Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TTB HEMEN KAPATILMALIDIR
YAPARIZ DİYORSAK YAPARIZ
KARİYE CAMİSİ DE MÜZELİKTEN KURTARILDI
KÖTÜ BEYAZ ADAMIN KÜSTAHLIĞI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

NEVRUZ'UN TÜRK KÜLTÜRÜNDEKİ YERİ

16.05.2016 / 07:07


FHA ÖZEL RÖPORTAJ



Bütün toplumlar Fars kültüründen etkilenmiştir



FHA-Nevruz günü/bayramı İran/Fars kökenli olmakla birlikte, zamanla çeşitli topluluklar, Türk, Kürt, Araplar vb tarafından da benimsenmiştir.



FHA-Türkiye’ de ve dünyada nevruz kutlamaları devam ederken, bizde Tarihçi ve yazar Selami Saygın ile Türk geleneklerindeki Nevruzun yeri ve Türkiye’deki Nevruzun kültürler arasındaki farklılıkları ve etkileşimi konuştuk.



S-Türk geleneklerinde nevroz ne zaman başlar ve nasıl karşılanır anlatır mısınız?



C-Orta Asya Türkleri arasında nevruz oldukça yaygın ve etkili bir bayram günüdür. Yaygın bir görüşe göre Türk efsanesi Ergenekon’da 21 Mart’ta olmuştur. Türkler arasında Nevruz geleneğinin yaygınlığını gösteren açıklayıcı bir örnekte takvimleridir. Çünkü İslamiyet öncesinde kullanılan 12 Hayvanlı Türk takviminin başlangıcı 21 Mart olduğu gibi, güneş yılı hesabına göre B. Selçuklu hükümdarı Melikşah adına düzenlenen Celali Takvimi’nin de başlangıcı 21 Mart günüdür. Osmanlı Padişahı II.Mahmut zamanında güneş yılı hesabına göre düzenlenen ve adına Rumi denilen takvimin de başlangıcı 21 Mart günüdür. Türkiye’de 20 yıl öncesine kadar, bu Rumi takvimin etkisiyle 21 Mart günü “mali yılbaşı” olarak kabul edilir ve yıllık bütçe buna göre ayarlanırdı.



S-Cumhuriyet döneminde nevruz nasıl kutlanırdı peki?



C-1920’li yıllarda Meclisin Ankara’ya taşınması ve ona bağlı bir hükümetin kurulmasından sonra Mustafa kemal Paşa’nın öncülüğünde Nevruz kutlamaları yapılmıştır. Bu kutlamalar için her yıl özel kutlamalar düzenlenmiştir. PTT tarafından özel hatıra pulları bastırılmıştır. Her nedense Mustafa Kemal Paşa’nın konuya ilgisi ortadan kalkınca, Nevruz kutlamaları da sessiz sedasız ortadan kalkmıştır. Nevruz sönük bir şekilde oldukça az bir katılımla, Doğu Anadolu da meskûn olan Türkler ve Kürtler arasında kutlanmaya devam edilmiştir.



Peki son yıllarda Türkiye’de Nevruzu daha çok ön plana çıkaran olaylar nelerdir?1990’lı yıllarda iki olay Nevruz’u yeniden Türkiye’nin gündemine taşımıştır. Birincisi SSCB’nin dağılmasından sonra Orta Asya’da ve Kafkasya’da kurulan bağımsız Türk Cumhuriyetleridir. Bu ülkelerde Nevruz günü hayat neredeyse durmaktadır. Büyük katılımlarla büyük gösterilerle kutlanmaktadır. En önemli resmi bayramlarından birisi Nevruz günüdür. 1990’lı yıllarda Türk Cumhuriyetleri ile hemen her alanda iyi ilişkiler kurmaya çalışan Türkiye, o ülkelerin nevruz bayramına da kayıtsız kalmak istememiştir. Onlarla ortak bir bayram gününün olması Türkiye’de ki siyasi çevreler için oldukça makul hatta gerekli bir bayram günü sayılmıştır.



S-Peki Nevruzda toplumlar birbirlerinden etkileniyorlar mı? Bir de nevruzun asıl kökü nereden gelmektedir?



