Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
28 ŞUBAT DARBECİLERİNİN CEZASI ONAYLANDI
TERÖRİST BAYIK ABD VE AB'YE YALVARDI
AYASOFYA KARARNAMSİ
CHP CAMİLERİ MÜZE YAPACAK

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

15 TEMMUZ DARBESİNİN ÖĞRETTİKLERİ

19.07.2016 / 14:49


15 Temmuz gecesi Türkiye büyük bir facia yaşadı. Başbakan’ın açıklamasına göre 161 can kaybı ve 1440 yaralı vardır. Darbe başarıya ulaşsaydı elbette bu facianın daha da büyümesi kuvvetle muhtemel olacaktı. Darbe girişimi henüz bütünüyle sonuçlanmış değildir ama büyük ölçüde engellenmiş görünüyor.



Türkiye tarihinde 1876’dan başlayarak çeşitli darbeler olmuştur. Bu darbelerin değişmeyen ortak amacı elbette “iktidarı ele geçirmektir.” Dünyanın her tarafında iktidarı ele geçirme isteği yoldan çıkarıcı bir cazibeye sahiptir. Darbelerin çokluğuna bakılırsa Türkiye’de bu cazibe etkisini daha çok gösteriyor olmalıdır. Yada darbe yoluyla iktidar olunabileceği kanaati hala bazı insanlarda, hiziplerde varlığını sürdürmektedir.



15 Temmuz darbesi emir komuta zincirinden kopuk olmasından dolayı 27 Mayıs darbesine benzemektedir. Ordu içinde tesis edilen bir örgütlenme ile iktidarı gasp etmeye çalıştı. Bu örgütlenmenin arkasında ise Gülen Cemaatinin olduğu neredeyse bir milli mutabakat halini almıştır. Yakın zamana kadar Gülen’i bir “kanaat önderi” yada “sivil toplum önderi” olarak halka takdim edenler dünkü sonuçtan hisselerine düşeni almalıdır.



27 Mayıs darbesinde devrilen Menderese iktidarına halk sahip çıkmamıştı. Menderes’in de bu darbeye karşı her bakımdan hazırlıksız, dayanıksız olduğu görülmüştü. Dönemin Türkiye’sinde iletişim imkanları oldukça kısıtlıydı. TRT’yi ele geçirmek yeterli oluyordu. 15 Temmuz Darbecileri de TRT’yi unutmamış olacaklar ki zorla ele geçirdikleri TRT haber sütüdyosundan bildirilerini okuttular. Türkiye’nin çok değiştiğini anlamamış olmalılar ki TRT gibi daha onlarca TV vardı. Başbakan ve Cumhurbaşkanı diğer tv’lerden canlı yayınla görüşlerini açıkladılar ve halkı sokağa çağırdılar. Neredeyse bütün Türkiye’de gece yarısından sonra halk sokaklara el koydu.



Halkın bu tepkisi geçmişte görülmemişti. Bundan dolayı halkı kutlamak gerekir. Halkın tepkisinin oluşmasında elbette özel tv’lerin de etkisi büyüktür. Ancak yine de halkın tepkisi büyük can kayıplarını da beraberinde getirmiştir. İktidar hırsıyla gözü dönen darbecilerin vahşette sınır tanımadıkları yaşanan can kayıplarından görülmüştür.



Darbecilerin iyi organize oldukları kuşku götürmez. Genel kurmay karargah binasını ele geçirmeleri Genel Kurmay Başkanını ve kuvvet komutanlarını rehin alarak götürüp saklamaları kendileri için başarı bile sayılır. Bütün bu işlerin hazırlığı yapılırken Genelkurmay’ın hiçbir şey fark etmemiş olması da Genelkurmay’ın bir ayıbıdır. Hatta sadece Genelkurmay’ın değil istihbarat kurumlarının da önemli bir ayıbıdır. Böyle bir darbe hazırlığını bile tespit edemeyen istihbarat kuruluşları belli ki Türkiye’nin ve yönetimin en zayıf tarafıdır. Sayın Hulusi Akar sağ salim kurtulmuştur. Kendisi için bütün Türkiye için oldukça umut verici bir haber olmuştur. Ama kendi personelinin, kendisini rehin alan hazırlıklarını fark edememiş olması da onun önemli bir kusuru olmuştur.



Görünen odur ki cemaat yapılanmasının (PDY) şakaya gelir tarafı yoktur. Her an bütün Türkiye’ye büyük zararlar verecek imkana hazırlıklara sahiptir. Zaten 15 Temmuz darbesinin yol açtığı can mal ve siyasi kayıpları PKK belki bir yılda Türkiye’ye veremezdi. Ama cemaat bir akşamda verebildi. Şimdi bunların yargılanması, kamu kuruluşlarından ayıklanması döneminde ise hükümete adaletten ayrılmamak düşer. Darbenin yol açtığı infial nedeniyle “cemaatten bilinen” herkesin aynı torbaya konulması adalete telafisi olmayacak zararlar verir. Yargıya düşen yaşla kuruyu ayırmak bir daha darbe girişimini hayal bile edilemeyecek şekilde ibret olacak ölçüde ve caydırıcı cezaları mümkün olan en kısa zamanda darbecilere vermektir.

Bu 731
Yazarın Diğer Yazıları

YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com