Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
TÜRKİYE BİR GÖLÜ DAHA YOK ETTİ
YARDIM PARASI İŞ BANKASINA KİŞİSEL SERVETE AKTARILDI
PKK'LILARDA PAKETLENİP GETİRİLDİ
GÖÇ ETTİRME İLE NÜFUS YAPISI DEĞİŞTİRİLİYOR
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ZAMAN YAZARI HÜSEYİN GÜLERCE'NİN İBRETLİK HALLERİ

ZAMAN YAZARI HÜSEYİN GÜLERCE'NİN İBRETLİK HALLERİ
2013-11-01 17:08:23


Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, bugünkü köşesinde Meclis’e giren türbanlı milletvekilleriyle ilgili “Demokratikleşme yolunda zor bir geçidi daha geride bırakmış olduk” dedi ve yazısını şöyle bitirdi: 



“(…) Meclis’in dünkü olgunluğu şüphesiz 14 yıl önce kendisine yemin ettirilmeyen Sayın Merve Kavakçı’nın o yalnız, üzüntülü halini de hatırlattı. Ona yanlış yapanlar siyaseten de, hukuken de bu yanlışın bedelini ödediler. Dün o tablodan eser yoktu. Çünkü Cumhurbaşkanı başkaydı, Meclis başkaydı. AK Parti’nin daha 5 yıl önce kapatılmaya kalkışıldığını, hatta cezalandırıldığını hatırlayacak olursak, demek ki bu meselenin vakt-i merhunu şimdi gelmişti. Merve Kavakçı yalnız ve müdafaasızdı. Ama şimdi onun konumundaki milletvekilleri dört kişiydiler ve yalnız değillerdi. Bütün Meclis -siyasî eleştiriler bir yana- onların yanındaydı. Merve Kavakçı üzgün ve mutsuzdu. Dört milletvekili ise dün mutluydu ve rahattı. Bugün, dünden daha güzel bir gün… (…)” 



Peki…



Bugün Merve Kavakçı için “yalnız, müdafaasız, mutsuzdu” yazan; “Demokratikleşme yolunda zor bir geçidi daha geride bırakmış olduk” diyen Hüseyin Gülerce, bundan 14 yıl önce ne yazmıştı?



Yani Merve Kavakçı’nın Meclis’e türbanlı girmesiyle birlikte yaşanan krizle ilgili ne demişti?



Gelin bu sorunun yanıtını 4 Mayıs 1999 tarihli Zaman gazetesinden Hüseyin Gülerce’nin köşesinden öğrenelim. 



Hüseyin Gülerce o gün özetle şunları diyor: 



“- Bir bayan milletvekilinin yemini küllenmiş bir krizi, bir kutuplaşmayı yeniden hortlattı. RP'nin çizgisini terk edip yeni bir çizgi, yeni bir söylem sahibi olacağı beklenen FP yeniden bir eski siyasetçinin politik hesaplarına hapsoldu.



- Daha açık söyleyelim. Sayın Erbakan'ın baskılarıyla Sayın Merve Kavakçı seçilecek yerden aday gösterilmeseydi Meclis daha ilk gününde 28 Şubat'ı çağrıştıran bir gerilimin ve krizin içine girmeyecekti.



- Türkiye'nin bütün derdi ve demokratikleşmenin tek çözüm yolu, bir türbanlı bayanın milletvekili yapılmasındadır diye düşünenlere sözümüz yok. Çünki onları ikna edemeyeceğimiz kesin.



- Türkiye'nin akil adamlarına ve FP yöneticilerine; toplumu daha fazla germeden yaşanan krizi önleme çağrısında bulunuyoruz.”



 



İŞTE O YAZI



İşte Hüseyin Gülerce’nin 4 Mayıs 1999 tarihli “Merve krizi” başlıklı yazısının tam metni:



“18 Nisan seçimleri yeni bir tablo çıkarmış, bütün partilere yeni mesajlar ve dersler vermişti. Meclis'in ilk toplantısına maalesef bunların hiçbiri yansımadı.



Bir bayan milletvekilinin yemini küllenmiş bir krizi, bir kutuplaşmayı yeniden hortlattı. RP'nin çizgisini terk edip yeni bir çizgi, yeni bir söylem sahibi olacağı beklenen FP yeniden bir eski siyasetçinin politik hesaplarına hapsoldu.



Seçmenin barajın altında tuttuğu CHP zihniyeti, ruh çağırma seanslarını hatırlatan bir atmosferde DSP'lilerin protestolarında diriliverdi.



Yeni Meclis'le yeni bir sayfa açılacakken "az gittik, uz gittik dere tepe düz gittik, bir arpa boyu yol gittik" şaşkınlığı ile baş başa kalıverdik.



Neden böyle oldu?



