Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
NASIL BİR ŞEREF YOKSUNUSUN?
28 ŞUBAT DARBECİLERİNİN CEZASI ONAYLANDI
TERÖRİST BAYIK ABD VE AB'YE YALVARDI
AYASOFYA KARARNAMSİ

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

YENİDEN İDAM CEZASI

19.07.2016 / 14:51


Başarısız darbeden sonra idam cezası yeniden ve şiddetli bir şekilde gündem oldu. Hatırlanmalıdır ki Türkiye’de en son idam cezası 1984’te yapılmıştır. Bu tarihten başlayarak 1999’a kadar verilen idam cezaları uygulanmamıştır. Bu dönemde başta Turgut Özal olmak üzere dönemin yöneticileri idam cezalarını “uygulamamakla” da övünmüşlerdir.



Türkiye’de eskiden beri idam cezasının yanlış olduğunu, kaldırılmasının daha doğru olduğunu savunan bir kesim de her zaman olmuştur. Bu kesimin idam cezası kaldırılsın görüşünü savunurken, geçmişte yapılan bazı yanlış, haksız uygulamaları da sıkça örnek verdikleri bilinmektedir.



Ne var ki Türkiye’de idam cezası toplumun bir kesimi veya çoğunluğu istediği için değil, ABD 1999’da Abdullah Öcalan’ı “asılmamak şartı” ile verdiği için bir de Türkiye’nin AB’ye üye olma takıntısı nedeniyle kaldırılmıştır. 1999’da Türk makamları “ABD’de idam uygulanırken, neden Türkiye’ye böyle bir şartla Öcalan teslim ediliyor?” sorusunu belli ki ilgilenmeğe değer bulmamıştır. Çünkü bir AB üyesi ülke Öcalan’ı teslim ederken böyle bir şart ileri sürmüş olsaydı mantıklı tarafı olurdu, ABD gibi sabah akşam idam cezası uygulayan bir ülkenin Türkiye’den hem de Öcalan için böyle bir istekte bulunasında birden fazla hin oğlu hinliğin olduğu açıktır.



Böylece alai vala ile 1999’da Türkiye’de idam cezası birkaç istisna ile kaldırıldı. 2002’de ise o istisnalarda kaldırıldı. Artık Türkiye’nin ceza yasalarında idam yoktu. Ağırlaştırılmış müebbet gibi bir ceza onun yerini aldı. İdam cezası kaldırılırken, Öcalan asıldıktan sonra kaldırılabilirdi. Türkiye AİHM’nin yetkisini kabul ettiği için AİHM’de Türkiye aleyhine bir karar da alınabilirdi. Ancak ailesine ödenecek bir tazminata konu kapanır giderdi.



Dönemin yöneticileri bunu da uygun görmedi. “Madem Öcalan istediklerimizi konuşuyor, yaşasın böyle konuşmaya devam etsin” şıkkını tercih ettiler. Öcalan’ın her mevsim ağız değiştirdiğini önemsemediler bile.



15 Temmuz başarısız darbesiyle Türkiye çok büyük bir felaket yaşadı. Yüzlerce can kaybı, binlerce yaralı var. Yaralananların ne kadarı ölecek, ne kadarı sakat kalacak o da henüz belli değil. Türkiye’nin itibarı, yönetiminin istikrarına duyulan güven bir gecede yok olup gitti. Darbe heveslileri düşman bir ülkenin yapmayacaklarını bile kolayca yaptılar. Sonunda darbeciler tutuklandı. Şimdi bunlara idam cezası verilsin diye genel bir istek ortaya çıktı.



Kabul etmek icap eder ki idam cezasının kaldırılması yanlıştı. Elbette siyasi nedenlerle idam cezası vermek zulümdür. Tarihte örfi hukuka bağlı olarak siyasi nedenlerle binlerce idam cezası uygulanmıştır. Aynı işlerin tekrarı elbette doğru değildir. Son darbe örneğinde olduğu gibi yüzlerce insanı öldüren, binlercesini yaralı sakat bırakanların idam edilmeleri salt siyasi bir nedene bağlanabilir mi? Bunların idam edilmeyişleri, katledilenler, sakat bırakılanlar için devlet eliyle büyük bir haksızlık olmayacak mıdır?



Darbeciler nedeniyle Türkiye’de yeniden idam cezasının geri getirilmesi mümkün müdür? İdam cezası geri getirilirse, Türkiye kesin kes AB’ye üyelik isteğinden vaz geçmiş demektir. Siyasi iktidarın böyle bir kararı, böyle bir isteği yoktur. Hatırlanmalıdır ki bakanlıklardan birisinin adı Avrupa Birli Bakanlığıdır. Böyle bir üyesi olan hükümet, AB’ye üye olma isteğini bir kenara atarak idam cezasını kaldırabilir mi?



Darbeciler nedeniyle gelecek idam cezası geçmişte ki suçları, Öcalan’ı da kapsayacaktır. Çünkü Öcalan yasa değişikliği ile kurtulduğuna göre o yasanın geri gelmesi, Öcalan’ın idam cezasını da kaçınılmaz edecektir. Öcalan’ı idam etmeyeceğiz diyerek ABD’ye garanti veren Türkiye, o garantisini yok sayarak idam ederse, Türkiye’nin AB’den sonra ABD ile de ilişkileri fena halde bozulacaktır. Türkiye hem AB hem de ABD ile ilişkilerinin bozulmasını göze alabilir mi? Bu soruya evet demek çok zordur.



Bir de usul meselesi var ki, “kanunlar çıkarıldığı tarihten önceki suçlar için uygulanmaz” diye. 15 Temmuz darbesinden sonra çıkarılacak bir idam cezası ister istemez bu tarihi kapsamayacaktır. Bu usul yada “evrensel hukuk kuralı” yok sayılarak 15 Temmuz darbecileri de çıkarılacak idam cezası kapsamına alınırsa, İstiklal Mahkemelerinin ruhu hortlamış olacaktır. Çünkü o mahkemelerde insanlar önce idam edilir sonra gerekçesi düşünülerek kararı yazılırdı.



İdam cezası gereklidir. AB’nin ABD’nin tepkisi önemsenmeden idam cezasını yasalaştırmak aklın ve adaletin gereğidir. İdam cezasının örfi hukuk yada istiklal mahkemesi örneklerinden olabildiğince uzak ancak haksız yere planlayarak taammüden işlenen cinayetler gibi herkesçe kabul edilebilir somut olaylar, suçlar için, son darbe örneğinde ki gibi yüzlerce insanı katledenler için idam cezası Türkiye için bir ihtiyaçtır. Ne var ki bu şartlarda idam cezasının geri gelmesi ne mümkün ne de muhtemeldir.

Bu 1118
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com