Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TÜRKİYE BİR GÖLÜ DAHA YOK ETTİ
YARDIM PARASI İŞ BANKASINA KİŞİSEL SERVETE AKTARILDI
PKK'LILARDA PAKETLENİP GETİRİLDİ
GÖÇ ETTİRME İLE NÜFUS YAPISI DEĞİŞTİRİLİYOR
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

MÜTAREKE'DEN BERİ NİŞANTAŞI HİÇ DEĞİŞMEDİ

MÜTAREKE'DEN BERİ NİŞANTAŞI HİÇ DEĞİŞMEDİ
2015-06-24 02:36:11


Beyaz Türkler için devrim zamanı



 




NOKTA HABER | Pervin METİN 



Nişantaşı HDP’ye oy veriyor, Said Nursi’nin kitaplarına AKP yasak getiriyor, CHP bu yasağı iptal ettiriyor… Türkiye’nin tabularına tamamen aykırı bu gelişmelere “Biji Serok Atatürk” sloganını da ekleyin… Beyaz Türkler yeni bir devrime gidiyor…



Türkiye’nin toplumsal ve siyasal süreçlerinde köklü kırılmalara neden olacak sosyal değişimin işaret fişeği Gezi sürecinde ortaya çıktı.



‘Bir araya gelmezler’ Gezi Parkı’nda kol kolaydı. İslamcı AKP hükümetine karşı solcularla türbanlı kızları yan yana ilk kez Gezi’de gördük. Polisin solcu kızlar için normalleşmiş tokadının, başörtülü bir kadının suratında patladığını da. Biri Türk bayrağını, diğeri Öcalan bayrağını sallayan el ele sevgilileri de gördü Gezi Parkı…



 



Türkiye’nin klasik kategorik bakış açılarının yıkıldığının, ortak amaçlar etrafında birleşebilen kitleler oluşmaya başladığının işareti olan bu değişimin analiz edilebildiğini söylemek mümkün değil. Değişen toplum, her gün yeni bir sonuçla karşımıza çıkmaya devam ediyor.



BİLİMKURGU DEĞİL GERÇEK



Kendisini ‘nurcu’ olarak tanımlayan bir Facebook profili şöyle yazıyor: “Ak Parti Risale-i Nurları yasaklıyor, CHP yasağı iptal ettiriyor. Nasıl bir bilim kurgu filmine düştük…”



Beyaz Türklerin HDP’ye oy vermesi kadar şaşırtıcı bir durum bu. Said Nursi, CHP’li tek parti yıllarında uzun süre hapis yatmış, sürgüne gönderilmiş, kitaplarının basımı yasaklanmış bir isim.



Nursi’nin tüm kitaplarının bulunuduğu sete “Risale-i Nur” deniyor. CHP’nin tek parti iktidarı bittikten sonra bu kitaplar onlarca yıl özgür biçimde basıldı. Ta ki AKP’nin tek parti iktidarına kadar. AKP önceki yıl aldığı bir kararla Risale-i Nur’ları devlet tekeline aldı ve basımını durdurdu.



Nurcu cemaatler, özellikle Yeni Asya kolu bu duruma şiddetle tepki gösterdi. Seslerini sadece CHP duydu. CHP yasağı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı. AYM uzun bir inceleme sürecinin ardından yasağı iptal etti.



Yeni Asya’nın önemli ismi Kazım Güleçyüz, CHP’nin bu tavrını “tarihi bir olay” olarak değerlendirdi. Sosyal medya üzerinden CHP’ye şükranlarını sunan binlerce Nurcu görmek mümkün.

CHP’nin klasik tabanının bu konudaki tutumu da geçmişten tamamen farklı.



Yıllarca Nurcularla mücadele etmiş CHP’nin, bugün Said Nursi’nin kitaplarını özgürleştirmesine CHP tabanından hiçbir tepki gelmedi. CHP Genel Başkanı ve parti sözcüleri ise kitapları özgürleştirmelerini partinin dinle problemi olmadığının bir kanıtı olarak meydanlarda anlattılar.



Toplumdaki değişimi çok sert biçimde gözler önüne seren bu olayın kitlesel örneği 7 Haziran Genel Seçimleri’nde yaşandı.



NİŞANTAŞI’NDA REFORM VAKTİ



Nişantaşı İstanbul’un seçkin semtlerinden biri. Asıl farklı kılan yönü ise Beyaz Türkler’in kalesi olarak bilinmesi.