Derin bir analize girmek istemiyoruz. Ancak "28 Şubat Süreci" de gösterdi ki Türkiye'de gücü ve yönetimi elinde bulunduranlarla Refah ekseni arasında bir kutuplaşma oldu. Laik demokratik cumhuriyetin tehlikede olduğunu ileri sürenler büyük bir kararlılıkla Refahyol hükümetinin yıkılmasını, Refah Partisi'nin kapatılmasını, imam hatip liselerinin orta kısmının ve 15 yaş öncesi Kur'an kurslarının kapatılmasını, üniversitelerde baş örtüsünün yasaklanmasını sağladılar. RP lideri Erbakan'a da siyasi yasak getirildi.



Kutuplaşma ve gerilimin iki büyük tehlikesi belirdi.



Birincisi; halkın, devletin karşısına dikilmesi çabalarıydı. Bizim milletimizin tarihinde asla olmayan bir isyan duygusuydu bu. Kutuplaşmayla, ya da çatışmayla ilgisi hiç olmamış samimi ve masum dindar kitlenin rencide edilmesi bu duyguyu körükleyip durdu.



İkincisi; devletin dine ve dindarlara düşmanca baktığı izlenimiydi. Gerçi MGK toplantılarının birinde samimi dindarları üzmeyecek çözümler aranacağı söylendi; ama bu yönde bir çabayı Sayın Yılmaz maalesef göstermedi. (Bunun faturasını da sandıkta ödedi.)



Üzülerek ifade edelim ki önce normalleşme, sonra da demokratikleşme ile çözülebilecek kriz, Sayın Erbakan'ın hamleleriyle yeniden ısıtılıyor ve Türkiye gündemine sokuluyor.



Bu millet, başörtülü olduğu için bir bayan milletvekiline yemin ettirilmeyişine elbet çok üzülecektir. Önemli olan işi bu noktaya getirmemekti.



Daha açık söyleyelim. Sayın Erbakan'ın baskılarıyla Sayın Merve Kavakçı seçilecek yerden aday gösterilmeseydi Meclis daha ilk gününde 28 Şubat'ı çağrıştıran bir gerilimin ve krizin içine girmeyecekti.



Türkiye'nin bütün derdi ve demokratikleşmenin tek çözüm yolu, bir türbanlı bayanın milletvekili yapılmasındadır diye düşünenlere sözümüz yok. Çünki onları ikna edemeyeceğimiz kesin.



Ancak Türkiye'de bütün milliyetçi-muhafazakar kesimlerin, Erbakan'ın aklına ve politikalarına mahkum edilmek istenmesi kadar büyük dayatma olamaz. Erbakan yanlış yapacak, Erbakan toplumu gerecek ve siz onun her politikasına arka çıkmak zorunda olacaksınız. Bunu istemeye kimin ne hakkı var?



Gücü ve tavrı 3 yıldır test edilen kurumları bir daha test etmeye kalkmanın, zararları masumları üzdüğü ortada olan politikaları ısrarla ve inatla sürdürmenin dine, devlete ve millete ne faydası var?



Fazilet Partisi içinde Erbakan çizgisini devam ettirerek, Merve Kavakçı adıyla yürütülmek istenen siyaset bir gerilim siyasetidir. Fazilet Partisi'ne Erbakan politikalarını dayatmak da; bu partinin yumuşamadan, uzlaşmadan ve diyalogdan yana olan yöneticilerine yapılan büyük bir haksızlıktır.



"Zencilerin Amerika'da verdiği mücadeleyi vereceğiz." demek büyük laftır; ama bu milletin sağduyusuna toslar.



Biz Sayın Demirel ve Sayın Ecevit'in son Milli Güvenlik Kurulu toplantısından iki gün sonraya rastlayan sertliklerinin de, devlet adamının sorumluluk anlayışı ile bir daha gözden geçirilmesi gereğine inanıyoruz.



Türkiye'nin akil adamlarına ve FP yöneticilerine; toplumu daha fazla germeden yaşanan krizi önleme çağrısında bulunuyoruz.



Toplumun büyük kesimini oluşturan dindar vatandaşlarımızı rahatsız etmeyecek bir çözümü bulmak bu Meclis'in ilk görevidir...”


