Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TTB HEMEN KAPATILMALIDIR
YAPARIZ DİYORSAK YAPARIZ
KARİYE CAMİSİ DE MÜZELİKTEN KURTARILDI
KÖTÜ BEYAZ ADAMIN KÜSTAHLIĞI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

23 NİSAN’DAN BAYRAM OLUR MU?

03.05.2016 / 17:00


Genellikle hemen her ülke bayram saydığı olayı tarih olarak en eski zamana denk getirmeye uğraşır. Bununla ilgili pek çok örnek bulunabilir. İngilizlerin “Magna Kartası” öğretici bir örnektir. 1245’te ilan edilmiştir. İngilizler kendi demokratik gelişmeleri için 1245 tarihini başlangıç sayarlar. İngilizlerin etkisiyle dünyanın pek çok bölgesinde Maga Karta’nın bu yüzden ayrıcalıklı örneği vardır.



Türkiye’de ise resmi bayramlar Mustafa Kemal Paşa’nın hayatına göre ayarlandığı için, yüz yıldan öteye gideni yoktur. Türkiye’de “Gaziler Günü” sayılan 19 Eylül bile Mustafa kemal Paşa ile ilgilidir. Çünkü Sakarya Savaşından sonra Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü’nün girişimleri sonunda TBMM 19 Eylül 1921’de Mustafa Kemal Paşa’ya hem gazi hem de mareşal unvanı vermiştir. Başka ülkelerde mareşal varken bizde neden olmasın, denilebilir. Ancak daha sonra 19 Eylül günü Türkiye’de gaziler günü ilan edilmiştir. Oysa Türkler Müslüman olduğundan beri “gazı” unvanını kullanırlar. Tarihte adlarıyla birlikte gazi kelimesinin anıldığı padişahlar vardır, Osman Gazi Orhan Gazi gibi. Bütün bunlar atlanarak M. Kemal Paşa’ya siyasal nedenlerle bu unvanın verilmesi Türkiye’de gaziler günü sayılınca, övünülen iki bin yıllık tarihten geriye ne kalmıştır?



23 Nisan’da biraz böyle değil midir? “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” sayılmaktadır. Dünyanın her tarafında Halkın seçtiği temsilcilerden oluşan Meclis “Ulusal Egemenliğin” karşılığı sayılır. ABD’nin kurulması, Fransız Devriminden sonra bütün dünyada genel geçer akçe olmuştur. Osmanlı Devleti’nin de sorunlarına bir çözüm getireceği var sayılarak 24 Aralık 1876’da Meşrutiyet ve onunla birlikte Kanun-i Esasi ilan edilmişti. Kanuni Esasi’nin gereği olarak da dönemin şartlarına göre yapılan seçimlerin ardından ilk Osmanlı Mebusan Meclisi 20 Mart 1877’de çalışmalarına başlamıştı.



Türkiye’de Ulusal Egemenlik için bir gün seçilecek ve bayram yapılacak ise mantıki olarak bunun 20 Mart olması icap ederdi. Oysa 20 Mart 1877, Mustafa Kemal’in doğumundan önceki bir tarihe tekabül ettiğinden anlamsız bulunmuş olmalı ki bu gün yok sayılmıştır. Türkiye tarihinde çok önemli bir yere sahip olan Misak-ı Milli kararları da bilindiği gibi 28 Ocak 1920’de İstanbul’da Osmanlı mebusan Meclisi tarafından ilan edilmişti. İstanbul İtilaf Devletlerinin işgali altındaydı. İşgalcilerin tehditlerine, baskılarına rağmen o meclis böyle bir karar almıştı. İtilaf Devletleri ise kararın iptal edilmesi için yaptıkları girişimlerden sonuç alamayınca Meclis binasını işgal etmişler ve Misak-ı Milli kararlarının alınmasına öncülük ettikleri gerekçesiyle Rauf Orbay ve arkadaşlarını tutuklamışlardır.



İstanbul’da itilaf Devletlerinin baskı ve şantajları ile meclis çalışmalarına ara verince, milletvekilleri Ankara’ya gelmiştir. Mustafa Kemal Paşa ise, meclise yeni bir ad verilmesi ve yeni bir başkan seçilmesi için gece gündüz acaip bir mesai yapmıştır. Yapılan başkanlık seçimini bir oy farka Erzurum milletvekili ve meclis İstanbul’dayken başkanı olan Celaleddin Arif Beye karşılık M. Kemal Paşa’nın kazandığı ilan edilmiştir. 1 Kasım 1922’de padişahlık kaldırılınca o gün yani “1 Kasım günü ulusal egemenlik” günü ilan edilmiş ve 1935’e kadar da kutlamalar böyle yapılmıştır.



Yetimleri Koruma Cemiyeti’nin (Himaye-i Etfal Cemiyeti) 1927’de 23 Nisan gününü “23 Nisan Çocuk Bayramı” ilan eder. M. Kemal Paşa bu günü sahiplenir. Kutlamalara destek verir. 1935’te ise Çocuk Bayramı ile Ulusal Egemenlik bayramı 23 Nisan’da birleştirilir.



Günümüzde bile Avrupa ülkelerinin çoğusunda krallık vardır, İsveç, İspanya, Hollanda, Danimarka, İngiltere gibi. Bu ülkelerin hiç birinde kraliyet ulusal egemenliğe engel sayılmazken yalnızca Türkiye’de sayılmış ve padişahlığın kaldırıldığı gün ulusal egemenlik günü sayılmıştır.



Üstelik ulusal egemenlik günü ile çocuk bayramının aynı günde toplanması ayrı bir çelişki oluşturmuştur. Çünkü ulusal egemenlik, ülkeyi yönetme hak ve yetkisinin millete (ulusa) ait olmasını öngörmüşken, bu egemenlikte hiçbir katkısı ve sorumluluğu olmayan çocukların bayramı ile ulusal egemenliğin aynı günde toplanması çelişkiyi uyumsuzluğu büyütmüştür. Bir işin küçümsenmesi, hafife alınması anlamında “çocuk işi” diye Türkçede bir deyim vardır. Türkiye’de ulusal egemenliği çocuk işi bilenler mi bu görüşü ortaya atmıştır? Çünkü Türkiye’de 1920’lerden başlayarak temel kararların, köklü değişikliklerin alınmasında hiçbir zaman milletin isteği önemsenmemiştir. Milletin doğru ile yanlışı ayırt edemeyecek bir seviyede olduğu var sayımıyla temel konularda kararları daima “kurtarıcı” vermiştir. Bu anlayışın milleti küçümsemenin dışında “ulusal egemenliği” yanlış anlama yanlış anlatma üzerine kurulu olduğu tartışma götürmez. Son dönemde artan şehitlerden dolayı 23 Nisan akşamı TBMM Başkanının resepsiyon vermesinin iptal edilmesi yerinde bir karar olmuştur. Artık 23 Nisan’da neşeyle dolmak için hiç bir neden yoktur.

Bu 804
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com