HDP, Nişantaşı’nda seçimlerde oy patlaması yaşadı. Kimi Nişantaşı’nın Selahattin Demirtaş’a ve partisine kucak açmasını samimiyetten uzak, kimi vatan hainliğiyle eş değer olarak yorumluyor.

HDP’nin bu semtteki galibiyeti bazı soruları da beraberinde getirdi.



Neden sadece AKP karşıtlığı mı, yoksa Demirtaş, Beyaz Türkler’in gönlünü mü çeldi? Belki de, Nişantaşı ahalisinin Kürt sorununa bakışı değişti! Neden ve sonuçlarını, oyların emanet olup olmadığını orada yaşayanlara, esnafına, işletmecisine sorduk. Onlara göre asıl şaşırtıcı olan Nişantaşı’ndan HDP’ye oy çıkmasının şaşırtıcı bulunması!



Oy verme nedenlerini, AKP’yi tek parti yapmama gibi nihai bir hedefin ötesinde, yüzde 10’luk baraja tepki olarak açıklıyorlar. Öte yandan Nişantaşı’nda oturanın ‘dünya umurunda değil’ algısından oldukça rahatsızlar.



Yıllardır orada manavlık yapan 66 yaşındaki Yusuf Erdoğan’ın kurduğu cümle ise belki de Nişantaşı’nın havuz problemine dönen oylarının neden şaşırtıcı bulunduğuna dair ipucu veriyor: “Müşterilerim, Kürt olduğumu bilmeden severler beni. Bazılarının benim yanımda Kürtler’e sayıp sövdüğü zamanları iyi hatırlıyorum. Çok zoruma gidiyordu ama bir şey demiyordum. O yüzden buradan HDP’ye oy çıkmış olması benim için başka bir anlama geliyor.”



AİLECEK HDP’YE OY VERDİK



pelin-batuGazeteci Pelin Batu, “Nişantaşı, neden HDP’ye oy verdi?” sorusunu kendi ailesinden örnekler vererek cevapladı. Barış sürecinin samimi ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi için bütün ailesinin HDP’ye oy verdiğini söyleyen Batu, şöyle devam ediyor: “Dedem de babam da CHP milletvekiliydi.



Sola en yakın olan partilere oy vermişizdir hep. Şimdi ben de dahil tüm ailem HDP’ye oy verdik. İlk defa böyle bir şey oluyor.



Barış süreci AK Parti’yle başlayınca, nasıl destekliyorsunuz diye tepki gösterdiler bana. Bir süre sonra AKP’nin samimi olmadığını gördüm. Bugün barış süreci diyor, ertesi gün terörist ilan ediyor. Bu sürecin onlarla devam edebileceğini düşünmedim. HDP’nin güçlü bir şekilde Meclis’e girmesi barış sürecinin ciddi bir şekilde devam edeceği anlamına geliyor.”



HDP SAYESİNDE MECLİS KADINLA TANIŞTI



Seçim öncesi HDP’nin vaatlerini okuduğunu, yazılan birçok şeyin hayal ettiği Türkiye’yi tarif ettiğini vurguluyor Pelin Batu: “Diğer partilerin seçim kitapçıklarını da okudum. HDP’nin bakışı farklıydı. Eşbaşkan konusu da çok önemliydi. İki başkan da çok güzel şeyler söyledi. Cumhuriyet tarihinin başından beri, bir parlamentoyu dolduracak kadar kadın çıkarmamışız. HDP sayesinde Meclis’imiz kadınla tanıştı. İlk defa 97 tane kadın Meclis’te.”



GÜLER YÜZLÜ SİYASETTE  YAPILABİLİYORMUŞ



Batu’ya göre, güler yüzlü siyaset yapmanın ne demek olduğunu Selahattin Demirtaş sayesinde öğrendik: “Guardian’dan, Londan Times’a herkes yeni bir yıldız doğuyor diye boşu boşuna yazmadı. Güleryüzlü siyaset yapmanın ne kadar ehemmiyetli olduğunu öğrendik. Siyasilerin bağırıp çağırdığını gördüğümüz bir ortamda, espriyle verilen cevapları ne kadar özlemişiz.