Etiketler:
Bu haber toplam 40709 defa okundu
YORUMLAR

""
Zaman yazari salak Huseyin gullerce Erbakan hocanin gayesini tam 14 seine Sonora anlaya bilmis Bu bas ortusu meselesi ve yazisi uzerine ve merve kavakciya mecliste kendisine yapilan haksizlik uzerine tam munafik tipli ajantipi bir adamdir sakalsiz husnu
07.08.2014 / 09:28

""
Zaman yazari salak Huseyin gullerce Erbakan hocanin gayesini tam 14 seine Sonora anlaya bilmis Bu bas ortusu meselesi ve yazisi uzerine ve merve kavakciya mecliste kendisine yapilan haksizlik uzerine tam munafik tipli ajantipi bir adamdir sakalsiz husnu
07.08.2014 / 09:28
BAHA KAYA: 
"ibret"
Artık şunu iyice anladım ki; Miili Görüş camiasının gözünde Hizmet Cemaati bir Mümin kardeşler topluluğu değildir,bir PKK gibi bölücü, fitneci unsur yada Adnan Oktar gibi mayası, itikadı bozulmuş İslamiyetin içeriğini bozan bir topluluktur.Sahi geçen yıl kendisine bu durumu sorduğum bir Milli Görüşçü arkadaş şunu söylemişti: İYİ YA SORUN DA BURDA HOCAM, ONLARI ZATEN MÜSLÜMAN OLARAK GÖRMÜYORLAR Kİ..Vay be dedim, demek iş bitmiş artık.Ötekileştirmenin daniskası: SİZ ARTIK MÜMİN BİLE DEĞİLSİNİZ..! Söyleyin gardaş,HÜKMÜ DE VER, KES CEZAYI artık, acep bu adamlar PATATES DİNİNDEN OLMASIN..!
07.12.2013 / 10:01
nevzat: 
"Ezik Evsahibi Psikolojisi"
Neden hep Ezik Evsahibi Psikolojisi gösteriliyor konu İSLAM, MÜSLÜMANIN HAKKI olunca HIRSIZIN hiç mi suçu olmadı bu memlektte? Zaten bunların dikliği sadece müslümanlara; çünkü müslümanın şerrinden eminler de ondanmı? yada daha kötüsü: hedeflerinde hep müslümanlar mı var??
24.11.2013 / 21:48
yartaşi idris: 
"hadi ordan"
ben o arkadaşlara bir şey demiyorum ama rahmetliğin deyimmiyle hadi ordan hadi ordan
23.11.2013 / 14:36
saruhan: 
"ibret"
adam ne güzel yazmış işte partiler kapatılmış hala aynı teranede devam mı oysa şimdi ne güzel sistem yerine oturmuş özgürlkler konusunda sıkıntı yok hala aynı kafa yapısı mı devam ediyor. bir kaptan 4 defa partısini kapattırıyorsa hala inad ne diye Allahım akıl fikir ver bu insanlara düşmana kızılmazzz
20.11.2013 / 16:45
enesmalik: 
"kıvraklık.."
inançlı bir insan bu kıvraklığı göstermez..yok efendim geriliyormuş yok efendim daha zamanı değilmiş..yaz yaz şimdide dershaneler için yaz....başka şeyler için yaz ortamı hiç. germe....Seni yaratan RABBİNİN değil dönemim mevcut gücünün yanında ol. ve olun...yazıklar olsun size...
20.11.2013 / 10:09

