Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TTB HEMEN KAPATILMALIDIR
YAPARIZ DİYORSAK YAPARIZ
KARİYE CAMİSİ DE MÜZELİKTEN KURTARILDI
KÖTÜ BEYAZ ADAMIN KÜSTAHLIĞI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

DOKUNULMAZLIK

03.05.2016 / 16:57


Teslim edilmelidir ki kulağa oldukça hoş gelen bir kavramdır. Muhtemelen herkes hayatını dokunulmazlık ısınırları içinde yaşamak ister. Hiç kimseyle bir sorun yaşamadan hayatını yaşamak herkesin tercih edeceği bir seçenektir. Ne var ki dokunulmazlık sadece kişilerin iyilikleriyle başkalarıyla olan iyi ilişkileri ile açıklanabilecek veya böyle bir alan ile sınırlandırılacak bir kavram değildir.



Malum dokunulmazlık siyası içerikli bir kavramdır. Yönetme yetkisini gücünü taşıyanların sahip olduğu bir ayrıcalıktır. Yönetme güç ve yetkisi zaten bir ayrıcalıktır. Buna rağmen bu ayrıcalığı yeterli saymayanların yeni bir ayrıcalığa yani dokunulmazlığa da ihtiyaç duymaları ilginç değil midir? Yönetenler bu ayrıcalıklarını elbette yönettiklerine karşı kullanırlar.



Hukuk Devleti ilkesinin çokça tekrarlandığı bir dönemde, kanun önünde herkesin eşitliğinin ısrarla vurgulandığı çağda iktidar sahiplerinin böyle bir istisnai ayrıcalığa sahip olmaları yada buna ihtiyaç duymaları yönetenler için bir zayıflıktır. Ağızlarından yada imzalarından çıkacak emirleri uygulamak için binlerce insanın kapılarında hazır beklediği iktidar sahiplerinin dokunulmazlığa ihtiyaç duymaları tuhaf değil midir?



Dokunulmazlık aslında modern zamanların bir icadıdır. Halkın egemenliğin tek ve değişmez sahibi sayıldığı dönemlerde, halka vekaleten yönetme yetkisini icra edenler, vekili sayıldıkları, bu arada o yetkiyle yöneticisi oldukları halka karşı, dokunulmazlık zırhına da sahiptirler. Elbette  bu uygulamanın vekaletle, halk egemenliği ile bağdaştırılması zor olur. Ne var ki bu dönemin değişmez özelliklerinden birisi de budur.



İlginçtir demokrasinin olmadığı, hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı ortamlarda dokunulmazlık kavramı da duyulmaz. Çünkü bu ortamlarda diktatörün dışında herkese kolayca dokunulur. Herkes bütün millet varlığını diktatöre borçlu bilmek ona armağan etmekle yükümlüdür. Bütün halk bu borçluluk ve minnet duygusu ile hayatını tüketip bir varmış bir yokmuş olanlara katılır.



Oysa evrensel hukuk kurallarının geçerli sayıldığı hukuk devleti ilkesinin etkili olduğu ülkelerde dokunulmazlık kavramı da vardır. Genel geçer kurul milletvekillerinin dokunulmaz olmasıdır. Elbette dokunulmaz olanlar milletvekilleriyle sınırlı değildir. Ölü ve diri daha pek çok dokunulmaz bilinenler de vardır.



Milletvekillerinin dokunulmazlıkları elbette temsil işlerinin gereğidir. Çünkü bu temsil işini bazen zora sokan gelişmeler olabilir. Milletvekilleri korkutup sindirilerek temsil görevlerini yeterince yerine getiremeyebilir. İşte bu sindirilme ve korkutulma durumlarına karşılık dokunulmazlık millete vekalet edenlerin en önemli imkanıdır.



Ancak hukuk kuralları da çoğu kere istismar edilmekle malül olurlar. Kendilerini var eden gerekçelerle hiç ilgisi olmayan işlerin mazereti kılıfı olabilirler. Son derece olağan ve gerçekçi işler için düşünülen bir dokunulmazlık kuralı, hukuk devletinin ve adaletin önemli bir engeli durumuna gelebilirler. Türkiye’de son aylarda en çok tartışılan dokunulmazlık kuralının kaldırılması tartışmaları bu durumun ibretlik bir örneğidir.



Çok sıradan ve basit görevler için aranan şartların neredeyse hiç birisi milletvekili adayları için geçerli değildir. Sadece parti yönetiminin beğenip kazanması muhtemel bir sıraya adayı yerleştirmesi yeterlidir. Bundan sonrası halkın seçmesi gibi bir formaliteye kalmıştır.



Millet vekili olan böylece dokunulmazlık ile hakkında bir mahkemenin açılabilmesi ancak TBMM’nin özel iznine bağlı olanlar bu dokunulmazlıkla hiçbir sınır tanımazlık örneklerini çoğaltabilmektedirler. Bazen bir kalabalığa karşı, korucular için: “Bu silahlar bir gün size döndüğünde bu ülkeyi terk etmek zorunda kalacaksınız”, bazen de “PKK istese sizi tükürüğü ile boğar” gibi konuşma örnekleri duyulmaktadır. Asker ve polislere karşı pusu kuran PKK elemanlarına ihtiyaçları olan cephane ve silahları milletvekili unvanlı dokunulmazlar kolayca araçlarında taşıyabilmektedirler. O araçlarda dokunulmazlık kapsamında sayıldığından aramaz, o silah ve cephaneye el konulamaz.



Dokunulmazlık böylece hukuku adaleti bağlamaktadır. Köpeklerin serbest ama taşların bağlandığı bir haldir dokunulmazlık. Demokrasi, hukuk devleti bazen böyle tiyatro temsillerine dönüşebilmektedir. Milletin can damarı kesilirken, dokunulmazlık gibi bir fantazileştirilen bir ilke için milletin geleceğine kast edilmektedir.



Belki de bütün bunlar milletin ihtiyaçlarından şartlarından bağımsız olarak anayasa maddeleri arasına konulan bu maddelerin nasıl istismar edilebildiğinin ibretlik örnekleridir. Oysa “şeriat kuralları” donuk ve sabit olmakla eleştirilirken şimdi bu eleştirinin sahipleri milletin elini kolunu donuk, sabit ve işe yaramaz hale getirmişlerdir. Fiili bir kalkışmaya karşı bile, koydukları anayasa maddeleri koruyucu bir işlev görmektedir.

Etiketler: DOKUNULMAZLIK
Bu 755
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com