Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
MALCOLMX SUİKASTI İÇİN YENİ KANITLAR
AĞLAYIP KÖPEKLERİ SEVİNDİRMEYECEĞİM
ERCÜMENT ÖZKAN'IN ARDINDAN
HAİTİWAJİ KAMPINDA GÖRÜLMEMİŞ İŞKENCE
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Independent Turkish Neyin Nesi, Kimin Fesi?

Independent Turkish Neyin Nesi, Kimin Fesi?
2020-05-02 12:00:07


MERVE ŞEBNEM ORUÇ



Dün 1 Mayıs’tı. Taksim Meydanı’na yürüyüp çelenk bırakmak isteyen DİSK üyelerine izin verilmişti. Ancak DİSK Genel Merkezi önünde toplanan kalabalığın izni yoktu; koronavirüs salgını nedeniyle uygulanan sokağa çıkma yasağına ve sosyal mesafe kurallarına uymuyorlardı.



Görüntüleri izleyince görüyorsunuz ki, durumu tane tane anlatarak böyle bir yürüyüşe izin verilemeyeceğini söyleyen polisi dinlemeyen grup provokasyona devam ederek olay çıkarıyor. Polis müdahale ediyor, ardından bazıları gözaltına alınıyor.



Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve Hatay Milletvekili Barış Atay da hem kendinin hem diğerlerinin hem de polisin sağlığını hiçe sayarak arbede çıkaran grubun başını çekenlerden…



Şöyle bir tweet atmış Barış Atay: “Çelenk bırakmaya gitmek isteyen 25 insana, yüzlerce polisin saldırmasına direndik diye terörist isek, evet öyleyiz(!) Ne derseniz deyin, nasıl saldırırsanız saldırın, faşizminize boyun eğmeyeceğiz, önünüzde asla diz çökmeyeceğiz! Hadi şimdi güle güle!”



Milletvekili Barış Atay’ın yaptıklarının, söylediklerinin de haber değeri yokmuş ki, ben bu provokasyonu başka bir haberin altında ne yattığını anlamaya çalışırken öğrendim. Independent Turkish şöyle bir başlık atmış: “Köy muhtarından 1 Mayıs gözaltıları yorumu: Devletin yapısına karşı anarşist bir davranış varsa bu kişiler ölümü hak eder”



Vay be…



Meğer Kocaeli'nin İzmit ilçesine bağlı Kabaoğlu köyünün muhtarı Ali Akbaş, Barış Atay’ın paylaşımının altına bunları yazmış. Haberde Barış Atay’ın ne yazdığına yer bile verilmemiş. Ama Kocaeli’nin İzmit ilçesine bağlı Kaboğlu köyünün muhtarı Ali Akbaş, ne cevap verdi diye uzun uzadıya anlatılmış.



Çok büyük bir haber!



Haberi yapan Independent Turkish…



“Neden şimdi buna takıldın? Her gün her internet sitesi böyle manipülatif haber yapıyor,” diyebilirsiniz. Lakin mesele biraz daha karışık…



İngiltere merkezli Independent Türkçe (independentturkish.com) 19 Nisan’da BTK kararıyla Türkiye’de erişime kapatılmıştı. Bugün site web adresini değiştirerek yayın yapmaya devam ediyor.



Karar için Independent Türkçe’nin Genel Yayın Yönetmeni olan Nevzat Çiçek “devletler arası bir mesele…” yorumunu yapmıştı. Ama bu açıklama yeterli değil.



Nevzat Çiçek arkasında Suudi sermayesi olan Independent Turkish’in başında olması nedeniyle, durumu “politik” bir dille geçiştirmiş.



Nevzat Çiçek aynı zamanda şöyle demişti: “Independent’ın ana gövdesinin %70’si Rus iş adamında, %30’u Suudlu iş adamında; ama editöryal bağımsızlık tamamen kuruluş ilkelerinde...”



O iş de öyle değil.



Doğrusunu anlatalım…



Evet, sitenin kapatılmasının arkasında Suudi Arabistan’ın Türkiye karşı tek taraflı başlattığı medya savaşı var. 11 Nisan’da Suudi Arabistan Medya Bakanlığı, aralarında TRT ve Anadolu ajansının Arapça portallarının olduğu çeşitli Türk medya gruplarına erişim engeli getirmişti.



Ankara bu erişim engellerine mütekabiliyet çerçevesinde cevap vermiş, Suudi merkezli ve Suudi Arabistan veliaht prensi ve de-fakto lideri Muhammed bin Salman’ın akıl hocası olan BAE’nin haber sitelerini kapatmıştı. Bunların arasında Independent Turkish de vardı.



Peki Independent Turkish kimin? Sahibi İngiliz mi Rus mu Suudi m?



1986’da yayın hayatına başlayan the Independent gazetesi, 2010 yılında eski KGB ajanı Rus iş adamı Alexander Lebedev’in aile şirketine satılmıştı. Lebedev aynı zamanda Londra’da ücretsiz dağıtılan Evening Standard’ın ve Gorbaçov’la ortak olduğu Novaya Gazeta’nın sahibi.



