Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
MEB'DE BÜYÜK DEĞİŞİM TATİLLE BAŞLADI
ABD YA DA İRAN SAVAŞ FİTİLİNİ ATEŞLEDİ
CHP'NİN KİRALIK VEKİLİ DARBEYLE TEHDİT ETTİ
BAHÇELİ İSTANBUL'A MİTİLİNİ ATACAK
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ÖĞRENCİ ANDI ÇAĞ DIŞIDIR

ÖĞRENCİ ANDI ÇAĞ DIŞIDIR
2018-11-13 07:35:52

Milli Eğitim Bakanlığı Danıştay’a gönderdiği itiraz dilekçesinde öğrenci andı metni için ‘anakronik‘ (çağdışı) nitelemesinde bulunurken, bu tip uygulamaları faşizm ve komünizmin kullandığını belirtti.



Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ‘Andımız’ın okullarda okutulmasına hükmeden Danıştay’a gönderdiği itiraz dilekçesinde metin için ‘anakronik‘ (çağdışı) nitelemesinde bulunurken, bu tip uygulamaları faşizm ve komünizmin kullandığını anlattı. MEB, Danıştay 8. Dairesi’nin Öğrenci Andı’nın tekrar okullarda okutulması yönündeki kararına yönelik itiraz dilekçesini Danıştay’a gönderdi. Cumhuriyet’in haberine göre, dilekçede MEB, ‘Milli Kimlik, Uluslaşma ve Öğrenci Andı’ başlığı altında Bozkurt Güvenç ve Süleyman Yıldız’dan alıntılar yaparak Osmanlıcılık ve Fransız İhtilali’ni anlattı. Dilekçede şöyle deniyor: “Türkler kendi çağdaşı unsurlara göre ulus bilincine en geç ulaşan topluluktur. Türkiye Cumhuriyet’ini kuran kadro zaten gecikmiş olan süreci hızlandırmak için yoğun çaba harcamıştır. Özellikle 30’lu yıllarda benimsenen politika, artık toprak bütünlüğünü garanti altına alan bir ülkenin milli bütünlüğünü de sağlamasıydı. Öğrenci Andı da bu amaçla benimsenmiş ve ilkokullarda okutulmaya başlanmıştır. 



Bu model terk edildi 



Ulus bilincine geç ulaşan bir toplumda bu çeşit sembol ve ritüellerin kullanılarak, ortak bir milli kimlik inşa edilmeye çalışılması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak 2023 yılında yüzüncü yılını dolduracak olan Türkiye Cumhuriyeti’nde toplumun zaten bir milli kimlik kazanmış olduğunu kabul etmek gerekir. Yani Öğrenci Andı işlevselliğini yitirmiştir. Hal böyleyken 21. yüzyıl Türkiye’sinde 30’lu yılların ritüellerini benimsemek anakronik (çağdışı) bir yaklaşım olacaktır.” Dünyada eğitimde 1910’dan itibaren davranışçı modelin benimsendiğin ve bu modelin 70’li yıllardan itibaren terk edildiğini vurgulayan MEB, bu süreci ‘bir şeyin tekrar ettirilerek dikte edilmesi, empoze edilmesi, bir anlamda kafasına vura vura belletilmesi’ olarak tarif etti. 2000’li yıllardan itibaren kabul gören eğitim bilim anlayışının bilişsel olduğunu Türk Milli Eğitim Sistemi’nin 2005 yılından itibaren ‘yapılandırmacı’ yaklaşımı benimsediğini belirtti.



MEB kendisiyle çelişti 



‘Andımız‘ın 1900’lü yılların ilk yarısında yaygın olarak kullanılan uygulamalardan biri olduğunu ve askeri ağırlıklı rejimlerde görüldüğünü anlatan MEB, “Gerek faşizm gerekse komünizm bu ve benzeri uygulamaları sıkça kullanmıştır. Bunun bir yansıması olarak da okullarda da kullanılmaya başlanmıştır. Bu aynı zamanda okulların ideolojikleşmesi ve askerileşmesi anlamına gelmektedir. Oysa günümüzde bu yaklaşım terk edilmiştir. Okullarımızda aleni hiçbir ideoloji savunulmamaktadır, askeri bir disiplin uygulaması da bulunmamaktadır” dedi. MEB’in “Okullarımızda aleni hiçbir ideoloji savunulmamaktadır” açıklamasının hemen ardından ‘Atatürk milliyetçiliği’nin pekiştirilmesi amacı ise eleştirilere neden oldu.



MEB açıklamasını sonunda şu ifadeleri kullanıyor; “Eğitimin her tür ve kademesinde Atatürk milliyetçiliği ve Cumhuriyetin temel nitelikleri pekiştirilmektedir. Toplumsal dönüşümler sürecinde bu tür düzenlemeler yapılması Atatürk İlke ve İnkılapları ile de bağdaşmaktadır. Zamanın getirdiği dünya gerçekleri bu değişimi zorunlu kılmıştır. Nitekim Cumhuriyetin kurulduğu 1923 yılından 1933 yılına kadar okullarımızda Andımız okunmamıştır.”



Bu haber toplam 1493 defa okundu


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com