Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TTB HEMEN KAPATILMALIDIR
YAPARIZ DİYORSAK YAPARIZ
KARİYE CAMİSİ DE MÜZELİKTEN KURTARILDI
KÖTÜ BEYAZ ADAMIN KÜSTAHLIĞI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

PROJE OKULLARINDA NELER OLUYOR

22.10.2016 / 12:36


2011’de MEB tarafından başlatılan Proje Okul uygulaması ile şu ana 12.615 lise “Proje Okul” niteliğinde sayılmaktadır.  1 Eylül’de yayınlanan bu okullar hakkında ki yönetmeliğe göre “merkez sınavlarda kendi türünde başarı ortalamasına göre il genelinde ilk beş dereceye sahip olması, okulun açılış tarihi, yapısı veya yetiştirdiği devlet adamları itibarı ile tarihi nitelik taşıması” bu okulların “Proje Okul” kapsamına alınmasının temel özellikleri ya da ölçüsü sayılmaktadır. Bu niteliklere sahip olan okulların son derece az olduğu açıktır. Dolayısı ile en iyi sayılan bu okullar diğerlerine göre çok daha azdır. MEB’de projesini çok olanla uğraşmak daha zor olur diyerek belki az olanla uğraşmak kolay olur görüşünden hareketle az sayıda ki okul için böyle bir proje geliştirmiştir.



Geçen yıl mezuniyet töreninde İstanbul Erkek Lisesi Müdürü konuşurken öğrencilerin onu protesto etmeleri ile başlayan gösteriler kısa sürede Galatasaray, Kadıköy Anadolu vb liselere hatta Samsun Anadolu Lisesine kadar ulaşmıştı. “Proje Okul” adı verilen bu okulların yönetici ve öğretmenleri doğrudan MEB tarafından yapılmaktadır. 1 Eylül’de yayınlanan yönetmeliğe göre de bu okullarda idareci olanların dört yılda öğretmen olanların ise sekiz yılda bir değiştirilmesi öngörülmüştür. Elbette yönetmeliğin niçin tatilde çıkarılmadığı, tatil bittikten okullar açıldıktan sonra yayınlanmasıyla yüzlerce öğretmenin bir çeşit mağduriyet yaşadığı da söylenebilir. Ancak bilenler bilir ki MEB’de işler tatilde değil tatil bittikten sonra yapılır. Bu durum MEB’de bir gelenek olmuştur kolay kolay değişmesini beklemek de gerçekçi değildir.



Proje Okul sayılan okullar genellikle o ilin başarılı okullarıdır.Bu başarıda elbette öğretmenlerin, velilerin, okul yöneticilerinin payı vardır ama bu paydaki en büyük hisse de öğrencilere ait olmalıdır. Zaten bu okullara sınavlarda en yüksek puan almayı başaran öğrenciler alınıyor. Vasatın altındakiler bir yana vasat sayılacak öğrenciler bile aldıkları puanları nedeniyle bu okullara kayıt yaptıramıyorlar. Yani bu okulların öğrencileri, bulundukları ilin en başarılı öğrencileridir. Proje Okul sayılan liselerdeki öğretmenlerin, yöneticilerin ise hiç olmazsa kayıt yaptıran bu “en başarılı öğrencilerin” başarı seviyelerini düşürmeden mezun etmelerinden başka bir iş yaptıkları da söylenemez.



Proje okullarında görevli olan öğretmenlerin, okul başarısında ki payları elbette küçümsenemez. O öğretmenlerin de bu başarıda önemli bir payı vardır. Ancak meselenin sadece öğretmenin çabasından birikiminden ibaret olmadığı şuradan da bellidir ki aynı öğretmenler bulundukları ilin varoşlarında ki bir lisede bu başarıyı gösterecekleri oldukça şüphelidir. Başarı sadece bu öğretmenler nedeniyle olsaydı, onlar gittikleri her lisenin aynı başarı düzeyine ulaşmasını temin ederlerdi. Oysa edecekleri uzak bir ihtimaldir.



Haziran 2016 mezuniyet törenleri ile başlayan çirkinlik derecesinde ki gösteriler şekil ve yer değiştirerek tekrarlanmaktadır. Kırkını ellisini çoktan geride bırakmış hanımefendiler, beyefendiler bazen ellerinde yedekte tuttukları mendilleri ile birlikte göz yaşlarını rastladıkları kameralara göstermektedirler. Ağlıyorlar. Görüntüleri öyle. Koca koca insanların ağlaması da oldukça etkileyici olmaktadır. Merak ve heyecan uyandırmaktadır.



Niçin ağlıyorlar diye habere dikkat edildiğinde ise “çocuğumun öğretmeninin tayinini çıkardılar…” Dikkatini haberle sınırlandıran birisi zanneder ki MEB ilk defa öğretmenlerin tayinini yapmaktadır. Yüz binlerce öğretmenin birkaç yıl arayla yerleri değişir. Aslında bunu bilmeyen de yoktur. İlk defa oluyormuş hatta sadece adı geçen okullarda ki öğretmenlere yapılıyormuş gibi bir havayla, göz yaşları ve mendiller görüntüsüyle zenginleştirilen bu haberlere bakılırsa: “Yeni gelen İngilizce öğretmeni derste bir konu için ay ben bunu ilk defa görüyorum, demiş. Matematik öğretmeni de çocuklar bu problemi ben çözemedim siz kendi aranızda çözün demiş….”



Yalan olduğu, düzmece olduğu her halinden belli olan bu cümleler bir haberde kullanılmaktadır. Tayini çıkan öğretmenleri, benzersiz, yerleri doldurulamaz eden ne gibi özellikleri olabilir? Yada yeni ataması yapılan öğretmenlerin kendi branşlarını dahi bilmekten aciz oldukları nasıl söylenebilir? Bir öğretmenin ortalama 30 yıl çalıştığı düşülse, bunun sekiz yılını proje okulunda geçirmesi zaten ilgili yönetmelikte de yer almıştır. Aynı öğretmenin geri kalan üçte ikilik mesleki süresinde ise başka birkaç okula gitmesinden daha doğal ne olabilir? Galatasaray lisesinde iken kişisel çabası ile o lisenin başarısına katkısı olan öğretmen neden bu katkısını gidip Gebze Lisesinde hatta Kütahya Aslanapa Lisesinde göstermesin?



Proje Okullarında ki öğretmenlerin sekiz yılın sonunda tayinleri çıktı diye, buradan bir kriz üretme çabasında olanların, Milli Eğitimde kalitenin düşürüldüğü nakaratını seslendirenlerin hatta bunda “bir ihanet” bile keşfedenlerin tepkileri son derece haksız ve yersizdir. Öğretmenlerin de başka bazı eslek mensupları gibi Türkiye’nin değişik bölgelerine gitmelerinin sağlanması, bilgilerini görgülerini arttıracağı gibi en başta Türkiye’yi tanımalarını sağlayacaktır.Yöneticilerin nasıl seçildiği hakkında ki tartışmaların da sonu alınamaz. % 50 oy alan bir iktidar partisinin yönetici atamalarını, bir sendika yönetimine havale etmesi, o sendika yönetiminin keyfi, etnik, bölgesel takıntılarına göre yaptığını, iktidarın görmemesi şaşılacak bir haldir. Oysa doğru olan okul yöneticilerinin, okul çalışanları tarafından iki ya da üç yıllığına seçilmesidir. Yönetici atamalarının bir sendikanın vasıfsız/çapsız ruhban özentili yöneticilerine havale edilmesi eğitim camiası adına büyük bir gerilemedir.

Bu 841
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com