Stratejik de düşününce Başkanlık sisteminin bizim gibi coğrafyalarda ne kadar tehlikeli olabileceği, diktatörlüğe gidebileceğini öngörebildiğim için de HDP ye oy verdim. Ülkenin son yıllarda gittiği yol ortada. Eğitim sistemi, hukuk sistemi ve köklü kurumlarımız sıfırlandı. Bundan da endişe duyduk. Hepsini yan yana koyunca gönlümüz rahat bir şekilde oy verdik.”



KENDİ ELLERİYLE OY KAYBETTİLER



“AKP’nin oy kaybetmesinde o kadar çok etken var ki! Neredeyse kendi elleriyle başardılar bunu” diyen Batu, şöyle devam ediyor: “Hırsızlık ve yolsuzluğun üstüne Ak Saray’ı ekliyorsunuz, onun üstüne Kuran’ı Kerim’le meydanlarda bağıran siyasetçileri görüyorsunuz. Onun üstüne Suriye politikalarını.. Nişantaşı dediğimiz yer, genelde gelir düzeyinin, eğitim düzeyinin yüksek olduğu yer. Dolayısıyla orada oy verenler bu bilinçle tercihlerini yaptı.”



GEZİ SÜRECİNDE OYLARINI ARTTIRDI



Pelin Batu, HDP’nin başarısını Gezi sürecine de bağlıyor: “Orada yan yana gelmeyecek insanların birlikte olduğunu gördüm. Her gün oradaydım ve şöyle bir sahneye tanıklık ettim. Gaz bombaları nedeniyle biz can havliyle kaçmaya çalışırken sağımızdaki solumuzdaki Kürt arkadaşlar, ‘Biz çok tecrübeliyiz, yıllardır yaşıyoruz. Size yol gösterelim’ diyorlardı.



Gezi’ye gidemeyen üst jenerasyonda, felsefi olarak şöyle bir şey oldu. Bu sorunun masada çözülmesi lazım, çözerse de HDP çözer. Ancak ‘Teröristleri Meclis’e soktunuz’ mantığını da görüyorum. Ben de onlara diyorum ki, ‘Ben de oy verdim. Bu sürecin dağda çözülmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bir şans verin.’ Dünyadan örnekler vererek anlatmaya çalışıyorum. HDP’nin kendisi kanıtlaması için çok büyük bir fırsat.”



BEYAZ  TÜRKLER  KÜRT SORUNUYLA DAHA  İLGİLİ



Nişantaşı’nın 15 yıllık müdavimi, ressam ve seramik sanatçısı Günseli Kato, CHP’ye oy verse de HDP’nin başarısını mutlulukla karşıladığını belirtiyor. Ona göre, Nişantaşı’ndaki oy artışının başlıca nedeni Beyaz Türkler’in, Kürt sorunuyla daha yakından ilgilenmesi.



Kato, “Ne zamandır siyaset konuşulmuyordu artık konuşulur hale geldi. Sonuçları HDP açısından hiç şaşırtıcı bulmadım. Etrafımda HDP’ye oy veren çok kişi oldu. AKP’ye de CHP’ye de tepki oyları çoktu.



Barajı geçmelerini olumlu buluyorum ve Kürt sorununun çözülmesini istiyorum. Tek taraflı Meclis olmaz. Geç bile kalındı. Herkesin elini taşın altına koyma vaktidir. Sağduyuyla düşünmemiz gerekiyor. Nefret ve kini yok etmeliyiz” diyor.



ADAM GENÇ,BİR DE SEVİMLİ

Günseli Kato şöyle devam etti: “Selahattin Demirtaş’ın söylemlerini beğenerek takip ettim. Adam hem genç bir de sevimli! Güler yüzlü, sevimli olması, insanları mutlu etti. Böyle siyasetçileri özlemişiz! Hakaret, küfür olmadan da çok güzel söylemler getirilebiliyormuş. Genç siyasetçiler görmek istiyoruz. Deniz Baykal’ı görmek bile insanın içine fenalık getiriyor. Söylemler hep eski.”



TEPKİ OYLARI AZIMSANAMAZ



“AKP tepkisi, Nişantaşı’nda HDP’nin oylarını artırdı” yorumlarına katıldığını belirten Kato, “Hem de azımsanmayacak oranda. Emanet oylara sahip çıkılmalı. CHP’li olup HDP’ye oy vermeye karar vermiş ama eli son anda gitmemiş kişiler tanıyorum. Şu bir gerçek ki, Meclis’e renk geldi.



