Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
28 ŞUBAT DARBECİLERİNİN CEZASI ONAYLANDI
TERÖRİST BAYIK ABD VE AB'YE YALVARDI
AYASOFYA KARARNAMSİ
CHP CAMİLERİ MÜZE YAPACAK

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

TÜRKİYE İÇİN SRİ LANKA MODELİ

05.11.2016 / 00:00


Türkiye teröre karşı mücadele yöntemini büyük bir yanlış yaparak 1991’de değiştirmişti. Ayrılıkçı terörün siyasi ayağının seçimlere katılmasına bu tarihte izin verildi. PKK’lılar o günden beri değişik adlarla seçimlere katılmaktadırlar. Dünyanın hangi ülkesinde, dağdaki teröristlerin lehçesi ile konuşanların seçimlere katılmasına, milletvekili, belediye meclis üyesi yada belediye başkanı olmasına izin verilir? Bunun dünyada bilinen bir örneği yoktur.



Şimdi IŞİD’in bir partisi olsa yerel ve genel seçimlere katılsa, bütün faaliyetlerinde Abdülkadir Bağdadi’nin posterlerini gösterse, insan boğazlamakla ünlenen IŞİD’çilerin isimlerini IŞİD’in partisinden seçilen belediye başkanları sokaklara mahallelere verseler nasıl bir manzara ortaya çıkar? “Özgür dünya” denilen kart sömürge ülkeleri bu manzaraya ne der? İyi şeyler demeyecekleri açıktır.



IŞİD ile PKK arasında fark var mıdır? Evet PKK daha kıdemli teröristtir. Dünyaya soldan şaşı bakarken IŞİD ise dünyaya hurafeler yumağından bakmaktadır. Her ikisinde de pek çok istihbaratın eli olduğu söylenir. PKK fazladan ve açıktan AB ve ABD desteği, yardımı almaktadır. PKK’nın Avrupa ayağından aralarında Zübeyir Aydar ve Ermenistan göçmeni Remzi Kartal’ında bulunduğu 36 sanıklı davayı karara bağlayan Bürüksel mahkemesi “PKK’nın terör örgütü değil silahlı mücadele veren bir örgüt olduğunu” iddia ederek sanıkları beraat ettirdi. (3-11-2016/AA) Böylece PKK’nın kimlerin adına barbarlık ettiği bir mahkeme kararı ile kayıtlara geçmiş oldu. Terör örgütü IŞİD için 63 ülke bir araya gelerek ortak koalisyon oluştururken PKK terörü için tam aksine 63 ülke ve daha fazlası PKK’ya yardım konsorsiyumları oluşturmaktadırlar.



Türkiye, PKK’lıların seçimlere katılmasına izin vermenin yanı sıra “çözüm süreci” adıyla onlarla uzun bir süre müzakere yürüterek de büyük bir yanlış yapmış oldu. Çünkü bu çözüm süreci döneminde PKK’lılar daha büyük bir kalkışma için hazırlıklarını yaptılar. Aynel Arap’ta PKK’lılar ile IŞİD’liler boğazlaşırken yaralı PKK’lıların PYD’li adıyla Türkiye’ye getirilerek tedavi edilmelerine ve Türkiye sınırından her türlü yardımı PKK’lıların almasına Türkiye yardım ederek başka bir büyük yanlış daha yapmıştır.



Şimdi Türkiye’nin teröre karşı tutumu daha gerçekçi daha sonuç alıcı olmaya yönelmiştir. Ayrılıkçı terörün bütün uzantılarını hangi ülkede hangi isim ve flama ile olursa olsunlar tamamını Türkiye’nin terör örgütü sayması ve onların anlayacağı bir yöntemle mücadeleyi tercih etmesi, Türkiye’nin bu alanda kaybettiği zamanı da bir ölçüde telafi edecektir.



Türkiye müttefikleri tarafından bu terör örgütü marifetiyle kapana kıstırılmaya çalışılmaktadır. Türkiye’nin müttefik saydığı ABD/AB üyesi gibi ülkeler açıktan PKK’nın kendisine ve uzantılarına her çeşit desteği vermektedir. Ancak PKK’nın aldığı bu destek, PKK’yı ortadan kaldıracak bir mücadelede bu ülkelerin PKK hatırına gelip Türkiye ile savaşabileceği gibi bir fanteziye yol açmamalıdır. Müttefikler akıl verirler, para, silah verirler ama PKK şehirlerde dağlarda güneşin altındaki kar gibi erirken gelip savaşa katılacakları ihtimali gülünçtür.



Türkiye’de ayrılıkçı terörü güçlendiren asıl neden Türkiye çevresinde gelişen olaylardır ve Türkiye’nin komşularıdır. Birinci ve İkinci Körfez savaşı PKK’nın katlanarak büyümesine yol açtığı gibi Suriye iç savaşı da PKK’yı ayrıca büyüttüğü gibi ona yeni bir alanda, fantastik takıntıları için bir arazi de kazandırmıştır. Türkiye’nin gecikerek de olsa Suriye’ye müdahalesi, Türkiye’nin güneyden kuşatılmasının önünü kesmiştir. Bab/Münbiç ve Telabyad gibi bölgelerin özgürleştirilmesi, PKK eliyle Türkiye’nin güneyinde oluşturulan kuşatmayı etkisiz hale getirecektir.



Türkiye’nin kuşatılmasının bir tarafı da elbette Irak’tır. İran’ın yayılmacı işgalci ve Rusya ile Suriye’de ABD ile Irak’ta Müslüman Arapların/Türklerin aleyhine yaptığı ittifaklar, Hizbüllah, Haşdi İabi vb terör örgütleri eliyle yaptığı katliamlar, Irak’ın kuzeyinde haritanın yeniden şekillenmesi ihtimalini ortaya çıkardı. Türkiye’nin Irak’a müdahalesi hem İran’ın yayılmacılığına bir sınır getirecek hem de PKK’nın burada yeni bir arazi üzerinde Türkiye’ye karşı bayrak sallamasını engelleyecektir.



Irak ve Suriye’de meydana gelen olaylar göstermiştir ki Türkiye’nin PKK ile mücadelesini Irak ve Suriye sahasına taşıması PKK’nın nefesini kesecektir. Elbette bu mücadelenin asıl tecelli ettiği yerde Türkiye’dir. Burada ki mücadelenin şiddetini arttırarak devam ettirilmesi, sadece dağda üstelenenlerle değil, dağdakiler adına siyaset yapanları da kapsayacak şekilde sürdürülmesi başarı için göz ardı edilemeyecek bir husustur. PKK’nın TBMM ayağında dokunulmazlık zırhı ile terör için terör lehçesi ile siyaset yapanlara dokunulmaya başlanması, Türkiye’nin geçmişteki yanlışlarını terk edeceği ihtimalini güçlendirmiştir. PKK’lıların her alanda etkisiz hale getirilmesi Türkiye’de herkes gibi Türkiye’de ki Kürtlerin de faydasına, onların terör örgütü sultasından kurtulmalarına, gelecek kaygısı taşımadan güven içinde yaşamalarının da fırsatını sağlayacaktır. Türkiye için Sri Lanka modeli giderek tek seçenek halini almaktadır. Çünkü seçimli, çözümlü, müzakereli modeller Türkiyeye güç ve zaman kaybettirmiş üstelik sorunu da tümüyle ağırlaştırmıştır.

Bu 858
Yazarın Diğer Yazıları

YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com