Zamanla Alexander Lebedev’in Londra sosyetesinde sık sık boy gösteren oğlu Evgeny’nin ağırlığını koyduğu the Independent’ın hisselerinin %30’u 2017’de Suudi milyoner Sultan Muhammed Abduljayadel’e satıldı.



The Independent’ı Robert Fisk gibi, Patrick Cockburn gibi Suriye iç savaşı nedeniyle 2012-2016 arası, Türkiye’ye karşı en ağır yazıları yazan köşe yazarlarından, Türkiye karşıtı manşetlerinden tanıyoruz. Rusya-Türkiye ilişkileri pozitif yöne dönünce sivri dili törpülenen gazetenin zaten “independent” (bağımsız) olmadığını biliyorduk ama işin içine Suudi sermayesi girince tablo zamanla daha da farklılaşıyor.



Gazetenin %30 hissesini satın alan Sultan Muammed Abduljayalel oldukça gizemli biri. Hakkında pek fazla şey bilinmiyor. Suudi Arabistan yönetimiyle iyi bağlantıları olan, adı sanı pek de öne çıkmamış bir banker.



Bugün gazetenin %41’i Rus iş adamında, %30’u Suudi iş adamında ve kalanı evvelden beri girişimci Justin Byam Shaw’da, küçük bir kısmı da küçük sermayedarlarda…



Ama bu kişiler the Independent’ın sahibi olsalar da Independent Turkish’in sahibi değiller.



Şöyle ki…



The Independent, 2018’de Sultan Muammed Abduljayalel vasıtasıyla, Suudi Arabistan merkezli Saudi Research and Marketing Group (SRMG) şirketi ile bir lisans anlaşması yaptı ve dört yeni sitenin kurulmasında anlaştı.



Lisans anlaşması ne demek? Bir işletmenin, entelektüel nitelikteki değerlerini diğer bir işletmeye devretmesi demek…



Türkçe, Arapça, Farsça ve Urduca olarak dört dilde yayın yapacak olan bu yeni siteler, anlaşmaya göre the Independent’ın sadece adını taşıyor, bazı haberlerini çevirerek yayınlıyor; esas içeriği SRMG’nin Londra, İslamabad, İstanbul ve New York’taki gazeteci ekibinden ve Riyad ile Dubai’deki operasyon merkezlerinden sağlanıyor.



Daha da ötesi, anlaşma sonucunda, Independent Türkçe, Arapça, Farsça ve Urduca’nın sahibi ve yöneticisi SRMG oluyor. Yani Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek her ne kadar Independent’ın ana gövdesi Rus ve Suudi iş adamlarında dese de, başında olduğu Independent Türkçe’nin sahibi, yöneticisi, patronu, sermayesi, her şeyi Suudi... Sitenin adındaki “Independent” ise, dört ayrı dilde operasyonel yayın yapan bu Suudi sitelerinin sahiplerinin milyonlar dökerek ismini kullandığı bir marka sadece.



Şimdi gelelim SRMG’ye…



Asharq Al Awsat, Arab News, Al Majalla gibi Suudi Arabistan’ın önde gelen medya şirketlerinin sahibi olan şirketler grubu, Kral Salman’la olan bağlantısıyla ve Muhammed bin Salman’a olan yakınlığıyla biliniyor.



O yakınlık da öyle böyle bir yakınlık değil… 1989-2002 arasında şirketin yönetim kurulu başkanlığını Muammed bin Salman’ın kardeşi Prens Ahmed bin Salman yapmışken, 2013’e kadar bir diğer kardeşi, Prens Faysal bin Salman başa geçiyor. 2013’ten sonra ise yine bir başka kardeş Prens Turki bin Salman tarafından yönetiliyor, ta ki 2014’te Medine valisi olana kadar. Onun yerine gelen Prens Badr bin Abdullah ise yine Suud ailesinden… Kendisi SRMG’nin başından Muammed bin Salman’ın ünlü “2030 Vizyonu”nu gerçekleştirmesi doğrultusunda, Suudi Arabistan’ın ilk Kültür Bakanı oluyor.



Yani, Independent Türkçe’nin sahibi olan SRMG’nin Salman ailesinin elinde, Muhammed bin Salman’ın kontrolünde olduğuna emin olabilirsiniz.



O zaman soralım. Independent Türkçe gerçekten “independent” (bağımsız) mı?



Suudi Okaz gazetesine 13 Nisan’da yazdığı makalede Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye açtığı tek taraflı medya savaşını övdükçe öven, öte yandan da Türkiye’ye vurdukça vuran, kraliyet ailesinin küçük bir üyesi Bandar bin Saud, yazısının sonunda Independent Türkçe’nin Suudilerin planının bir parçası olduğunu söylüyor. Buna ek olarak, yetkilileri savaşın yönünü Ankara’ya karşı çevirmek için siteyi daha etkin kullanmaya çağırıyor.



Kendince haklı da… Zira Independent Turkish hala istedikleri kadar büyük değil, yeterince profesyonel şekilde operasyon haberleri de yapamıyor. İşte böyle, Kocaeli'nin İzmit ilçesine bağlı Kabaoğlu köyünün muhtarı Ali Akbaş haberinde olduğu gibi, küçük küçük tırtıklıyor, işi inceden inceye götürüyor.


Bu haber toplam 203 defa okundu


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com