Doğudan batıya, kuzeyden güneye herkes Meclis’e girmeli. Seçmen bir tercih yaptı. Geri dönüşü yok. Tüm partiler kendine çeki düzen vermeli. Şu andaki gidişat çok önemli. Önümüzdeki süreçte tüm partiler akıllarını başlarına alsın. Her parti saf ve temiz insanları düşünerek karar versin. Bence memlekette güzel şeyler olacak.”



ŞAŞIRTICI BULUNMASINA ŞAŞIRDIM





Gazeteci Banu Güven de “HDP’nin Nişantaşı’nda ne işi var” şeklindeki ön yargıları anlamsız buluyor; “Her yerde olabilirler. HDP, bu memlekette yaşayan herkes için bir şeyler söylüyor. Dolayısıyla söyledikleri herkes tarafından duyuldu.



Nişantaşı’nda da duyuldu. Nişantaşı’ndan oy çıkması neden şaşırtıcı olsun ki! Ben de bu şaşırtıcı bulunmasına şaşırıyorum. Ayrıca Nişantaşı diye sınırlamamak, dar bir yoruma girmemek lazım. Edirne’den de HDP’ye oy çıktı Ardahan’dan da.



Bunları göz ardı etmemek gerek. HDP’nin oy oranını artırmasında, AK Parti karşıtlığının belli bir rolü olabilir. Ancak bundan çok, söyleme, politikalarına oy verildiğini gözlemledim. Dolayısıyla çok fazla emanet oy olduğu kanaatinde değilim.”



KADIN SEÇMENİN OYU ETKİLİ OLDU 



Güven, kadın seçmenin HDP’nin oy artırmasında etkili olduğuna inanıyor. “Kadınların özellikle yerel seçimlerde, eş başkanlıklar dolayısıyla daha görünür şekilde yönetimlerde yer alması her kesimden kadını etkiledi.



Kadın seçmenlerin de oyu artırmış olabilir. HDP, işleyiş açısından son derece demokratik bir tablo koyuyor. Parti içi işleyişlerinde de demokrasi hakim. Bununla beraber eş genel başkanlarının çizdiği tablo, seçmenlerde iyimserlik yarattı.



Selahattin Demirtaş’ın önde olmasının sebebi de Cumhurbaşkanlığı yarışında aday olmasıydı. Orada da, temsil ettiği partinin tavrını, kendi yapısını gösterdi. Tutarlılık ve hakikilik önemliydi.”



“KÜSTAH BİR ŞEKİLDE İKTİDAR OLAMAZSSIN”



Banu Güven, “Çok farklı kesimlerden, belli değerlere sahip çıkan adaylar vardı. Bunları görüp bunlara oy verenleri azımsamamak lazım. İnsanlar AK Parti’ye tepki bir yana yüzde 10 barajına tepkisini koydu. Halk bir partiye, kendinden emin ve küstah bir şekilde iktidar olunamayacağını gösterdi. 12 Eylül kalıntısından nemalanamayacağını gösterdi.”



NİŞANTAŞI’NDA YAŞAYAN DA DÜNYAYI ÖNEMSİYOR 



Semtin bir başka sakini Avukat Sedef Erken. O, ‘Nişantaşı’nda ya da Bağdat Caddesi’nde oturanın dünya umrunda değil’ gibi bir algı olduğunu, bundan rahatsızlık duyduğunu ifade ediyor. Erken, “Öyle bir dünya artık yok.



Dünyanın herhangi bir yerinde olan, anında ekranımıza düşüyor. İletişim araçları, her an bizi bilgiyle yüzleştiriyor. Sokağa çıktığınız anda Suriyeli bir çocukla yüzleşiyorsunuz. Nişantaşı’nda da böyle Bağcılarda da.



Bence herkes aynı sebeplerle oy verdi HDP’ye. Baraj sisteminin var olması en önemli nedendi. Barajın büyük bir haksızlık olduğu, HDP altında kalırsa ciddi bir oyun temsil edilmeyeceğini düşündüler. Demirtaş’ın insani üslubu, diğer parti seçmenlerini de motive etti” diye konuşuyor.



Avukat Erken şöyle devam ediyor: “Hem evim, hem iş yerim Nişantaşı’nda. Şunu da gözlemleyebiliyorum ki, Türkiye’de son 3 yıldır adalet konusuna herkesin teması var. Eskiden Türk insanı, adaletsizliğe sırtını dönüp gidebiliyordu. Artık herkes görüyor ki, bugün bir adaletsizlik varsa yarın benim de kapımı çalabilir. Özgürlük, insanın kaybedebileceği en büyük varlık. Bunu elinizden alabilecek tek şey hukuk. Bu korkular nedeniyle, oy oranlarında değişiklik oldu.”



snaf2“ESNAF NE DİYOR?”



