Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
FOTOĞRAFÇISI DA CASUS ÇIKTI
AYASOFYA CAMİSİNDE ZULÜM BİTTİ
NASIL BİR ŞEREF YOKSUNUSUN?
28 ŞUBAT DARBECİLERİNİN CEZASI ONAYLANDI
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

GEZMİŞ VE ÇAYAN EŞKIYA MIYDI

GEZMİŞ VE ÇAYAN EŞKIYA MIYDI
2020-05-06 23:27:41


ATİLLA YAYLA 



Tuhaf ve saldırgan sözler sarf etmekle ünlü jeolog, öğretim üyesi Prof. Dr. Celal Şengör, külliyatına yeni sözler eklemiş. Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ın eşkiya olduğunu söylemiş. Bu sözün sol tarafından hiç sevilmeyeceği açık. Sol kültürde Gezmiş ve Çayan’ın özel bir yeri var. İkisi de kült isimler. Ölümlerinden sonra yetişen bütün sosyalist nesillerin idolleri. Haklarında kitaplar yazılmış ve efsaneler geliştirilmiş tarihsel figürler.



Eşkiya şakinin çoğulu. Şaki ise yol kesen, haydut anlamına geliyor. Şaki şahsî amaçları uğruna başka insanlardan zor ve tehditle mal mülk gasp eden, insanlara şiddet kullanarak zarar veren kişi. Şakiler gruplaştığında eşkiya oluyor. Şaki değil ama eşkiya Anadolu’da bilinen ve hâlâ kullanılan bir kelime. Suçlayıcı ve aşağılayıcı bir sıfat aynı zamanda. Eşkiya günlük lisanda kural tanımayan, taşkınlık yapan, saldırgan, sınırları keyfî olarak yıkan kişi anlamında tekil özneyi kastedecek şekilde de da kullanılmakta.



1960’ların bu ateşli gençleri, kişisel amaçlarının peşinde koşmadı. Kendi iyiliklerini doğrudan değil dolaylı olarak aradı. Kişisel iyiliklerini tek başına değil, sosyalist devrimle kurulacak yeni düzende başkalarının iyiliğiyle birlikte gerçekleşecek bir şey olarak gördü. Bu yüzden ikisi de kelimenin olağan anlamında tek tek şaki veya birlikte eşkiya değil. Onlara eşkiya demek yanlış ve haksız.



Mamafih, eşkiya olmamaları Gezmiş ve Çayan’ın her yaptığının doğru olduğu, insanî açıdan onaylanabileceği anlamına gelmiyor. Hem Gezmiş hem Çayan sol devrimci gelenekte sosyalist olmalarından sağ devrimci gelenekte ise idealist olmalarından dolayı yüceltilir ve hayat hikâyelerinin belli kısımlarından arındırılmış kişilikler olarak ele alınıp değerlendirilir. Artık biliyoruz ki, sosyalist olmak otomatikman haklı ve iyi olmayı getirmez. Solun iyinin ve doğrunun tekelci sahibi olma iddiası çoktan yıkıldı. İdealist olmak da kendi başına bir marifet teşkil etmez. İnsanlığın başına insan tarafından getirilen birçok felaket idealistler tarafından yaratıldı. Hitler, Lenin, Stalin, Mao, Pol Pot gibi caniler hep idealist kişilerdi. Bugünkü PKK ve IŞİD de idealistlerin toplandığı örgütler.



Gezmiş ve Çayan şahsî amaçlar için olmamakla beraber dünyanın her yerinde suç olarak kabul edilen fiiller gerçekleştirdi. Adam kaçırdı, adam vurdu/öldürdü, banka soydu, insan dövdü ve yaraladı, özel mülke tecavüz etti, kamu mülküne zarar verdi. Bunlar arkalarında hangi amaçların yattığına göre değerlendirilemeyecek suçlar. Kaçınılmaz olarak cezalandırılmayı gerektiren davranışlar. Bu yüzden, Gezmiş ve Çayan’ın eşkiya olduğunu söylemek yanlış ve haksız ama onları hiç suç işlememişler gibi veya kriminal yanlarını ihmâl ederek değerlendirmek de yanlış ve haksız.



Gezmiş ve Çayan 1960’larda gençliğe adım attı. O zamanlar tüm dünyayı işgal eden sosyalist fikir akımlarının ve hareketlerin tesirinde kaldı. Ciddiye alacak bir sosyal bilim birikimleri de hayat tecrübeleri de yoktu. Sosyalist determinizmin büyülediği kimseler olarak devrimi ufukta gördü. Hayatlarını başkalarının hayatlarını harcayacak maceralara adadı. Keşke on yıllarca yaşasalar ve dünyanın nereden nereye geldiğini, iman ettikleri fikirlerin insanlığa ne büyük zararlar verdiğini ve bugün ne hâle düştüğünü görebilselerdi. İnsan olarak onlara da benzerlerine de yazık oldu.



Gezmiş ve Çayan ölümlerinden sonra Türk solu tarafından putlaştırıldı. Daha da kötüsü, onlar üzerinden şiddet kutsandı ve sol kültürün/tarzın ayrılmaz bir parçası hüviyetini kazandı. Bugün Türk solunun en büyük problemi şiddeti dışlayamaması, hatta kınayamaması. Sol kafa şiddete esir düşmüş vaziyette. Hem kendisi şiddet kullanmaya çok meyilli hem de PKK şiddeti gibi başka gayri meşru şiddet dalgalarında kendini bulmaya çalışmakta. Kürt hareketinin bazı parçalarının şiddeti dışlayan değil baş tacı yapan bir yola girmesinde şiddet sever sosyalistlerin büyük payı var. Gezmiş ve Çayan efsaneleri ise şiddet aşkını yeni nesillere aktarmanın ve aşılamanın başlıca araçlarından…



Yeni Yüzyıl, 23.12.2015


Bu haber toplam 314 defa okundu


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com