüm ise yazılı belge yetersizliği nedeniyle bilgilendirmekten hayli uzaktır. Türkiye coğrafyasının tarihine yer vermek kaygısı ile “Eski Anadolu Uygarlıklarına” ayrılan bölüm, Türkiye Selçuklularına yarılmış olandan çok daha fazladır. Türkiye Selçuklularının bölümü adeta geçiştirilmiştir. Oysa güncel tartışmalara da ışık tutacak şekilde, Türkiye topraklarına İslam’ın ulaşması, Türklerin hangi şartlarda ve kimlere rağmen gelip bu topraklara yerleştikleri gibi konular hiç yoktur.



Lise İki tarih kitabı tümüyle Osmanlı dönemine ayrılmıştır. “Kültür Medeniyet” gibi konuların tekrarlanması, Anadolu’nun yerlisi sayılan diğer Hıristiyan unsurlarla olan ilişkiler ise neredeyse yoktur. Bu sınıfın kitabında, Osmanlının başlangıcı için yazılan coşkulu sayılacak ifade biçimleri ise Osmanlının yıkılışında yer almamıştır. Osmanlının kimler tarafından hangi “yüksek idealler için” yıkıldığı gibi sorularının karşılığı bile yoktur.



Lise Üç’te ise genel olarak Tarih dersi diye okutulan ders ise “T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük” adını taşımaktadır.  Bu dersin konuları, İlkokul’da, Orta Okul’da Lise’de ve Üniversite’de tekrarlanmaktadır. Teslim edilmelidir ki bu bir zaman kaybıdır. Üstelik zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarıldığı bu dönemde aynı konuların her okul basamağında ayrıca tekrarlanmasının bilimsel bir açıklaması da yoktur. Müfredatın içeriği ise daha çok “şartlandırma” ve bir kişiye bağlama amacı etrafında hazırlanmış olmalıdır. Tarih dersleri genelde, İnsanlığın bir parçası kabul edilen milletin değerlerini, millete aidiyetin gereğini, ülke sevgisini ve ülkeye bağlılık ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlanması esas alınmalı iken, İnkılap Tarihi dersi, millete, ülkeye bağlılığı değil bir kişiye bağlılığı temel alan yücelten bir anlayışla hazırlanmaktadır.



Bu dersin kitabında yer alan yanlış bilgilerin çıkarılması halinde geriye kalanların bir kitaba yeteceği de şüphelidir. Ancak bir parti devletinde görülecek şekilde, ülkenin kurulmasında korunmasında, bütün milletin görevini ihmal ettiği, bütün yöneticilerin düşmanla işbirliği yaptıkları hengamede gerekli olan bütün olumlu işlerin yalnızca bir kişi tarafında tasarlanarak yapıldığı gibi akıl dışı tezlerle doldurulan bu kitabın, öğrencilerin şartlanmasında bir etkisinin olduğu inkar edilemez ama dönemin olaylarını anlamadıkları gibi hatta yanlış bilgilendirildikleri de inkar edilemez.



Devletin genç kuşakları yanlış bilgilerle şartlandırması gibi bir görevi olabilir mi? Kendi çocuklarına bile doğruyu söyleyemeyen, doğru soruları suç bilen ayıplayan cezalandıran bir yönetim anlayışı olabilir mi? Maalesef Türkiye’de tarih öğretimi bu anlayışla sürdürülmektedir. CHP’nin altı oku “Atatürk İlkeleri” adıyla İnkılap Tarihi kitabında önemli bir yer tutmaktadır. Bu ilkelerden mesela devletçilik terk edilmiştir. Savunanı hatırlayanı bile yoktur. Ama ders kitabında sayfalar dolusu devletçiliğin önemi hakkında hayali bilgiler yer almaktadır. Bir partinin görüşleri ders kitabı olursa bu parti rakibi olan diğer partilere karşı çok ayrıcalıklı bir konuma gelir. Oysa özgür seçimler, partilerin de eşit tutulmaları ile ancak yapılabilir.



İnkılap Tarihi dersi kaldırılmalıdır. Bunun yerine 1808 Senedi İttifak’ından başlayarak 2000’lere gelinceye kadar Türkiye’de yönetim ve toplumsal alanda yapılan değişimleri içine alan ayrı bir ders konulmalıdır. Sosyal olaylar sebep sonuç ilişkisi içinde ortaya çıktığından dolayı son iki yüz yıllık süre içinde görülen yönetim alanında ki değişimleri toplu halde bir arada öğrencilere sunmak yerine yalnızca bir kişiye bağlılığı, sadakati önceleyen bir ders müfredatı Türk halkının tarihi özelliklerine de ihtiyaçlarına da cevap vermekten çok uzaktır.



Lise Dört’te ise “Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi” adını taşıyan ders içeriği bakımından adı kadar kapsayıcı değildir. Türklerin 20.Yüzyılda SSCB’de yaşadıkları büyük felaketler yer almadığı gibi İngiltere ve müttefiklerinin sömürgelerinde yaşayan toplulukların yaşadıkları büyük insani felaketlerde ihmal edilmiştir. Oysa bu dersin adına uygun bir zengin içeriğe kavuşturulması, gençlerin geleceğe hazırlanmalarında, dünyayı anlamalarında büyük katkı sağlayacaktır.

Bu 704
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com