Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TTB HEMEN KAPATILMALIDIR
YAPARIZ DİYORSAK YAPARIZ
KARİYE CAMİSİ DE MÜZELİKTEN KURTARILDI
KÖTÜ BEYAZ ADAMIN KÜSTAHLIĞI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

CİZRE CENEVRE HATTI

01.02.2016 / 17:14


Türkiye’de PKK’lıların açtığı ve saklandığı hendekler etrafında çatışmalar bütün şiddetiyle devam ederken, PKK’nın Suriye kolu PYD’nin Cenevre’de ki müzakerelere katılması Türkiye (S.Arabistan ve Katar ile birlikte) engellendi. Cengiz Çandar gibi varlığını PKK’ya armağan etmişlere bakılırsa, “Türkiye Kürtlerin Cenevre’de temsilini engellemiş oldu.”

Kürtlerin önemli bir kesimi (bunu PKK’lı Kürtler diye anlamak belki daha gerçekçi olur) geleceğini, komşuları (Araplar-Türkler) ile değil daha çok ABD/AB ve Rusya ile oluşturmayı tercih etmiştir. Aynel Arap’a (Kobani) Peşmerge’nin Türkiye üzerinden geçişi esnasında, Peşmerge’nin etrafını çeviren PKK’lı Kürtler toplu halde “Biji Obama” diye bağırmışlardı. Oysa Peşmerge, Türkiye topraklarından geçiyordu, Türkiye’ye / Erdoğan’a teşekkür etmek yerine onlar Obama’yı tercih ediyordu. Yine o sırada 250.000 civarında Suriyeli Kürt mülteci Türkiye sınırları içinde barınıyordu. Kürt mültecilere, ABD’nin/Obama’nın zırnık yardımı olmamıştı.

Cenevre’de BM öncülüğünde Suriye’de Esat/Hükümet ve muhalifler arasında 29 Ocak’ta başlayacak görüşmelere Türkiye’nin şiddetli itirazları nedeniyle PKK/PYD katılamayacak.  Aslında PYD’lilerin bu toplantıda yer almak istemeleri de bir riyakarlık ve tutarsızlık örneğidir. Çünkü Cenevre’de ki görüşmeler Suriye muhalefeti ve Esat hükümeti arasında yapılacaktır. PYD’liler bu güne kadar Suriye muhalefetinin hiçbir toplantısına katılmadı. Kendilerini Suriye muhalefetinin dışında ve onlardan ayrı bir yerde tuttular. Bunun karşılığını da fazlası ile Esat’tan Rusya ve İran’dan aldılar. PYD denetiminde bulunan hiçbir yeri Esat’a karşı savaşarak elde etmedi. Türkiye’ye karşı bir silah olarak kullanılsın diye Esat tarafından o şehirler/il ve iliçeler PYD’ye armağan edildi. O kadar ki PYD’nin elinde bulunan yerlerde ki memurların maaşını bile Esat hükümeti ödemeye devam ediyor. Şimdi bütün bunları yok sayan PYD, Cenevre’de muhaliflerle birlikte Esat Hükümeti ile müzakerelerde bulunmak istiyor. Riyakarlık ancak bu kadar olabilir.

PYD bir terör örgütü sayılır mı? Bazı çevreler terör örgütü olma şartını “ABD/AB’nin terör” sayma şartına bağladığı için bu durumda PYD terör örgütü sayılamaz. Geleceklerini ABD ile birlikte kurma heveslileri için bu durum doğal sayılabilir. Ancak unutulmalıdır ki ABD ve AB’nin “terör sayma şartları” da değişkendir. Bu gün havadan/karadan her türlü desteği verdikleri PKK/PYD’yi yarın terörist ilan edebilirler. Çandar; “Türkiye’nin PYD Cenevre’de yer almayacak ısrarını ABD’nin dişlerini gıcırdatarak kabul ettiğini” utanmadan söyleyebiliyor. Kendi ülkesine/halkına karşı bu kadar kendinden geçmiş hain bir dil kullanabiliyor. ABD’nin diş gıcırdatmasını Çandar’dan başka ciddiye alan var mı?

“PYD’nin elinde Lübnan büyüklüğünde toprak parçası var, nasıl olurda PYD terör örgütü sayılır” PYD’nin gasp ettiği topraklar onu nasıl “terör örgütü” olmaktan çıkarır ve onu ibra eder? Bu mantıkla, IŞİD’in gasp ettiği topraklar daha fazla değil mi? Elindeki toprağın yüz ölçüsü esas alınırsa IŞİD’in de terörist sayılması için bir neden kalmayacaktır.

ABD ve müttefiklerine göre “ IŞİD ile savaşmak, teröristlikten çıkmanın tek şartı haline gelmiş gibidir. Oysa IŞİD ile sahada en çok mücadele eden kayıp veren Nusra Cephesini, nereaklanması için IŞİD ile savaşması yeterliyken diğer hizipler için bu şart yeterli görülmüyor. Açıktır ki sömürgeciler için IŞİD bir bahanedir ve PYD’de kullanım değeri yüksek bir araçtır.  PYD’nin PKK ile bağlantısı kimsenin inkar edemeyeceği bir iştir. Batılıların PYD’ye teslim ettiği silahlar PKK’lıların elinde Cizre’de Sur’da Türkiye’ye karşı kullanılmaktadır. PKK’lılar Türkiye sınırları içinde PKK’lı, Suriye sınırları içinde PYD üniforması içindedirler. PYD, PKK yayılmacılığının Suriye’deki uzantısıdır. Ele geçirdiği il ve ilçelerde PKK’lı olmayan Kürtleri tehcir ettiği gibi Türkmenlerin ve Arapların da önemli bir bölümüne etnik temizlik yapmıştır. IŞİD’in etnik arındırması , IŞİD’in teröristliğinin belgesi olurken PYD’nin etnik temizliği neden onun terörünün belirtisi olmasın?

Türkiye bu konuda da maalesef geç kalmıştır. 2014’ten başlayarak IŞİD PYD çatışmasında yüzlerce PYD’li teröristi Türkiye’ye getirerek tedavi ettirmiştir. PYD işgalindeki şehirlere her türlü gıda ve ilaç yardımının geçişine izin vermiştir. Bunun karşılığında “Biji obama” gibi büyük bir nankörlük görmüştür.

PKK/PYD’liler ABD ve Rusya yardımına güvenerek Türkiye’ye karşı her türlü kötülüğü yapmaktadırlar. Cizre-Sur ve Silopi’de uğradıkları askeri yenilgi, aldıkları yardımın her derde deva olmadığını göstermiştir. Türkiye, Cenevre’de ki tutumunu devam ettirmeli. PYD işgalindeki bölgeye her türlü insan ve malzeme girişini engellemeli. Türkiye’den Suriye’ye, Suriye’den de Türkiye’ye cenaze geçişlerine ve bunlarla gösteri yapılmasına izin vermemeli. Cizre’de ki gücünü tahkim ederek Cenevre vb yerlere kadar her zaman göstermelidir.



 

Bu 943
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com