""
Ahmet Yavuz kardeşim ortam müsait olmadan, gücün iktadarın elinde olmadığı bir dönemde genç osman gibi piyasaya çıkarsan boynunu vururlar... aradan onca yıl gecmesine ragmen ak parti iktadarı bile 3. döneminde muktedir oldu... hüseyin gülerce türkiyeyi ve milletimizi düşündüğü için ateşe körükle gitmemiş ve o dönem nasıl hareket edilmesi gerektiğinigöstermişlerdir.
11.11.2013 / 16:59
hasan su: 
"wah gülerce"
biz dini cemaat değil iyilik hareketiyiz diyor adam o zaman bu fırıldaklık normal adamlarda güç kimdeyse ondan yanalar dün 28 şubatta paşaları bugün amerikada yalakalığa devam
10.11.2013 / 11:19
Ebru Erkmen: 
"Gülercenin dahil olduğu grup"
Kamuda basörtüsü serbest oldugu halde bu gruba mensup olup sosyal hayatta örtülü olan arkadaslar yukaridan izin gelmiyor diye hala basörtülerini kurumda takmadılar. Bu görüntü bu gruptakilere ait olsa da dısardan bakan bir kemalist,, bir alevi, tüm Müslümanlara genelliyor bunu ve Müslümanlarin hapsi kaypaktir yorumuna variyorlar.
07.11.2013 / 18:22
Abdullah Tercuman: 
""
Hüseyin Gülerce önce şapkasını önüne koysun. Kendini, grubunu ve şartsız emrinden çıkmadıkları zatı irdelesin. Başörtüsü diye bi sorun varsa onun temelinde bu grup vardır. Dindar kesimi içten vuran ve hala utanmadan sıkılmadan konuşan arsız topluluğu...
06.11.2013 / 20:02
kemal sevınc: 
"o gunde bu gunde"
sayın yazar ne yazılması gerekıyorsa onu yazmış sayın kavakcı o gun eger ısrar edıp başörtüsüyle girmeseydi bu mesele bu kadar uzamayacaktı garıbanın cocugu okulsuz işsiz kalmaycaktı kendılerı yurt dışında eğitimlerine devam etti hiç bir sıkıntı yaşamadı yanı alternatifi vardı ama ıhl li kızların yoktu
05.11.2013 / 20:46
OSMAN: 
"biz ve siz"
İstemeyene mücadele etmeyene hiç kimse bir şey vermez.Biz eğer sizin gibi düşünseydik bu gün Alla hu alem hala baş örtüsü meselesini çözememiş olurduk. Mücadele ve bazen diyet ve sonuç taktiri ilahi. ben bunu bilirim bunu söylerim.
05.11.2013 / 17:27
hakan: 
"yazıda sorun yok"
yazıda sorun yok siz sorunlu bakıyorsunuz gülerce başörtülü girememenin ne kadar üzüntü verici bir durum olduğunu zatwn söylüyor fakat demokratikleşme yada normalleşmenin burdan başlayamacağını bizzat zaten muktedir olan kesimi irrite edeceği için yapacağınız güzel işleride o muktedirlerin engelleyeceğini söylemiş. zaten sonrada erdoğan bu yazıya aynen hem fikirmiş gibi başörtüsünü tam 11 sene sonra meclise sokabildi. yavaş yavaş adım adım. neyin peşinde bu haberi yapan anlamadım herşey gayet net.
05.11.2013 / 00:51
Siz olmasanız daha iyi...: 
"iyi"
Her zaman gücün yanında olma çabası içinde olan acizler. Erbakan hoca olmasaydı diyeceğinize yılan gibi dilinizle siz olmasaydınız daha iyiydi...
04.11.2013 / 23:07
Bahçivan67: 
"Onların Derdi"
Evet onların derdi Ne Merve Kavakçı nede başörtüsüydü Mesele Dönen tekerleklerini döndürmekti işte onlardan biriside Hüseyin gülerce bağlı olduğu yer belli kimin kayığında nereye doğru yüzüyor oda belli ancak Aynı safta bile beraber bir araya gelmeyen peşinden gittiği zat Erbakanada İktidarı bıraksın demişti şimdi köprülerin altından çok sular aktı ve Merhum Erbakan hocanın talebeleri toptan iktidar oldu Yapacakları birşey kalmadı Mecburen iktidara yaslanıp bazı şeyleri kurtarmaya çalışacak Keser döner sap döner bir günde hesap döner işte hesaplar döndü Yurtlarını dershanelerini makamlarını kurtarmanın bir yolu olmalı deyilmi eli kalem tutan insanlar ne yazarlarki işte rüzgarın Kavak ağaçlarını sağa sola yatırdığı gibi bunlarda bir yerlerden bir yerlere yaslanmassalar duramazlar İnsan anadan doğarken insan olarak doğuyorda Adam olamıyor saygılarımla
04.11.2013 / 19:01
m: 
"kaymak"
Kaymak üste çıkarsa sizin çıkmazsa sizin her durumun kendi yorumu vardır
03.11.2013 / 22:46
veli kocabaş: 
"28 mi yok sayın gülerce"
İnanıyormusunuz Merve Kavakçının demokrasiye engel olduğuna 28 şubat olmasa 28 eylül olur 28 mart olur 28 ocak olur 28 olacağını tahmin ediyorum 8 de olur düzgün bir rakam olmayacağı kesin. bunca yıl yazdınız insanlarımızı aydınlattınızda hal tavır söylemlerin birer bahane olduğunumu anlayamadınız. çok acı. en acı olanınında sizin gibi bir yazarın merve kavakçının baş örtüsüne bağlaması ülkemde bazı şeylerin çok erken olduğunu düşündürüyor. Umarım ülkemde aklı selim dünya görüşünü iyi anlayan Mililli ruhlar çıkarda gerçeği kaleme alma cesaretini gösterirler.
03.11.2013 / 12:10
ibrahim çam: 
""
merve kavakçı hadisesine kriz veya irticayı hortlatma penceresinden bakan zihniyet ,millet tarafından tasfiye edildi... ancak hedefe ulaşmak için o günün iktidarına yaslananlar ve hüsamattin özkana bel bağlayıp erbakana gönlü meyletmeyenler vicdanlarının sesine nasıl tahammül ettiler hep merak etmişimdir
03.11.2013 / 11:48
tuğba demir: 
"yakışır"
tam zaman gazetesinin yapı taşlarına uygun bir yazarmış kendisi..müşerref olduk
02.11.2013 / 23:29
Mustafa Deniz: 
"Erbakan hoca olmasaydı?"
Rahmetli Erbakan hoca olmasaydı, başbakan Erdoğan olmazdı, başbakan Erdoğan olmasaydı bugün yaşananlar olmazdı?
02.11.2013 / 21:11


YAZARLAR

Ger?? Duymayan Kalmas? Kalemiyet.Com