KÜRT OLDUĞUMU BİLMEDEN KÜRTLER’E SÖVERLERDİ



Yusuf Erdoğan: Yıllardır Nişantaşı’nda manavlık yapıyorum. HDP’nin burada etkin olacağı aklıma gelmezdi. Selahattin Demirtaş iyi bir lider. Başka şekilde AKP nasıl engellenecekti ki! Herkes bu yüzden oy verdi.



CHP’den de diğer partilerden de oy kaydığını düşünüyorum. Burada yaşayan gençler değil de 40-50 yaş arası seçmenler oy verdi. Müşterilerim sonuçlardan memnun olduklarını söylüyor. HDP’nin Nişantaşı’nda oyunu artırmasının benim için çok başka bir önemi var. Kan davası nedeniyle 1947 yılından beri İstanbul’dayız. Bitlisliyim ve Kürdüm. 7 çocuk 12 torun sahibiyim.



Müşterilerim, Kürt olduğumu bilmeden severler beni. Bazı müşterilerimin Kürtler’e sayıp sövdüğü zamanları iyi hatırlıyorum. Çok zoruma gidiyordu ama bir şey demiyordum. Cahilliklerine veriyordum. Hep içime atıyordum. HDP’ye oy vermiş olmaları benim için başka bir anlama geliyor.



esnaf1NİŞANTAŞI’NDA KÜRT VATANDAŞLARIN SAYISI ARTTI



Özer Gırbaç: 20 yıldır mağaza sahibiyim. Gözlem yapacak çok vaktim oldu. Buranın silüeti değişti. Önceden azınlıklar vardı şimdi yerleşik Kürt vatandaşlarının sayısı arttı. Atatürkçüyüm, sosyal demokratım.



HDP’nin gelmesi gerekiyorsa gelsin. HDP’nin burada oylarını artırmasının nedeni duygusal sosyalistlerdir. Bunlar, üniversite okumaya gelen, akşam ne yiyeceğini düşünen seçmendir. Bu insan kitlesi, yani arayış içinde olan duygusal sosyalistler HDP’yi taşıdı. Selahattin Demirtaş yakaladı. İyi bir lider ve demokrat. Burada tüm garsonlar Kürt ve yıllardır iç içe yaşıyoruz.



Allah AKP’den razı olsun bizi birleştirdi. 57 yaşındayım, 2 oğlum var. Askerde komanda eğitimi aldım, 1980 darbesinde de askerdim. Kürtler’in başımın üstünde yeri var.



HDP’NİN OYUNU ARTIRMASININ NEDENİ SARIGÜL’DÜR



Ayşegül Gündoğdu: HDP’nin Nişantaşı’nda fazla oy almasının nedenlerinden biri Mustafa Sarıgül’dür. Bu bölgede Sarıgül’e olan güvensizlik CHP’ye güvensizliği de getirdi. Bu nedenle HDP’ye oy kayması yaşandı.



Tabi ki, Selahattin Demirtaş’in temiz yüzü, aurası, yakışıklı olması da etkili. Ayrıca adam, mis gibi saz çalıyor. Güçlü bir imajı var. Sempatik, sıcak, parlak ve yakışıklı. CHP’nin oylarını bu şekilde de aldı. CHP’li olsa kesin yüzde 50 oy alırdı. Ayrıca ailesine bağlı bir imajı var. Kadına değer veriyor, bunu kadın adaylarından da anladık. Nişantaşı’nda çok fazla Kürt çalışan var ve bence onlar da diğer kesimi etkiledi.



NOKTA  HABER |


Bu haber toplam 2119 defa okundu
YORUMLAR
MAHMUT BOZOK: 
"KÜLLİYEN YALAN"
NE BARIŞ SÜRECİ NE ÖZGÜRLÜK... BUNLARIN DERDİ EZELDEN BERİ İSLAM... MÜSLÜMANLARIN LİDERİ OLDUĞU, MÜSLÜMANLARIN DESTEKLEDİĞİ BİR PARTİ OLMASIN DA KİM OLURSA OLSUN!
24.06.2015 / 03:09


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com