Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TTB HEMEN KAPATILMALIDIR
YAPARIZ DİYORSAK YAPARIZ
KARİYE CAMİSİ DE MÜZELİKTEN KURTARILDI
KÖTÜ BEYAZ ADAMIN KÜSTAHLIĞI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

MEĞER SİYONİZM SURİYE’DE SAVAŞ ÇIKARMIŞ

25.02.2016 / 14:38


Suriye iç savaşı nedeniyle İran bütün askeri unsurları ile Suriye’yi adeta işgal etti. Müttefiki Rusya ile birlikte Esat’ı korumak için beş yüz bine yakın insanı katletmekten ve yedi milyon insanı da yurdunu terk ederek sığınmacı olmak zorunda bıraktı. Suriye’de İran-Rusya ve PKK birlikte Türkiye’ye karşı saf tuttular. Türkiye ise başından beri tercihini Suriye halkından yana yaptı. Üç milyon sığınmacının Türkiye’ye gelmesine izin verdi. PKK/PYD’nin İran Rusya ve ABD’nin yardımı ile Suriye’nin kuzeyindeki işgal bölgesini genişletmesi ve Türkiye’yi güneyden kuşatmaya çalışması üzerine, Türkiye’nin Suriye’ye askeri müdahalede bulunması ihtimali arttı. Suriye’ye Türkiye’nin askeri müdahalede bulunması halinde İran ve Rusya ile çatışmasının da kaçınılmaz olması üzerine acaip iddialar ortaya atıldı. Bu İddialardan birisine göre 1992’de Merhum Erbakan Refah Partisi’nin grup toplantısında şu konuşmayı yapmıştır:                                                                                                                                      “Riyat’ta bizim bir gazetecimize şunları söylüyor; Amerikalı albay söylüyor bunu; diyor ki, işte eliyle harita üzerinde, ‘Kürt devleti burada kurulacaktır. Savaş bitecek, Saddam çökmüş olacak.’ (Diyarbakır’dan başlayarak çizilen malum haritadan bahsediyor.) Daha Körfez Harbi bitmemiş, harpten önce söylüyor adam. Saddam çökmüş olacak, bu yörede devlet kalmayacak, devlet otoritesinden yoksun bir boşluk doğacak, Kürtler bir devlet kurarak buradaki boşluğu dolduracaklar, belki de Türkiye’den toprak isterler.’ Türkiye bunu kabul etmeyeceğini açıklamış bulunuyor, dendiği zaman, ‘O zaman çarpışacaksınız’ diyor.



Şimdi tekrar kendisine deniyor ki, ‘Türkiye’nin düzenli orduları, silahları, topları, zırhları, tankları, uçakları, füzeleri var. Böyle bir büyük güce nasıl karşı koyabilirler? Hem gerek İran gerek Suriye, Irak’ın toprak bütünlüğü için açık tavır koymuş bulunuyorlar. Onların da bölgede bir Kürt devleti kurulmasına göz yumacaklarına nasıl ihtimal veriyorsunuz?’ dendiği zaman, Amerikalı yarbayın söylediği sözler şunlar: ‘Irak’ın kuzeyindeki Kürtlerin de yakında çok silahları olacak (…) Belki Türkiye’de sizinkilerden bile ileri silahları olacak, uçakları, tankları, füzeleri, zırhları, helikopterleri, havalimanları vs.’



Ne zaman söyleniyor bu sözler? Körfez Harbi’nin başında, daha Körfez Harbi yapılmamış. Muhterem milletvekilleri, aziz milletimizin evlatları, bu okuduğum vesika ne gösteriyor? ABD, dış güçler, İsrail bütün bu olayların hepsini planlı olarak yapıyor (…)



 



Bak onlar Ortadoğu’da Müslüman ülkeler arasında işbirliği olmasın, Türkiye Suriye’yle, Türkiye Irak’la, Türkiye İran’la çatışsın istiyorlar. Bunu gerçekleştiriyorlar. Öyleyse bu emperyalizmin ve Siyonizm’in planını bozmamız lazım…”



Şahsen merhum Erbakan’ın gerçekten böyle bir konuşma yaptığını veya yapmadığı ispatlayacak imkana malzemeye sahip değilim. Ancak böyle bir konuşmanın olduğunu iddia edenler ve ısrarla bunu hatırlatanlar ne demek istiyorlar?



1-Suriye Devrimi ya da muhalefeti denilen şey aslında Siyonistlerin bir komplosudur. Onlar Suriye’de ki yönetimi devirmek için bunu planladılar, Esat yönetimi aslında Siyonizm’in devirmek istediği bir yönetimdir, Suriye Devrimi aracılığı ile bu yönetimi devirmek istedi. Bunun doğru olduğu var sayılsa bile yüz binlerce insanın Suriye’de sırf Siyonist bir planın işlemesi için kendini feda etmiş olması, milyonların bu plan için sığınmacı olarak Suriye’yi terk etmesi nasıl kabul edilebilir? Suriye halkının kendisini katledenlere ilanihaye itiraz hakkı da mı olmayacaktır? Baas diktatörlüğüne itiraz etmenin insanlık onurunun doğal bir sonucu ve İslam’ın kurtarıcı kurucu ilkelerinin gereği saymak yerine Siyonist bir planla açıklamak bu katliamların sürüp gitmesini onaylamak anlamına gelmez mi?



2-İran yönetimi kendi kararı ile Esat’ı korumak için çaba gösteriyorsa da aslında İran’ı Suriye’ye taşıyan orada savaşın tarafı durumuna getiren Siyonizm’dir. Bu tezin doğru olması için de İran’ı da Siyonizm’in idare etmesi kaçınılmazdır. Oysa İran yönetimi Siyonizm’e düşmanlık iddiasında değil midir? Hatta bu iddia nedeniyle Esat’ın yanında saf tuttuğunu belirtmektedir. İran yöneticileri Siyonizm’e karşı mücadele etmek iddiasındayken demek oluyor ki yine Siyonizm’in kararı/isteği ile Suriye’de savaşın tarafı olmuştur.



3-Bu iddiada Türkiye’ye verilen yer daha korkunç değil midir? Türkiye güneyinden kuşatılmasına, güneyinde bir PKK devletinin kurulmasına itiraz ederken, Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD eliyle bir nüfus mühendisliğine itiraz ederken nasıl olur da Siyonist bir planın parçası olabilir? Yani o planda yer almamak için Türkiye olup bitenlere seyirci mi kalmalıdır? PKK’nın kendisini kuşatmasına rıza mı göstermelidir?           4-1898’lerde Kahire’de Kürdistan Gazetesi’nin çıktığı dönemden başlayarak Kürdistan Haritası yayınlanıyor. Elbette bu harita her 20-30 yılda bir güncellenerek hem kuzeye hem de batıya doğru genişleyerek güncelleniyor. Ama mantıklı bir çözümleme yapıldığında konuşmada bahsi geçen ABD’li yarbayın doğumundan bile çok evvel bu haritalar yayınlanırken, şimdi bu haritaların ihdasını bir Siyonist akılla açıklamak inandırıcı olur mu? Siyonizm’i yok saymak kadar her şeye kadir ve her gelişmenin arkasında onu aramak da bir akıl tutulmasıdır. Suriye’de ki savaş Siyonizm’in işlerini kolaylaştırabilir. Ama İran sosyalist ve Arap şövenisti Esat’ın yanında saf tutmasaydı sonuç elbette böyle olmazdı.

Bu 840
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com