Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TANSU ÇİLLER
ASIRLARI AŞAN HAYAL GERÇEK OLDU
HABER EN SON KUZEY KORE'YE ULAŞIR
ZAMAN'DA YAZDIĞINA PİŞMAN OLMUŞ

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

EĞİTİMİN HALLERİ

Erol USTA
28.01.2014 / 10:21


Eğitim Yönetimi bir bilim olarak düşünülmeli ve ona göre tasnifler yapılmalıdır.



Günümüzde ben bilirim anlayışının geçerliliği kalmamıştır.



En gelişmişinden en iptidai olanına kadar bütün dünya ülkelerinde bu böyledir.



Ancak bizde ise bu anlayış, mevcut iktidarla beraber tamamen farklı bir boyut kazanmıştır.



Kurumlarda,  ‘felaket hallerinde öncelikle kurtarılması gerekenler’ etiketlenmesinde kırmızı etiket,   öncelikle kurtarılmayı hak etmiş olanındır.



Bizim hükümetin de eğitim politikasındaki önceliğini,  korunup kollanması gereken,  yandaş- besleme sendikanın durumu belirlemektedir.



Eğitimdeki icraatlarından bir kaçına kısaca bir göz attığımızda manzara şudur;



Sadece adı milli olan eğitim bakanlığı, projeler çöplüğü halini almış, vücudu dev, beyni cüceleşmiş çürüyüp kokuşan hantal bir yapıya dönüşmüştür.



Asli görevleri, bu milletin geleceği olan çocukları eğitmek olanlar, yetiştirilmesi gereken nesli bile, muhteris siyasi hesaplarına dolgu malzemesi olarak kullanmakta hiçbir beis görmemektedir.



FATİH FİYASKOSU



Büyük tantanalarla şovu yapılan ve sayın başbakanın seçim meydanlarında alayı vala ile tanıtımını yaptığı FATİH projesi vardı.



Bu sayede ülkemizdeki bölgesel ve ekonomik farklılıklar ortadan kaldırılacak ve her öğrenciye fırsat eşitliği sağlanacaktı.



Bu çerçevede 620.000 derslik 2013 yılı sonuna kadar tamamlanacak ve çocuklarımız bilgi çağının gerekliliğine göre hazırlanmış olacaklardı.



2014 yılına girdik, projenin hiçbir boyutu tamamlanamadı, işin başındaki kişi görevinden azledildi, çocuklarımız bilgi -bilişim çocuğu olamadı, bölgesel ve ekonomik farklılıklar devam etti ama bu projeye ayrılan dev bütçe iç edildi.



Bütün okullarımız tekli eğitime geçecek dediklerinde, ülke genelinde yüzde 65 oranında tekli eğitim mevcuttu; şimdilerde ise kurumların tamamına yakını ikili hatta üçlü eğitime geçti.



Okul öncesi eğitim zorunlu dediler, meğer kastettikleri zorunluluk paralı olan kısmıydı. Tutmadı.



Beş yaşındaki bebeleri eğitimin içine katacaklardı. Eğitim uzmanları, psikologlar bas bas bağıdılar etmeyin gitmeyin bu olmaz dinleyen kim.



Neymiş bakan o yaşlardayken kendini çok zeki hissediyordu.



Ne oldu, sınıflar tuvalete döndü vazgeçildi. Giden bir nesil oldu ama kimin umurundaydı.



Eğitimin zorunlu kısmı 12 yıla çıkarıldı.



Ancak sadece Bursa’da lise 1 de olması gereken 5000 civarında öğrencimiz kayıp ama bu bile kimsenin dikkatini çekmeye yetmedi.



Sınavsız eğitime geçiyoruz onun için dersaneleri kaldıracağız dediler.



Bir olan sınavı üçe o da yetmedi 36 ya çıkardılar.



Sınavsız kısmı çöp oldu ama dersaneleri kapatacağız söylemleri hala devam ediyor,  çünkü siyasi linç hesabı var.



Önceleri kimsenin şüphe duymadığı kurumlarımız vardı.



Şimdilerde rezillikler yumağına dönüştü.



İtibar edilenlerden, mesela bir ÖSYM vardı.



Şimdilerde hırsızlık, şifreyle yandaş yerleştirmek, soru çalmak,  yanlış hesaplamak gibi bir sürü şaibeye imzalar atıldı.



Arkadan gelen milyonlarca genç beyinlerin devletine bile güvenemeyen, paranoyak bir psikolojide yetişmesine sebep oldular.



Az homurdanan olunca da pişkin tavırlarla yedirmeyiz çünkü o bürokrat bizden, şarlatanlığını huy edindiler.



Her sınav bir şaibeye, bir hatalar manzumesine döndü.



Hiç olmazsa şekli olarak da olsa düzgün bir sınav bile yapabilecek bir birim oluşturulamadı.



Çünkü böylesi bir dertleri hiç olmadı. Tek dertleri,  afetlerde kurtarılması gereken beslemeyi koruyup kollamak oldu.

Etiketler:
Bu 3494
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com