Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TTB HEMEN KAPATILMALIDIR
YAPARIZ DİYORSAK YAPARIZ
KARİYE CAMİSİ DE MÜZELİKTEN KURTARILDI
KÖTÜ BEYAZ ADAMIN KÜSTAHLIĞI

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

TÜRKİYE'NİN IRAK'TA NE İŞİ VAR

12.12.2015 / 20:23


 



İki yıl önce Irak Savunma Bakanı ile Türkiye Savunma Bakanı arasında varılan mutabakatın sonucu olarak Türkiye Musul ili batısında ki Başika’da küçük bir askeri üs tesis edecek Kürt Bölgesel Yönetimi (KBY) askerlerini / peşmergelerini ve Bağdat Hükümetine bağlı askeri güçleri de IŞİD’e karşı eğitip hazırlayacaktı. Br yıl önce Irak Başbakanı Haydar Elabadı’de Türkiye ziyaretinde bu mutabakattan memnun kaldığını ve Türkiye’nin bu desteğinden çok memnun olduklarını açıklamıştı.



Başika KBY’nin dışındaydı ama Kürtlerin “İhtilaflı” saydıkları ve kendilerine teslim edilmesini istedikleri yerlerden birisiydi. Hem Kürt şehri Sincar’a hem de Türk şehri Telafer’e çok yakın bir yerdeydi. Kuzey Irak ve Kuzey Suriye arasında bağlantı noktası sayılacak bir yerdeydi. Elbette Musul vilayet merkezine de yakın bir yerdi. Musul’un IŞİD’in elinden alınmasından sonra yeniden Şii egemenliğindeki Bağdat’a bağlanıp bağlanmayacağı, Sünni Arap nüfusunun merkezini oluşturacak bir idareye de ev sahipliği yapma ihtimali yüksektir.



Irak fiili bir şekilde ABD ve İran işgali altındadır. Bağdat Hükümeti de hem ABD hem de İran’ın uzantısı olarak varlığını sürdürmektedir. İran’ın Irak’ta ki askeri varlığını son yıllarda Suriye’de ki askeri varlığı ile de birleştirdiği herkesçe bilinmektedir. Başika’da Türk askeri varlığı, İran’ın Irak’tan Suriye’ye uzanan işgalci askeri gücü için de potansiyel bir tehdittir. Üstelik Türkiye’nin Suriye sınırında bir Rus uçağını düşürmesinin ardından, Rusya Suriye’deki askeri varlığını PKK’nın Suriye kolu PYD’ye verdiği desteği açık hale getirdiği gibi müttefiki İran ile birlikte Rusya’da askeri varlığını PYD üzerinden Irak’a doğru genişletmeye başladı. Rusya’nın askeri varlığının genişlediği sahada ki bir Türk askeri gücü Rusya için de oldukça önemli bir sorundur.



İşte böyle bir hengamede, Siirt Komando Tugayından 400 kişilik bir askeri gücün 25 tankla birlikte Kasım ayında Başika’ya intikal ettirildiği haberleri üzerine Irak Başbakanı Abadi bir yıl önce söylediklerini unutarak, “Türkiye’nin askeri gücünü derhal geri çekmesini” istedi. Abadi’nin bu çıkışının İran tarafından yapılan bir görevlendirme olduğu açıktır. Çünkü İran’dan başlayıp Irak ve Suriye’yi de içine alan Rus İran ittifak alanının tam ortasında Başika’da bir Türk askeri gücü bu hat için önemli bir sorundur.



Türkiye’nin, 1 Mart 2003 tezkeresinin TBMM’de reddedilmesiyle birlikte Irak’tan kendisine yönelen muhtemel tehditlere karşı önemli bir fırsatı kaçırdığı gibi, Bağdat Hükümetinin resmi gücü üniformasını taşıyan İran tarafından organize edilen azgın milislerin Iraklılara karşı uyguladığı acımasız tarifsiz vahşete karşıda etkisiz kalmıştır. IŞİD’in başta Türkmenler olduğu halde Irak’ın kuzeyinde ki emsalsiz vahşetine karşı da Türkiye caydırıcı olamamıştır.



Eğer Türkiye’de 1 Mart 2003 tezkeresi kabul edilmiş olsaydı, Mart 2003’ten itibaren Türk askeri varlığı bu tarihten itibaren hem de Birleşmiş Milletler kararı ile yerleşmiş olacaktı. Türkiye 1 Mart tezkeresi ile bu fırsatı kaçırmıştır. Irak, ABD işgaliyle İran’a adeta armağan edilmiştir. Suriye muhalefetine karşı ABD ve AB’nin ikircikli tutumu ile Suriye’deki İran işgali de görünür hale gelmiştir.



Türkiye, Başika’daki üs girişimiyle 1 mart tezkeresinin yol açtığı zararları telafi etmeye yönelmiştir. Türkiye’nin, kuzey, doğu ve güneyden Rus İran ittifakı tarafından kuşatılmışlığından da Başika’da ki üs bir çıkış, bir huruç merkezi olma potansiyeline sahiptir. Her ne kadar Türkmenler artık yok sayılsa, Kürt, Arap ve IŞİD yönetim bölgeleri arasında üçe bölünmüş ise de Başika’da Türk askeri gücü onlar için de bir güvence olacaktır. Musul’un IŞİD’den alınması, Şii/İran egemenli Bağdat’tan kısmen veya tamamen kopması, Irak’ta sınırların yeniden çizilmesini kaçınılmaz edecektir. Türkmen bölgesi de bir bütün olarak Sünni Arap ya da Kürt bölgesi içinde yer alma fırsatını yakalayacaktır. 

Bu 987
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com