C-Nevruz günü/bayramı İran/Fars kökenli olmakla birlikte, zamanla çeşitli nedenlere bağlı olarak Farsların komşuları olan topluluklar, Türk, Kürt vb tarafından da benimsenmiştir. Kürtler arasında da fazla önemi olmayan, coşkulu kalabalık bir katılımı da olmayan ama yine de özel bir gün olarak kabul gedilirdi Nevruz günü. PKK’lıların Türkiye’ye karşı silahlı mücadelesinin artıp yaygınlaştığı 1990’lı yılların başında, Türkiye’ye karşı özel bir gün olarak kullanılabilecek bir gün olarak seçilmiştir Nevruz günü. PKK eylemlerine karşı ilgisiz, kayıtsız kalan Kürt kitlelerinin, Kürtlük adına bu eylemlere katılmasının bir aracı olarak oldukça siyasi bir içerikle doldurulmaya çalışıldı. Nevruz günü kitlesel gösteriler yapılmaya başlandı. PKK’lıların belki bir ihtimal hesabı ile ele aldıkları nevruz günü giderek, Kürtlük adına yalnızca Kürtler için özel bir bayram olarak ele alınmaya, görülmeye başlandı. Nevruz gününün yalnızca Kürtlere aidiyetini iddia eden yığınla yazı hikâye, Kürt ulusalcıları tarafından yazılmaya tekrarlanmaya başlandı. Türkiye’deki karar verici makamlar, Nevruz’u bu esnada sahiplenerek, “Bu zaten Türklere aittir, bundan dolayı da Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde bile kutlanmaktadır” diye özetlenebilecek bir yaklaşımla Nevruz’u resmileştirdiler. Mustafa Kemal Paşa’nın 1920’li yıllarda Nevruz’la ilgili sözleri, kutlamaları da hatırlanarak, Nevruz gününün resmileşmesi tamamlanmış oldu.



Türkiye’de Türkler ve Kürtler neden nevrozu ayrı ayrı kutluyorlar? Türkiye’de bir yanda resmi makamların resmi Nevruz kutlamaları, diğer yanda Nevruz’un yalnızca Kürtlere ait olduğu görüşünden hareketle Kürt ulusalcılarının öncülüğünde iki ayrı nevruz kutlaması sürüp gitmektedir. Milliyetçilik görüşünün yaygınlaşıp etkisini arttırması ile birlikte İslam Ümmetini oluşturan unsurların, İslamiyet öncesinden kendileri için bayramlar, kahramanlar arama çabasına belli ki Nevruz günü de katılmıştır. İslamiyet öncesinden bayram ve kahraman arama çabası, İslam Ümmetinin unsurlarını biri birinden ayırıp hasım haline getirirken, bu defa Nevruz paylaşılamayan bir gün özelliğine kavuşmuştur. Ancak teslim edilmelidir ki Nevruz’la ilgili bu yarışa Farslar önde başlamaktadır. Fars kültürü ve geleneği olmaksızın, Nevruz’un yalnızca Kürtlerin veya Türklerin gelenekleri ile efsaneleri ile açıklanması meseleyi inandırıcılıktan hayli uzaklaştırmaktadır.



Nevruz’u yalnızca bir bahar bayramı bilenlere, tabiatla birlikte kış uykusundan uyananlara bu çerçevede bayramları kutlu olsun.S-Türk toplumu nevruzda neden ateş yakıyor?C-Bilindiği gibi nevruzda ateş yakmak eski bir İran geleneğidir. Kim nevruzu alıp benimsemiş ise bunun yanında ateşini de alıp kabullenmiştir. Farslarda-Türklerde Kürtlerde nevruz hep ateşle birlikte kutlanmaktadır.



S-Nevruz ateşinin üstünden neden atlıyorlar?



C-Ateşin üzerinden atlamak da eski bir İran geleneğidir. Ateş kutsaldır, eski uğursuzlukları yakar ve üzerinden atlayanın kısmetini bahtını açık edermiş.



S-Kadınlar neden nevruzda renkli elbiseler giyerler?



C-Nevruz bayram sayıldığı için göz alıcı renklerden oluşan canlı renkli elbiselerin giyilmesi de günün icabı olmalıdır. Asya toplumları canlı renkleri tercih ederler. Nevruzun benimsenmediği Hint-Pajistan toplumunda bile canlı renkler her zaman tercih edilmektedir.



S-Nevrozda Kürt kadın ve kızların renkli giymelerini neye dayandırıyorlar?



C-Kürt kadınlarının geleneksel giysileri daha çok temel renklerden oluşmaktadır. Ara renkler pek az görülmektedir. Bu diğer asya toplumlarında da var. Doğrusu bunun çok özel bir sebebi şüphelidir. tarım toplumları göçebeler hep temel renkleri tercih ediyorlar. Muhtemelen bu kural Kürt kadınları kızları için de geçerli olmalıdır./CESİM İLHAN

Bu 810
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com